İçtihatYargıtay2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2024/6067 · K. 2024/9086
- Esas No
- 2024/6067
- Karar No
- 2024/9086
- Karar Tarihi
- 03.06.2024
Karar Metni
2. Ceza Dairesi 2024/6067 E. , 2024/9086 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2024 tarihli ve KYB-2024/31958 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, hırsızlık suçunun mağdurunun ... olduğu, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 24/03/2021 tarihli ve 2017/36343 esas, 2021/3474 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, sanık hakkında beraat kararı verilen inceleme dışı resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun ise kamu olduğu, 24/10/2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz." şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 253/1-b/6 maddesi uyarınca, anılan suçların mağdurlarının farklı oldukları dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunun uzlaşmaya tabi olduğu anlaşılmakla birlikte,
Bahse konu suçların mağdurlarının aynı oldukları kabul edilse bile, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 15/12/2017 tarihli ve 2017/19084 esas, 2017/28185 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, hüküm kurulurken uzlaştırma hükümlerine tabi olmayan suçtan beraat kararı verilmesi halinde, uzlaştırma kapsamında bulunan diğer suç yönünden dosyanın soruşturma bürosuna gönderilebileceği, bu durumun ise ihsası rey olarak nitelendirilmeyeceği nazara alındığında;
Somut olayda, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 141/1 ve 204/1. maddeleri uyarınca hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine, hırsızlık suçundan ise mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, hırsızlık suçu yönünden söz konusu sahtecilik suçunun bir an için uzlaştırmaya engel olduğu düşünüldüğünde dahi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ''Uzlaşma" başlıklı 253/3. maddesinde yer alan "...Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile her iki durumda da hırsızlık suçu yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 254. maddesi uyarınca mahkemesince yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre; sanık hakkında hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde, sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine, hırsızlık suçundan ise mahkûmiyetine hükmedildiği anlaşılmış ise de, sanık hakkında uzlaştırma prosedürünün uygulanmasınına engel teşkil eden ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verilmesi sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen ve 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümlerine tabi olan hırsızlık suçu yönünden uzlaştırmaya engel olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinde yer alan ".... Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemenin uygulama olanağının kalmadığı, bu hâli ile 5237 sayılı Kanun'un 141/1 maddesindeki hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında; 5560 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesindeki yöntem izlenerek uzlaşma girişiminde bulunularak sonucuna göre, sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2021 tarihli ve 2018/653 Esas, 2021/565 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.