K A R Ş I O Y
Maktul ...'ün, suça sürüklenen çocuk ... tarafından kasten öldürüldüğü olayda suça sürüklenen çocuk ...'in babası olan sanık ... hakkında yerel mahkemece TCK'nin 86/2. maddesi gereği verilen karar BAM Ceza Dairesi tarafından da onaylanmış olup bu kararın aleyhe temyizi üzerine Dairemiz çoğunluğunca sanık ...'un eyleminin kasten adam öldürme suçuna yardım olacağı gerekçesiyle bozulmuştur. BAM Ceza Dairesi kararının doğru olduğu kanaatinde olduğumuzdan ilgili kararın onanması gerektiği kanaati ile Dairemiz çoğunluğunun bozma kararına katılmıyoruz. Şöyle ki;
Olayın oluş şekli ile ilgili teknik delillere bakıldığında maktulün batın sağda göbek deliğinin 10 cm sağında bir adet kesici delici alet yarası ile yaralanarak iç ve dış kanama sonucu öldüğü, maktulde ayrıca yüz ve ellerde abrazyonlar, elde yüzeysel kesi bulunduğu kayıtlıdır, yine sanık ...'ta da frontal bölgede ve gözde abrazyonlar olduğu, suça sürüklenen çocuk ...'de ise herhangi bir darp cebir izi olmadığı anlaşılmakla, maktul ile sanık ...'un kavga edip birbirlerini darp ettiği, yine maktul yere düştükten sonra da her iki sanık tarafından darp edildiğine dair olayın görgü tanıkları olan kardeşler ... ve ...'ın beyanlarını desteklediği anlaşılmıştır.
Suça sürüklenen çocuk ..., kendisi mutfakta yemek yaparken elinde bıçak olduğu halde babası ... ile kavga eden maktul ...'ün arasına girdiği sırada maktulün bıçağın üzerine gelerek yaralandığını, kasten maktulü vurmadığını savunmuş, sanık ... ise maktulün telefonunun çalması ve maktulünde meşgul olması nedeniyle çalan telefona kendisi cevap verdiği için maktulün kendisine çıkıştığını, aralarında bu nedenle tartışma olduğunu, kendisininde bu nedenle maktulü işten çıkardığını ona söylediğini, buna sinirlenen maktulün kendisinin yakasından tutarak yumruk attığını ama kendisinin maktule vurmadığını, bu sırada oğlu ...'in elinde bıçakla yanlarına gelmiş olduğunu ve maktul ...'e; "... ayıptır babamla nasıl konuşuyorsun!" dediği anda ...'ün kendi yakasını bırakıp ...'e doğru döndüğünü, bu esnada ...'ün eğilerek birkaç adım yürüdükten sonra yere düştüğünü ve ...'in; "Baba kendini bıçağın üzerine attı!" dediğini, kendisinin hemen taksiyi çağırarak ...'ü taksiye bindirip Erciş Devlet Hastanesine götürdüğünü, ...'ün çocukluğundan beri kendi iş yerinde çalıştığını ...'le ... arasında husumet olmadığını hatta birkaç gün önce ...'in ...'ün abisinin düğününe giderek 200 tl takı taktığını ve olayın tamamen kazaen olduğunu söylemiştir.
Tanık ... kolluk aşamasındaki yeminli beyanında; Olayın oluş şeklini görmediğini ancak olaydan sonra ...'un ...'ün yarasına tampon yaptığını ve beraberce onu hastaneye götürdüklerini söylemiştir.
Tanık ... kolluk aşamasındaki yeminli beyanında; Olayın oluşunu görmediğini ancak ...'ü araca bindirirken ...'un da o sırada orada olduğunu söylemiştir.
Olayın oluşunu gören iki kardeş ... ve ... ise olay günü kollukta ifade vermişlerdir.
Tanık ... olay günü (03.11.2020 tarihli) kolluk beyanında; "Ben ve ikiz kardeşim Kadir ile ... oto yıkamada iş yerinin ofis kısmında oturuyorduk, ... ise o sırada yemek yapıyordu, ses gelince dışarı çıktığımda ... abi ile ... abinin birbirlerinin yakasından tuttuklarını gördüm. ... abi ... abiye yumruk attı ... abi de karşılık verdi. O sırada ... ayırmak amacıyla yanlarına gittiğinde yemek yaptığı bıçak elindeydi o an ... abi yere düştü daha sonra ayağa kalktı ve karnını tutarak dükkandan çıktı, dükkanın dışında tekrar yere düştü. ... abiye baktığımda üzerinde çok az bir kan vardı. Biz o an bıçaklandığını dahi anlamadık, ... abi araba getirin dedi taksi geldi ve ... taksiye bindirildi." demiştir.
Tanık Cabir'in kollukta verdiği (14.11.2020 tarihli) ek beyanında; "...'in elinde bıçakla ... ve ...'ün yanına doğru gittiğini gördük, ... yanlarına gittiğinde elindeki bıçağı arkasında saklıyordu, biz ...'in elindeki bıçaktan korkarak oradan dışarı çıktık. ...'in vurup vurmadığını görmedik, ...'ün yere düştüğünü, ... ve ...'un yumrukla ...'e vurduklarını ve çevredekilerin ayırdığını gördük." demiştir.
Tanık ...'ın olay günü (03.11.2020 tarihli) kolluk beyanında; ... isimli oto yıkamada çalıştığını, olay günü Kadir ile beraber büro kısmında otururken ... ve ...'un tartışmaya başladıklarını, ...'ün ...'a vurduğunu, kendilerinin de ayırmaya çalıştıklarını, ...'in o sırada elinde bıçakla yemek yaptığını ve olay yerine ayırmaya geldiğini ancak bıçağı ...'e yöneltmediğini, ayırmaya çalışırken elindeki bıçağın ...'e denk geldiğini, yan tarafta bulunan taksi durağındaki kişiler olayı ayırdıkları, ...'ün karnını tutarak dükkandan çıktığını ve karşıdaki parkta yere düştüğünü, o sırada ... gelerek ...'ün başını tuttuğunu ve ...'e; "Ses ver, bir şey olmadı." dediğini, ...'un çevredekilere; "Araba getirin!" dediğini, İbrahim'in aracını getirdiğini ve ...'ü hastaneye götürdüklerini söylemiştir.
Tanık ...'ın kollukta verdiği (14.11.2020 tarihli) ek beyanında; "...'in elindeki bıçakla ... ve ...'ün yanına gittiğini gördük. O sırada ... elindeki bıçağı arkasında saklıyordu. Denizdeki bıçaktan korkarak biz oradan dışarı çıktık ve ...'in bıçakla ...'e vurup vurmadığını görmedik. ...'ün düştüğünü gördük. ... yere düşünce ... ve ..., ...'ün kafasına yumrukla vurmaya başladılar ve çevredekiler ayırdılar." demiştir.
Olayın oluş şekline göre taraflardan sanık ..., suça sürüklenen çocuk ...'in babası ve maktul ...'ün de uzun süredir işçi olarak çalıştığı oto yıkama dükkanının patronu olup, ...'le aralarında olayın öncesinde bir husumet yoktur, maktulün kız arkadaşının çaldırdığı telefona sanık ...'un bakması nedeniyle oluşan gerginlik üzerine patron olan ..., işçisi ...'ü işten çıkardığını söylemiş, maktul ... de patronu ...'un yakasından tutarak ona yumruk atmış, ...'ta yine yumruk vurarak karşılık vermiştir. Karşılıklı yumruklu kavga başlamadan önce elinde bıçakla yemek yapmakta olan ...'un oğlu suça sürüklenen çocuk ...'in kavgayı görünce olay yerine ayırma maksatlı gelip aniden maktulün karın kısmına bir kez bıçakla vurmuştur. Suça sürüklenen çocuk ...'in bu suçu işlemesi öncesinde babası olan ...'a işçisi ...'ün yumruk atması etkili olmuş, ancak ...'in suç işleme yolunda ...'tan ...'e yönelen TCK'nin 39. maddesi anlamında yardım sayılacak hiçbir hareketi, teşviki veya bıçaklama anında maktulün direncini kırmak şeklinde bir eylemi olmamıştır. İki kişi yumrukla kavga ederken olay yerine gelen üçüncü kişi olan ...'in ani kastla kavga eden maktule vurmasında sanık ...'a nedensellik olarak yüklenebilecek bir husus yoktur. ...'un oğlu ...'in maktulü bıçaklayacağını bildiğini gösterir bir delil bulunmamaktadır. Tanık beyanlarında dahi maktul bir darbe aldığı halde kendileri de maktulün bıçaklandığını anlamamışlardır. Zira etrafta kan lekeleri görülmemiştir. Bıçaklama tek hamle ile olmuş ve maktulün bıçaklandığını anlamayan sanık ...'un yere düşen maktulü tekrar darp etmeye devam etmesi ... ile ... arasında olay öncesi bu konuda herhangi bir karar alınmamış olması ve tek bıçak darbesi bulunması nedeniyle kasten adam öldürme suçuna yardım suçunu oluşturmaz.
TCK'nin 39. maddesinde kazuistik yöntemle sayılan yardım fiillerinden hiçbiri olayımızda yoktur. Suça sürüklenen çocuk ...'in suç yolunda yürümesini sağlayacak sanık ...'tan (babası) kendisine yönelen ve suçu işlemesini destekleyen yardım, teşvik veya benzeri bir katkısı yoktur. Suça sürüklenen çocuk ... ani kastla hareket edip, elleri ile kavga eden kişilerden ...'ü ani kastla öldürmüştür. Maktul ...'ün bıçaklandığını ve yerden kalkmadığını gören ...'un onu uyandırmaya çalışması, yarasına tampon yapması, araç çağırıp hastaneye götürmesi ve yine aralarında olay öncesinde husumet olmayıp uzun yıllardır maktulün sanığın yanında işçi olarak çalışması, maktulün abisinin düğününe sanık ...'in katılarak hediye takması da sanık ...'un savunmalarını doğrular niteliktedir. Tüm bu nedenlerle sanık ...'un aslî fail ...'in eylemine yasal anlamda hiçbir katkı sağlamadığı halde aslî failin öldürme fiilinden yardım eden olarak sorumlu tutulmasına yönelik Dairemiz çoğunluğunun bozma yönündeki kararına muhalifiz.