Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/6479 · K. 2025/4174
1. Ceza Dairesi 2024/6479 E. , 2025/4174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/2185 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/154 Esas, 2021/88 Karar sayılı kararı ile 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının Açık Ceza Kurumunda infazı sırasında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 9/5. maddesi gereğince Covid-19 iznine ayrılmasını müteakip, covid iznindeyken 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi gereğince cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Bakırköy 3. İnfaz Hâkimliğinin 17.04.2023 tarihli ve 2023/2931 Esas, 2023/2916 Karar sayılı kararını takiben, hükümlünün yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle hakkında verilen denetimli serbestlik kararının kaldırılmasına, açık ceza infaz kurumuna iade edilmesine ilişkin İstanbul 2. İnfaz Hâkimliğinin 18.09.2023 tarihli ve 2023/6899 Esas, 2023/7248 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2023 tarihli ve 2023/2185 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 94660652-105-34-14914-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve 2024/6479 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve 2024/6479 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, her ne kadar İstanbul 2. İnfaz Hâkimliğinin 18.09.2023 tarihli kararı ile hükümlünün yasal süre içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle hükümlü hakkında verilen denetimli serbestlik kararının kaldırılmasına ve hükümlünün 5275 sayılı Kanun'un 105/A-6-a maddesi uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 1. maddesinde yer alan, "Kazaî merciler, 10.12.2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile vakıf yükseköğretim kurumları, il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılır." şeklindeki düzenlemeye nazaran, kazai mercilerce verilen kararların 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre tebliğ edilmesi gerektiği nazara alındığında; Hükümlünün Covid-19 kapsamında izinli iken, Bakırköy 3. İnfaz Hâkimliğinin 17.04.2023 tarihli ve 2023/2931 Esas, 2023/2916 Karar sayılı kararı ile cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/10167 Esas, 2021/12656 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bu kararın hükümlüye tebliğ edilmesinde zaruret bulunmasına rağmen anılan kararın hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair bir kaydın dosya içerisinde mevcut olmadığı, bu itibarla hükümlünün hakkında verilen denetimli serbestlik kararından usulüne uygun şekilde haberdar edilmemesi karşısında, yasal süresi içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle açık ceza infaz kurumuna iadesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.