Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/5824 · K. 2025/3680
11. Hukuk Dairesi 2024/5824 E. , 2025/3680 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/719 Esas, 2024/1103 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/737 E., 2023/83 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin miras bırakanları ... ... ve ...’nun dava dışı ... Plastik Sanayi ve İthalat-İhracat Pazarlama Ltd. Şti. (... Plastik) ve ... Çimento Sanayi A.Ş. (... Çimento) şirketlerindeki hisselerini müvekkilinden mal kaçırma amacıyla davalıya bedel almaksızın devrettiklerini, devir bedellerinin terekede gözükmemesi üzerine bu durumun farkedildiğini ileri sürerek anılan şirketlerin hisselerinin davalıya devrinin iptali ile müvekkili adına miras payı oranında tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiş; daha sonra sunduğu ıslah dilekçesiyle ... Çimento’ya ilişkin talebinin bedele dönüştüğünü beyan ederek miras payına düşen 202.110,48 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu edilen işlemlerin hiçbirinde murislerin mal kaçırma kastı olmadığını, 1997 yılında müvekkilinin hisselerini yine bedel almaksızın davacıya devrettiğini ve murislerle davacının ... Plastik şirketinde ortak olduklarını, hatta davacının hakim ortak konumuna geldiğini, 2007 yılında miras bırakanların tamamen malları kardeşi davacıyla aralarında taksim kastıyla hareket ettiklerini ve paylarını müvekkiline devrettiklerini, bu şekilde anılan Şirketin %53 hisse sahibinin davacı, %47 hisse sahibinin de müvekkili olduğunu, davacının hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararını bizzat imzaladığını, 2012 yılında muris ...’ın vefatından sonra miras taksim sözleşmesi yapıldığını ve dava konusu hisselerin konu edilmediğini, davacının bu devirleri zaten bu aşamada bildiğini, muris ...’nın sağlığında da malların denk biçimde taksimi için müvekkilinin üzerine kayıtlı 2 taşınmazın davacı adına bedel alınmaksızın devredildiğini, davacı yanca sözde evliliği sebebi ile ailesinin gelinlerini istememesi üzerine kendisinden mal kaçırıldığını iddia ettiğini ancak mal kaçırma saiki taşıyan murislerin davacı yana onlarca taşınmaz bırakmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, müvekkilinin yaşlılıklarında anne ve babası olan murislerine baktığını, mirasın denk şekilde taksimi maksadı yanında bu nedenle de müvekkiline devirlerin yapıldığını, müvekkili ve dava dışı oğlu ... arasında husumet olduğunu ve tanıklığına itibar edilmemesi gerektiğini, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.