Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2024/5402 · K. 2025/1105
1. Hukuk Dairesi 2024/5402 E. , 2025/1105 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1266 E., 2024/1734 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/256 E., 2024/30 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I .DAVA
Davacı ...Ş vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili, Çatalca ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 1464 - 1465 - 1466 - 1467 - 1468 - 1469 - 1470 - 1471 - 1472 - 1473 - 1474 - 1475 - 1476 - 1477 - 1478 ve 1479 parsel sayılı taşınmazlar ile İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... köyünde bulunan 752 parsel (yeni 149 ada 71 parsel) ve 680 parsel (yeni 150 ada 33 parsel) sayılı taşınmazların Hazine adına tespit edildiğini, ancak bu yerlerin davacının malik olduğu 1977 tarih 18 ve 19 nolu tapu kaydının kapsamında kaldığını ileri sürerek taşınmazların tespitlerinin iptali ile davacı şirket adına tapuya tescilini istemiştir. Davacı ...Ş. tarafından Gebze 14. Noterliğinin 20.08.2013 tarih ve 962 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki temliknamesi uyarınca, Karahalil Çiftliği Mart 1977 tarih ve 18 ile 19 sıra nolu tapu kayıtlarına dayanılarak tespiti yapılan tüm taşınmazları ve taşınmazlar üzerinde tespit tarihinden önce doğmuş ve doğacak bilimum hakların tamamını hasıl olacak kesin sonuçların kabul edildiği belirtilerek temlik alan ...'a devredilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davacının 1978 yılındaki tapulama faaliyeti sırasında tescil dışı bırakılan dava konusu yerlere zilyet bulunduğunu ileri sürerek zilyetlik hükümlerinden yararlanma çabasının yasal bir olanağının olmadığını, davacının özel hukuk tüzel kişisi olup bir anonim şirketi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.