III. GEREKÇE
A. Sanığın olay tarihinde maktul ile evli ve boşanma aşamasında oldukları, sanık ve maktulün uzun zamandan beri ayrı yaşadıkları, aralarında anlaşmazlıkların olduğu ve bu anlaşmazlıkların husumet derecesine vardığı, sanığın bu süreçte maktule karşı bir çok kez tehdit ve hakaretlerde bulunduğu, buna ilişkin birçok dosyanın bulunduğunun tespit edildiği, maktulun sanıktan ayrı yaşadığı zaman dilimlerinde ilk olarak sığınma evlerinde kaldığı ve hakkında uzaklaştırma kararı verilen sanığın uzaklaştırma kararını defalarca ihlal ederek maktulu sözlü ve fiziki olarak rahatsız ettiği, bunun akabinde maktulun yanına üç çocuğunu da alarak annesi olan katılan ...'in ikametinde yaşamaya başladığı, sanığın rahatsız edici eylemlerine devam ettiği, olay günü ise sanığın maktul ve katılanın ikamet ettikleri adrese gittiği, ikametin önünde 112'yi arayarak sahte ihbarla ambulans çağırdığı, olay yerine ambulansın gelmesi üzerine sanığın ambulans görevlilerini adrese yönlendirdiği ancak onlardan önce ikametin kapısına gittiği, daire kapısı önünde kapı dürbününden görünmeyecek şekilde durarak kapı zilini çaldığı ve kendisini ambulans görevlisi olarak tanıttığı, katılan ...'nin kapıyı aralaması üzerine sanığın kapıya tüm vücuduyla yüklenerek katılan ve maktulün ikametine zorla girdiği, ikamette katılan ..., maktul ve müşterek çocuklarının bulunduğu, sanığın beline koyduğu bıçağı çıkararak maktulun sol omuz boyuna yakın kısımını (yaklaşık 4-5 cm) kestikten sonra maktulün göğüs kafesi bitimi ile boyun başlangıç kısmına 3 cm derin kesi oluşturacak şekilde bıçağı saplamak suretiyle yaraladığı, ardından katılan ...'nin sol bacağını üç kez, sağ bacağını ise bir kez bıçakla yaraladığı, komşuların müdahalesi üzerine sanığın olay yerinden kaçtığı, ağır yaralanan maktulün kaldırıldığı Elazığ Fethi Sekin Şehir hastanesinde olaydan üç saat sonra vefat ettiği, katılan ...'nin yaralanmasının hayati tehlike geçirecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde olduğu, ayrıca yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu anlaşılmıştır.
B. Tüm dosya kapsamına göre;
1. Sanık hakkında düzenlenen Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesinin 25.03.2021 tarihli sağlık kurulu raporu ile "Adı geçenin sanrısal bozukluk denilen ruhsal rahatsızlığa duçar olduğu, 09.06.2020 tarihinde işlemiş olduğu kasten öldürme ve kasten yaralama fiillerinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli ölçüde azalmış olduğu, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 32/1. maddesinden istifade edeceği, aynı Kanun'un 57/1 maddesi gereği koruma ve tedavisinin gerekli olduğu" tespit edilip, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 24.10.2022 tarihli raporda da "sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonçlarını algılama yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğunun" bildirildiği anlaşılmakla; sanığın cezai sorumluluğuna ilişkin raporlar arasında çelişki bulunduğu gözetilerek, çelişkinin giderilmesi amacıyla sanığın önceki rapor ve tedavi evraklarının getirtilip dava dosyası ile birlikte Adlî Tıp Kurumu Üst Kurulundan suç tarihi itibariyla 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı hususunda sağlık kurulu raporu aldırılarak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Kabule göre de;
a) Sanığın maktule karşı eylemi ile ilgili olarak, sanığın telefon arama motoru geçmişi ve internet tarayıcısı geçmişinden elde edilen bilgilere göre sanığın olaydan 3 ay öncesinden itibaren internet üzerinde aldatan eşini öldürmek cezası, gözlerini kör edenin cezası şeklinde araştırma yaptığı, olaydan 10 gün önce ise ceza indirimi, hastalık, hangi hastaların cezai ehliyeti yoktur şeklinde aramalar yaptığının tespit edildiği, olaydan 4 gün önce maktulü yakalamasına karşın çevredeki kişilerin zarar vermesine engel olduğu, bu nedenlerle sanığın maktulü öldürmeye aylar öncesinde karar verdiği, yaptığı plan dahilinde ambulansı çağırdığı, ambulans görevlisi gibi davranarak katılanın ikamet ettiği kapının açılmasını sağladığı, bu şekilde ikamete girerek maktulü öldürdüğü olayda; sanığın maktulü öldürmeye karar verip, tasarlamaya elverişli makul süre içinde verdiği kararda sebat ve ısrar ederek, kararından dönmeyip maktulü öldürdüğü, bu nedenle sanığın maktule karşı eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 82/1-a maddesi gereğince tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Sanığın katılan ...'ye karşı eylemi sonucunda katılan ...'nin yaralanmasının hayati tehlike geçirecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, ayrıca yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu gözetilerek, sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı sebebiyle makul sınırın üzerinde bir ceza belirlenmesi yerine yazılı şekilde makul düzeyde ceza verilerek eksik ceza tayini,
c) Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.