Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/6488 · K. 2025/3753
1. Ceza Dairesi 2024/6488 E. , 2025/3753 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/22 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İmar kirliliğine neden olmak ve mühür bozma suçlarından Fethiye İnfaz Hâkimliğinin 09.08.2023 tarihli ve 2023/6191 Esas, 2023/6187 Karar sayılı içtima kararı ile 3 yıl 18 ay hapis cezasına hükümlü ...'nin, bu cezasının infazı sırasında, hükümlünün hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanması talebinde bulunması üzerine, adı geçen hükümlünün ilk kez 18.08.2023 tarihinde ceza infaz kurumuna alındığı, bu sebeple ceza infaz kurumuna giriş tarihinin 31.07.2023 tarihinden sonra olduğundan bahisle talebin reddine dair Seydikemer-Eşen Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 19.12.2023 tarihli ve 2023/3365 sayılı kararına yönelik şikayetin reddine ilişkin Fethiye İnfaz Hâkimliğinin 28.12.2023 tarihli ve 2023/9039 Esas, 2023/9186 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2024 tarihli ve 2024/22 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 94660652-105-48-6475-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve 2024/98171 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.10.2024 tarihli ve 2024/98171 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, adı geçen hükümlü tarafından cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine ilişkin talepte bulunması üzerine, Fethiye İnfaz Hâkimliğince, 5275 sayılı Kanun'un geçici 10/6. maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabilmek için hükümlünün cezasının 31.07.2023 tarihinden önce kesinleşmiş ve infaza başlamış olmasının gerektiği, düzenlemenin 31.07.2023 tarihi itibariyle ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüleri kapsadığından bahisle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, mercii mahkemesince itirazın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de, İnfaz dosyası kapsamına göre; Adı geçen hükümlünün 28.02.2022 tarihinde işlemiş olduğu imar kirliliğine neden olmak ve mühür bozma suçlarından Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2021/684 Esas, 2022/700 Karar sayılı kararı ile 3 yıl 9 ay ve 9 ay hapis cezalarına mahkum olduğu, anılan kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 13.07.2023 tarihli ve 2023/461 Esas, 2023/2502 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesi üzerine, hapis cezasının infazı için ilamın 02.08.2023 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, İlamın infazına 18.08.2023 tarihinde Seydikemer-Eşen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başlanıldığı, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 18.08.2023 tarihli ve 2023/10170 sayılı müddetnamesine göre koşullu salıverilme tarihinin 12.03.2026, hakederek tahliye tarihinin 08.02.2028 olduğu, 19.09.2023 tarihli Seydikemer-Eşen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yazısıyla Açık Ceza İnfaz Kurumuna nakledilen ve cezasını Seydikemer-Eşen Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz eden hükümlü tarafından denetimli serbestlik tedbirinden faydalanmak için talepte bulunulduğu anlaşılmakla, 15.07.2023 tarihli ve 32249 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. maddenin 2. fıkrasında yer alan, "31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir." şeklindeki düzenlemeden, 31.07.2023 tarihi itibarıyla Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin faydalanabileceği, beş yıl ve daha az süre kalma şartının 31.07.2023 tarihi itibarıyla sağlanması gerektiği nazara alındığında, Her ne kadar hükümlünün 31.07.2023 tarihinden önce 13.07.2023 tarihinde kesinleşmiş infazı gereken ilamı bulunmakta ise de, mahkemesince hapis cezasının infazı için ilamın 02.08.2023 tarihinde savcılığa gönderildiği ve infaz savcılığınca 09.08.2023 tarihinde yakalama emri düzenlenerek hükümlünün 18.08.2023 tarihinde yakalanarak ceza infaz kurumuna alındığı, geçici 10. maddeden yararlanılabilmesi için hükümlünün 31.07.2023 tarihi itibarıyla Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunması diğer bir anlatımla cezasının infazına başlanması gerektiği, ancak 13.07.2023 tarihinde kesinleşen ilamın 02.08.2023 tarihinde infaz için Cumhuriyet Başsavcılığına geç gönderildiği, her ne kadar anılan kanun hükmünün lafzından 31.07.2023 tarihi itibariyle infaz işlemleri devam eden hükümlüler hakkında uygulanabileceği anlaşılmakta ise de, hükümlünün sonradan kesinleşen Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli ve 2021/684 Esas, 2022/700 Karar sayılı kararı ile imar kirliliğine neden olmak ve mühür bozma suçlarından verilen 3 yıl 9 ay ve 9 ay hapis cezalarının suç tarihinin 28.02.2022 olduğu, 06.12.2022 tarihinde karar verildiği, anılan kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı ile 13.07.2023 tarihinde kesinleştiği, kararın kesinleştirme işlemlerinin tarihinin ise 02.08.2023 olduğu, anılan kararın kesinleştirme işlemlerinin geç yapılmasında hükümlünün bir kusurunun bulunmadığı ve sorumluluğunun hükümlüye yüklenemeyeceği gözetilerek itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.