IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık davacının GBP alış emrinin davalı Banka çalışanlarınca yanlış girilmesi sonucu bir zararının ve kar kaybının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava, davacının davalı bankayla aralarındaki "Türev İşlemler Çerçeve Sözleşmesi" hükümlerine istinaden davacının davalı banka çalışanına 14.06.2010 tarihine kadar geçerli olmak üzere 11.06.2010 tarihinde GBP/USD paritesinin 1.4505'e düşmesi halinde 800.000,00 GBP meblağlı döviz alımına dair verdiği talimatın, Banka çalışanının kayda 1.4502 olarak girilmesi nedeniyle gerçekleştirilememesine bağlı olarak uğranılan 71.578,60 TL zararın ve 3200,00 GBP karşılığı 9.080,00 TL kâr kaybının tahsili istemine ilişkin olup, Mahkemece verilen karar Dairemizin 16.12.2021 tarih, 2020/451 E, 2021/7184 K. sayılı ilamıyla, davalı bankanın pariteyi sisteme hatalı girmesi işlemi sebebiyle davacının ne gibi bir zararın oluştuğunun anlaşılamadığı, zira davacının 1.4505 pariteden döviz alım talimatının gerçekleşmediği sabit ise de, paritenin hatalı girilmesi ile davacının hesabından izinsiz para çekilmesi şeklindeki iddianın ilgisinin belirlenemediği, yine izinsiz para çekilip çekilmediği tespit edilmediği gibi, izinsiz para çekildiği iddiası kabul edilmesine rağmen bu paranın ne için kullanıldığı, bir başka pariteden döviz alımı için kullanılmış ise, bunun karşılığında davacının hesabına bir başka para girişi olup olmadığı, olmuş ise bu durumda davacının ne şekilde zarara uğradığının açıklanmadığı, yine kâr kaybı hesabının da ne şekilde yapıldığının belirli olmayıp, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunmadığı; bu itibarla, davacı tarafa talebinin maddi vakıalarla birlikte kalem kalem açıklatılması sonrasında, banka kayıtları üzerinde de inceleme yetkisi verilecek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle temyiz eden davalı yararına bozulmuş; Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki, Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra, davacı taraftan talebini maddi vakıalarla birlikte kalem kalem açıklaması istenilmişse de, davacı vekili sunduğu 19.12.2022 tarihli dilekçesinde talimatın sisteme hatalı girilmesi neticesinde müvekkilinin talimat süresi sonunda 1.5110 kur üzerinden 800.000,00 GBP alımı için 1.208.800,00 USD ödemek durumunda bırakıldığını, fazladan ödenmek durumunda kalınan 48.160,00 USD'nin müvekkilinin zararı olduğunu, bu bedelin ise 3.000,00 USD'lik kısmının doğrudan müvekkilinin USD hesabından, kalanının ise USD hesabında bakiye olmaması nedeniyle talimat ve onayı olmaksızın TL hesabından 71.578,60 TL çekilerek karşılandığını belirtmiş, kâr kaybının ne surette oluştuğuna ise değinmemiştir. Mahkemece bu açıklama üzerine alınan bilirkişi raporunda ise davacının hesabından çekilen 71.578,60 TL için davacının talimatına rastlanmadığı, 01.07.2010 tarihinde 800.000,00 GBP'nin 1.160.640 USD yerine 1.208.800,00 USD karşılığında alınması nedeniyle aradaki farkın kâr mahrumiyeti olmakla birlikte aynı zamanda davacının zararı da olduğu belirtilmekle yetinilmiş; Mahkemece alınan bilirkişi raporu dahi dikkate alınmaksızın önceki karar aynen tekrar edilerek yukarıda yazılı şekilde karar verilmiştir.
Şu halde Mahkemece, uyulan önceki bozma ilamımızda da belirtildiği üzere, türev işlemler piyasasında uzman bir bilirkişi heyeti eliyle banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak, öncelikle 01.07.2010 tarihinde davacı hesabında 800.000,00 GBP bulunmasının niçin gerekli olduğunun, banka tarafından hesap bakiyesinin neden 01.07.2010 tarihinde 800.000,00 GBP'ye tamamlandığının, taraflar arasında bu durumu gerekli kılan bir ilişkinin bulunup bulunmadığının somut şekilde ortaya konulması; akabinde 11.06.2010 tarihinde verilip 14.06.2010 tarihine kadar geçerli olduğu iddia edilen talimatın, davalı banka çalışanının hatasıyla sisteme yanlış girilmesi üzerine davacının hesabından 01.07.2010 tarihinde talimatı olmaksızın çekildiği anlaşılan 71.578,60 TL ile öncelikle USD daha sonra bu USD ile de GBP alındığı da sabit olduğuna göre davacının varsa zararının ne şekilde oluştuğunun; daha sonra ise anılan talimatın sisteme hatalı şekilde girilmesi nedeniyle davacının varsa bir zararı dışında kâr kaybının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa bu kâr kaybının ne şekilde ortaya çıktığının da bilirkişi heyet raporuyla tespiti ve bu doğrultuda yapılacak inceleme neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
3. Kabule göre de karar gerekçesinde, davacının 800.000,00 GBP'yi davalı banka çalışanın talimatı hatalı girmesi nedeniyle 1.160.640,00 USD yerine 1.164.000,00 USD ile satın alma durumuyla karşı karşıya bırakılarak 3.360,00 USD karşılığı 2.474,22 GBP kâr kaybına uğradığı belirtilmiş olmasına rağmen, hükümde davacı yanın ıslah dilekçesinde kar kaybı olarak belirttiği 3200,00 GBP'nin karşılığı olarak talep ettiği 9.080,00 TL'ye hükmedilmesi de doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.