İçtihatYargıtay11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/5366 · K. 2025/5776
- Esas No
- 2024/5366
- Karar No
- 2025/5776
- Karar Tarihi
- 12.05.2025
Karar Metni
11. Ceza Dairesi 2024/5366 E. , 2025/5776 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/208 Değişik iş
ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı
SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 06.03.2024 tarihli ve 2023/267507 Soruşturma, 2024/19520 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli ve 2024/227 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli ve 2024/208 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.03.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 19.09.2024 tarihli ve 2024/18233 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/98076 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.09.2024 tarihli ve KYB-2024/98076 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2024 tarihli kararı ile şüphelinin işe alınma vaadiyle kendisine bazı belgeler imzalatıldığına ilişkin savunması karşısında, şüphelinin vekalet verip vermediğinin araştırılarak, vermiş ise bu kişilerin tespiti, şüphelinin imza ve yazı örneklerinin alınarak sahte fatura ve tarh dosyasında yer alan belgelerdeki imza ve yazılarla ilgili inceleme yaptırılması, fatura muhatabı kişilerin tespit edilerek dinlenmesi, bu kişiler hakkında karşıt vergi incelemesi, soruşturma ya da kovuşturma olup olmadığının araştırılarak, ticari defter ve belgeler üzerinde inceleme yaptırılarak faturaların gerçek olup olmadığının araştırılması, şirket muhasebecisi, iş yeri maliki ve çalışanların dinlenmesi gerektiği cihetle, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde,
Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere;
Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 08/08/2023 tarihli vergi tekniği raporu ile rapor kapsamında banka kayıtları ve karşıt tespit tutanaklarının, yine İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 08/08/2023 tarihli vergi suçu raporunun ve değerlendirme komisyonu olumlu mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli delilin bulunduğu gibi, Mahkemenin iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası;
“(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
...“
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli ve 2024/227 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 5271 sayılı Kanun'un 174/1-b maddesi uyarınca iddianamenin iadesine karar verilmiştir.
4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 08.08.2023 tarihli ve 2023-2014-1-1129/46 sayılı vergi tekniği raporunda, Küçükyalı Vergi Dairesi Müdürlüğünün 1231080499 vergi kimlik numaralı mükellefi Ayt Orman Ürünleri Nakliyat ve Plastik San.Tic. Ltd.Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli ...'ın, 2022 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçlardan iddianame düzenlenmiş ise de; şüphelinin alınan ifadesinde, hamallık yaparak geçimini sağladığını, kendisine sigorta yapılacağından bahisle bir kısım evrakları imzaladığını, şirketle herhangi bir bağlantısının olmadığını, fatura düzenlemediğini, belgelerde imzasının bulunmadığını söylemesi ile vergi tekniği raporu ve eklerinin incelenmesinde; Kurhan Orman Ürünleri San.Tic. Ltd.Şti. nezdinde tanzim olunan karşıt tespit tutanağında şüpheli ...'dan bahsedilmeyerek, şirket yetkilisi olduğu söylenen ... isimli bir kişi ile muhatap olunduğunun belirtilmesi karşısında; savunmada belirtilen hususların araştırılmasının gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.05.2025 tarihinde karar verildi.