Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/5687 · K. 2024/7177
10. Hukuk Dairesi 2024/5687 E. , 2024/7177 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/297 E., 2023/316 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında Mahkemece hizmet tespiti davasında kısmen kabule dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili, dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Kartal Şoförler Otomobilciler ve Minibüsçüler Derneği tarafından 01.08.1981 tarihinde Gülsuyu-Maltepe hattında intizam görevlisi olarak işe alındığını, müvekkilinin işe alındığı tarihten bu yana kesintisiz olarak çalıştığını çalışmasına halen devam ettiğini, sigorta primlerinin yatırılacağı söylenen müvekkilinin primlerinin yatırılmadığı, bu nedenle her türlü tazminat ve ücret alacakları dava ve talep etme hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin davalı işyerinde çalışmış olduğu dönemlere ilişkin sigorta primleri yatırılmamış olduğundan 01.08.1981 tarihinden bu yana sigortalılığın tam olarak tespiti ile tespit edilen bu sürenin SGK'ya bildirilerek hizmet süresinin eklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Dernek vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal olarak "değnekçilik" diye bir iş kolunun olmadığını, bu şekilde çalıştığını iddia eden bir kişinin bir işverene bağlı olarak çalışmasının mümkün bulunmadığını, ticari minibüs durak yerlerinde minibüs şoförlerinden acınma hislerini ortaya koyarak para almak amacı ile bulunan ve gerçekte de bu amacını gerçekleştirip minibüs şoförlerinden bu şekilde 1-2 TL gibi para alan davacı ve benzeri kişilerin davalı oda ile hiçbir ilgi ve alakalarının bulunmadığını, davacının mahkeme kararı ile emekli olabilme hevesi taşıdığını, davacı ve benzeri kişilerle ilgili oda ve yönetim kurulunun geçmiş yıllarda sorgulamaya alındığını, Esnaf Odasına bağlı olarak hiçbir kişinin bu şekilde çalışmadığının resmi olarak bildirildiğini, kendilerini nizam ve intizam memuru olarak adlandıran bu ve benzeri kişilerin durak yerlerinde minibüs şoförleri ile karşılıklı anlaşmalar bağlamında minibüsçülerin verdikleri günlük bahşişler karşılığı durduğunu ve yine esnafın istemi doğrultusunda zaman zaman kendilerine yazı verilmiş olabileceğini, ancak bunların hiçbirisinin davacı ve benzeri kişilerin esnaf odasının işçisi olduğu ve aralarında fiili ya da hukuki hizmet ilişkisinin doğduğu anlamına gelmeyeceğini, Esnaf Odasına alınan her elemanın yönetim kurulu kararı ile alındığını, davacının odaya bağlı çalışması ve oda ile İş Kanunu anlamında bir ilişkisinin bulunmaması nedeni ile sigortasının da yapılmadığını belirterek, açılan davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Pendik Sigorta Müdürlüğünün 2.8260.08.08.0067544.034.16.94 sayılı dosyasında Kartal Kamyon Minibüs Oto ve Otomobil Şoförler Esnaf Odası adına işlem gören dernek iş yerinin 01.10.1970 tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve halen faal olduğunu, bu sebeple davanın doğru hasma yönlendirilmesi gerektiğini, Kurum kayıtlarına intikal eden dönem bordrolarının ve davacının 3400008654165 sigorta sicil numaralı hizmet cetvelinin tetkikinden, davalı iş yerinde çalışmasının bulunmadığının anlaşıldığını, 31.12.2002 tarihinden geriye doğru tespit talebinin hak düşürücü süreye uğradığını, iş yerine ait kayıtların celbinin gerektiğini, çalışmanın niteliğinin ve ödenen ücretin somut deliller ile ispatlanması gerektiğini, davacının diğer davalıya ait iş yerinde hizmet akdiyle çalışmış olduğunu tanık beyanları dışında resmi ve yazılı kanıtlarla ispatlanması gerektiğini, davacının diğer davalıya ait iş yerinde hizmet akdiyle çalışmış olduğunu tanık beyanları dışında resmi yazılı kanıtlarla ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 3.Bir kısım davalılar vekili Av. ... cevap dilekçesinde özetle; her bir müvekkilin maliki bulunduğu ticari minibüsleri değişik zamanda ve değişik şekillerde iktisap ettiklerini, bir kısmının özellikle bayan araç maliklerinin şoför çalıştırmak ve kiralama yönetimi ile bir kısmının esnaf olarak hem kendi hem de yardımcı şoför çalıştırmak sureti ile bir kısmının da kendisi çalışmadan aracı tüm sorumlulukları işletene devir sureti ile işlettiklerini, davacının hiçbir zaman hiçbir müvekkilinin doğrudan ya da dolaylı olarak muhatabı olmadığını, müvekkillerine bağlı olarak ücret karşılığı çalışmadığını, hiçbir müvekkilinin işçisi olmadığını, davacının hiçbir müvekkilinden yaptığı işin karşılığı olarak ücret almadığını, davacı ve benzeri yüzlerce kişinin İstanbul ilinde minibüs, taksi, dolmuş ve Özel Halk Otobüsü taşımacılığı yapan duraklarda kendi iradeleri ile zamanı ve mekanı belirli olmadan kimsenin rızasına bağlı olmadan bulunduklarını, ilgili durakta çalışan şoförlerin de bir iki lira kendilerine müdavim olmayan şekilde harçlık mahiyetinde para verdiklerini, verilen bu paranın kesinlikle çalışmaya yönelik devam verilen ücret olmadığını, davacı gibi her durakta onlarca kişi olup bu kişilerden bazılarının benzer şekilde davalar ikame ettiklerini, ancak davaların reddedildiğini, bu kişilerin varlığının yasal olmadığını, çünkü bu kişilere yönelik kapsamlı soruşturma yapılması ve haklarında davalar ikame edilmesi üzerine müvekkillerinin bağlı bulunduğu Esnaf Odasının bu yönde duyurular yaptığını, savcılıklara şikayetlerde bulunduğunu, davacının çalışma saatleri, çalışma süresi ve çalışma şekli ile ilgili iddialarının hiçbirisinin doğru olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 4.Dahili davalı ... cevap dilekçesinde özetle; bu davada sözü edilen kişiyi hiçbir şekilde tanımadığını, böyle bir iş yaptırmadığını, sözü edilen Gülsuyu Maltepe hattında aracının olduğunu, araçta kendi oğlunun çalıştığını, başka kişi çalıştıracak bir ihtiyacının bulunmadığını, davacının iddia ettiği tarihlerde aracı satmış olmasından kaynaklı böyle bir işçiliğin söz konusu olmadığını, tamamen bilgisi dışında olan bu işçi ve işçiliğin şu anda mağduriyetine sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.