Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/5280 · K. 2025/3485
11. Ceza Dairesi 2024/5280 E. , 2025/3485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/173 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 09.02.2024 tarihli ve 2023/261182 Soruşturma, 2024/11553 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2024 tarihli ve 2024/124 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2024 tarihli ve 2024/173 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 28.02.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/18287 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98039 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/98039 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2024 tarihli kararı ile; ''Şöyle ki, faturaların kendisini tarafından düzenlenmediğini, hiçbir faturaya imza atmadığını, şirketin muhasebecisi olduğunu savunan şüpheli ifadesi karşısında; 1- Mükellef şirket yetkilisinin dinlenmediği, 2- Yazı ve imza örnekleri celp edilen şüphelinin yazı ve imza örneklerinin alınma amacının neticeye ulaştırılarak tarh dosyası ve celp edilecek olan faturalar üzerinde aidiyet incelemesi yapılmadığı, 3- Fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, iddiaya konu mükellef firmada kiminle muhatap oldukları noktasında beyanlarının alınmadığı, 4- Fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, 5- Vergi tekniği raporundaki çelişkiler beyanlar karşısında karşıt inceleme raporu alınmadığı, 6- 7394 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen "tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının tespit edilmediği, Bu tutarların usulünce belirtilerek şüpheliye ihtar edilmediği, (yapılan ihtarda tutar belli değil) Hal böyle olunca etkin pişmanlık kurumunda arana ödeme miktarı ve yeri şüpheliye usulünce bildirilmeyerek etkin pişmanlık düzenlemesine aykırı hareket edildiği gibi bir çok araştırma yapılmamış olup suçun sübutuna etki edecek bir çok delil toplanmadığı'' gerekçeleriyle iddianame iade edilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; ".... bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 11/10/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporunun ve komisyon mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince her ne kadar mükellef şirket yetkilisinin dinlenmediği, yazı ve imza örnekleri celp edilen şüphelinin faturaları üzerinde aidiyet incelemesi yapılmadığı, fatura muhatabı şirketlerin yetkililerinin tespit edilerek dinlenmediği, iddiaya konu mükellef firmada kiminle muhatap oldukları noktasında beyanlarının alınmadığı, fatura muhatapları hakkında vergi incelemesine dair tahkikat olup olmadığının tespit edilmediği, vergi tekniği raporundaki çelişkiler beyanlar karşısında karşıt inceleme raporu alınmadığı, 7394 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının tespit edilmediği, etkin pişmanlık düzenlemesine aykırı hareket edildiği bahisle iddianame iade edilmiş ise de, iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.