Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/5322 · K. 2025/4737
11. Ceza Dairesi 2024/5322 E. , 2025/4737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2022 tarihli ve 2018/56288 Soruşturma, 2022/39480 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 20.09.2022 tarihli ve 2022/3314 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 20.09.2022’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2023/4137 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96221 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2024 tarihli ve KYB-2024/96221 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, şüphelilerin müşteki firmanın Antalya Şubesi nezdinde gerçekleşen tahsilat, satış ve muhasebe işlemlerinde sahtecilik yaparak müşteki firmayı dolandırdıkları iddia edilen olayda, şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediğine dair dava açmaya yeter kanaatte delil ve emare bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; somut incelemeye konu olan olaya ilişkin soruşturma evresinde 22/02/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre şüpheliler ... ve ...'un hesapları üzerinde yapılan inceleme sonucunda şüphelilerin hesaplarına gönderilen paraların göndericisi olarak tespit edilen hesap sahiplerinin tanık olarak beyanları alınması hususu ile anılan hesap sahiplerinin şirket ile bağlantısı olan kişiler olup olmadığına ilişkin araştırma yapılarak şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.