Yargıtay 11. Ceza Dairesi · E. 2024/5863 · K. 2025/5025
11. Ceza Dairesi 2024/5863 E. , 2025/5025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/202 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
İNCELEME KONUSU
KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 12.03.2024 tarihli ve 2024/29506 Soruşturma, 2024/21129 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli ve 2024/229 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli ve 2024/202 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 26.03.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.09.2024 tarihli ve 2024/18193 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101634 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.10.2024 tarihli ve KYB-2024/101634 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2024 tarihli kararı ile sahte fatura düzenlediği belirtilen karşı şirketlerin vergi inceleme raporlarının temin edilerek bu şirketler hakkında açılan kamu davalarının tespiti, şüphelinin defter ve belgeleri, banka kayıtları ve ödeme belgeleri ile birlikte bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, faturalardan kimlik bilgilerinin tespitinin yapılarak şirket yetkilileri belirlendikten sonra bilgi sahibi olarak dinlenilmesi gerektiği, vergi tekniği raporundaki çelişkili beyanlar karşısında karşıt inceleme raporu alınmadığı, ticari defterler incelenmediği gibi faturaların gerçek ya da sahte olduğuna dair savcılık makamınca araştırma yapılmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 21/09/2023 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile 16/10/2023 tarihli olumlu mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, Mahkemesince belirtilen iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.