Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/532 · K. 2024/11516
11. Ceza Dairesi 2024/532 E. , 2024/11516 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2019/826 Esas, 2021/249 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/a-2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7394 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7394 sayılı Kanun) 4, 5 ve 6 ncı maddeleri ile 213 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yapılması talebi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, Küçükçekmece 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.01.2023 tarihli ve 2022/716 Esas, 2023/23 Karar sayılı kararı ile hükümlünün etkin pişmanlıktan yararlanmadığından bahisle verilen 15 ay hapis cezasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 20.03.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 2023/14589 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2023/138601 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-2023/138601 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (a) fıkrasına 7394 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile son fıkrasından önce gelmek üzere eklenen fıkralarda, “Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen cezanın bulunmadığı durumlarda verilecek ceza yarı oranında indirilir..." şeklindeki ve, Geçici 34. maddesinde yer alan, "Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, 359 uncu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammını, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Hazineye ödedikleri takdirde 359 uncu maddede bu maddeyi ihdas eden Kanunla soruşturma evresi için yapılan etkin pişmanlık düzenlemesinden faydalanabilir..." şeklindeki düzenlemeler gözetildiğinde, Dosya kapsamına göre, anılan Mahkemece her ne kadar sanık hakkında defter belge ibraz etmemesi nedeniyle etkin pişmanlık şartları değerlendirilmemiş ise de, dosya içerisinde yer alan 2016 ve 2017 yıllarına ait vergi inceleme raporlarında sanığın defter ve belgeri ibraz etmemesi sebebiyle anılan yıllara ilişkin vergi ziyaa tespit edildiği anlaşılmakla, oluşan vergi ziyaa nedeniyle sanığa etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi hususu hatırlatılarak ve sanığın ödeme yapması için gereken süre beklenilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.