Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/616 · K. 2025/1325
11. Hukuk Dairesi 2024/616 E. , 2025/1325 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1797 Esas, 2023/1844 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/615 E., 2020/287 K. Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.02.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yetkilisinin davacı ... olduğunu, şirketin 2008 yılında ekonomik krize girmesi nedeniyle yöneticinin, dayısı ...'den borç aldığını, borcun teminatı olarak 23.09.2008 tarihli sözleşmede belirtildiği üzere ... A.Ş. lehine tesis edilmiş ipotekli alacakların ...'ye temlik edildiği gibi müvekkillerince teminat senetleri de verdiğinin protokolün 8. maddesinde belirtildiğini, bu protokolu ...'nin kayın biraderi olan ve senetleri ciro ile alarak takibe koyan davalının da tanık olarak imzaladığını, 05.12.2008 tarihli sözleşme ile ...'nin toplam alacağının 6.590.000,00 USD olduğunun belirlendiğini, şirkete ait fabrika binasının başka alacaklılarca haczedilmesi üzerine ...'nin alacağının teminat altına alınması için fabrika binasının ... adına tescilinin talep edildiğini, taraflar arasında düzenlenen 30.12.2008 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinin 3 ve 8. maddelerinde, ... tarafından verilen borçların satım bedelinde dikkate alınacağının kabul edildiğini, bu sözleşme gereğince taşınmazın devir edildiğini ve devir alanın yukarıda belirtilen şekilde yapılan ödemelerin dışındaki borçlarını bloke çek, havale ve ...'a ödeme yaparak ödediğini, müvekkili şirketçe Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/988 E. sayılı dava dosyasında, inanç sözleşmesinin ihlali nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açıldığını, alıcının sunduğu 18.01.2012 tarihli cevap dilekçesinde, satıştan önce yapılan ...'nin yaptığı ödemelerin satım bedeline sayıldığı, satış bedelinin kalan kısmının da sözleşmeden sonra ödendiğinin savunulduğunu, dilekçenin 8. sayfasında "....tüm bu ödemeler göstermektedir ki taşınmaz değerinden bile fazla bir fiyat ile müvekilimizce alınmıştır" denildiğini, aynı ifadelerin 26.03.2012 tarihli ikinci cevap dilekçesinde de bulunduğunu, sözleşme hükümleri ile ...'nin mahkeme huzurundaki ikrarının ... tarafından yapılan ödemelerin şirkete ait taşınmazın satış bedeline sayıldığını gösterdiğini, davacıların akrabalık ilişkisi ve sözleşme nedeniyle ...'ye verdikleri ve satış bedelinden mahsup nedeniyle konusuz kalan senetleri iade almadıklarını, ...'nin 13.10.2009 tarihinde vefat etmesinden sonra konusuz kalan 19.09.2008 ödeme tarihli 550.000 TL bedelli, 04.09.2008 ödeme tarihli 800.000 TL bedelli bonoların İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2011/20007 E. sayılı dosyasında, 19.09.2008 ödeme tarihli 550.000 USD bedelli, 06.10.2008 ödeme tarihli 500.000 USD bedelli bonoların ise İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2011/21322 E. sayılı dosyasında davalı tarafından icraya konulduğunu, bonoların ... ölmeden 10 gün önce 03.10.2009 tarihinde ...'nin abisi davalı ... ciro edildiğini, takibin kesinleşmesi ile haciz konulan borçlu şirkete ait taşınmazın kıymet takdiri yapılarak satılması üzerine bu davanın açıldığını, cirodaki imza lehdar ...'ye ait olmadığından davalının meşru hamil sayılmayacağını, vadeden sonra yapılan cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, temel ilişkiden doğan defilerin devralan hamile karşıda ileri sürülebileceğini, cirodaki imzalar ...'ye ait olsa dahi ... tarafından verilen borçların, anılan sözleşmeler ile taşınmaz satış bedeline sayıldığı için, takibe konu senetlerin satış bedelinden düşülmek suretiyle ödenmesi ile konusuz kaldığını, senetlerin teminat olarak verildiğine dair sözleşmeye davalının da tanık olarak imza atması, fabrika binasının kiralanması ve taşınmazın satışı için Haluk...'ye yetki verilmesi nedeniyle davalının bu senetlerin bedelsiz kaldığını bildiğini ileri sürerek dava konusu icra takibi dosyalarında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, tahsil edilen bedelin alacaklıdan istirdadına ve %20 oranından az olmamak üzere tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.