İçtihatYargıtay11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/5697 · K. 2025/3711
- Esas No
- 2024/5697
- Karar No
- 2025/3711
- Karar Tarihi
- 27.05.2025
Karar Metni
11. Hukuk Dairesi 2024/5697 E. , 2025/3711 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1128 Esas, 2024/1305 Karar
HÜKÜM : Kararın kaldırılması
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/211 E., 2021/238 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin 2017/97672 başvuru numaralı “Anadolu’nun Gerçek Hazinesi” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin ''Anadolu'' ibareli markalarına dayalı itirazının nihai olarak reddedildiğini, markaların görsel, fonetik ve genel izlenim olarak aynı veya benzer olduklarını, başvuru markasının müvekilinin seri marka izlenimi yarattığını, “Anadolu” ibaresinin tanınmışlığı nedeniyle ilgili tüketici nezdinde taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu, davalı grup bünyesindeki Konya Şeker A.Ş. tarafından 2014/94251 sayısı ile daha evvel yapılan bir başvurunun müvekkilinin itirazı üzerine 29. sınıftaki “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri, yumurtalar, yumurta tozları” emtiaları bakımından reddedildiğini, taraflar arasında başkaca dava dosyalarının da bulunduğunu ileri sürerek 2019-M-3364 sayılı Yeniden İnceleme ve Yeniden Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile dava konusu 2017/97672 sayılı markanın 29. sınıftaki “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında karıştırılacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, "Anadolu" kelimesinin ticaret alanında sıkça kullanıldığını, dava konusu markanın bütünsel olarak yeterince farklılaştığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu marka ile davacı yana ait markalar arasında gerek görsel, gerek işitsel gerekse de anlamsal olarak bir benzerliğin mevcut olmadığını, markaların bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili markasının üç kelimeden oluşan bileşke bir marka olduğunu, markanın parçalara ayrılarak ayırt edici gücü zayıf bir ibare gerekçe gösterilen benzerlik değerlendirmesi yapılamayacağını, “Anadolu” ibaresinin davacı tekeline bırakılamayacağını, müvekkili firmanın ticaret ünvanının göz ardı edilemeyeceğini, kötüniyet iddialarının değerlendirmeye dahi alınmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan ve dava konusu edilen 29. sınıftaki “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri”emtialarının tamamının davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında yer alan emtialar ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte oldukları, arasındaki ilişkinin bu denli yakın olduğu bir durumda iltibas ihtimalinin ortadan kalkması için işaretlerin birbirlerinden yeterince uzaklaşmalarını gerektiği, halbuki somut uyuşmazlıkta davacı yanın önceki markalarındaki tek asli unsurun, dava konusu markada da yine markada esas vurgulanan unsur olarak konumlandırıldığı, bu durumun işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik oluşmasına neden olduğu, her ne kadar “ANADOLU” ibaresi genel olarak ülke coğrafyasının bulunduğu bölgeyi ifade eden zayıf ayırt edici bir işaret olarak kabul edilebilir ise de anılan ibare ile uzun yıllardır faaliyet gösterdiği anlaşılan davacı yanın, en azından 29. sınıftaki “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” emtialarında anılan ibareye belli bir düzeyde sektörel ayırt edicilik sağlamayı başardığı, davacı markalarının devamı, serisi veya davacı yan markası ile aynı kaynaktan çıkan bir marka olarak algılanma ihtimalinin bulunduğu, dava konusu edilen markanın genel kompozisyonu itibariyle davacı markaları ile ilişkilendirilebilecek düzeydeki benzerliğinin işaretlerin birbirlerine yanaşması sonucunu doğurduğu, karıştırılma ihtimalinin temelinde, makul orandaki ortalama tüketicilerin, bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde, herhangi bir sebeple bir bağlantı kurmasının yeterli olduğu, somut olayda ise bu şartların var olduğu, bu nedenle taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu, sunulan delillerden davacının çok uzun yıllardır “ANADOLU” markasını hususiyetle “et ve et ürünleri, işlenmiş et ürünleri” emtialarında kullandığı, markasına özellikle bu emtialarda belli düzeyde ayırt edicilik kattığı, dolayısıyla davacının markasının anılan emtialarda sektörel anlamda tanınmışlık kazandığının kabul edilebileceği, nitekim iltibas ihtimaline dair yapılan değerlendirmelerde, davacı markalarının bu durumunun da göz önüne alındığı ve elde edilen bu sektörel konumun, davacı markası ile dava konusu marka arasındaki iltibas ihtimalini kuvvetlendirdiği, kötüniyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK kararın 29. sınıfta bulunan "et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her türlü işlenmiş et ürünleri" mal ve hizmet sınıfları yönünden iptaline, davalıya ait 2017/97672 kod numaralı "Anadolu'nun Gerçek Hazinesi" ibareli markanın 29. sınıfta bulunan "et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her türlü işlenmiş et ürünleri" mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı ... davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "Anadolu'nun Gerçek Hazinesi" ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "Anadolu" ibareli marka işaretleri arasında "Anadolu" ibaresinin ortaklığı nedeniyle belirli düzeyde benzerlik bulunmakta ise de, bu benzerliğin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında karıştırılma ihtimaline neden olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "Anadolu" ibaresinin, bir coğrafi yer adı olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.11.1999 tarih, 1999/5790-9590 E., K. sayılı kararında da belirtildiği gibi ülkemizdeki şehir, bölge, coğrafi yer veya maruf mahal isimlerinin tek bir sözcük olarak bir kişinin tekeline bırakılamayacağı, bu şekildeki şehir, ilçe veya maruf yerleşim yeri adlarının coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla ilaveler yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün bulunduğu, bununla birlikte coğrafi yer adı olmasına rağmen, eğer bir sözcük, kullanıma bağlı olarak bir işletme ile özdeşleşmiş ve ayırt edici ... gelmiş, artık coğrafi bir bölgeyi, bir semti, yöreyi değil mal veya hizmetin kaynağını göstermeye başlamış ve tüketicilerce artık bu şekilde algılanıyor ise, coğrafi yer adından gelen sözcüklerin dahi karıştırılma ihtimali incelemesinde dikkate alınabileceği (Bkz ... Çolak, Türk Marka Hukuku 4. Baskı), bu ayırt ediciliğin ilgili sektör bakımından bütün Türkiye’yi kapsamasının gerektiği, ancak dosya kapsamına sunulan delillerle davacının "Anadolu" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici ... getirdiğini ispatlayamadığı, başka bir deyişle davacının sunduğu delillerin yerelliği aşan bir kullanımı ispata elverişli olmadığı, aynı davacı tarafından işbu davaya konu başvuru ile benzer marka başvuruları nedeniyle açılan davalarda, alınan bilirkişi raporlarında da "Anadolu" ibaresinin kullanım sonucu ayırt edici ... getirildiğinin ispatlanamadığının açıklandığı, bu doğrultuda verilen kararların da onandığı, ayrıca taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmış olup olmamasının sonuca etkili olmadığı gerekçesi ile davalı ... davalı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.