Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2024/6887 · K. 2025/3615
10. Ceza Dairesi 2024/6887 E. , 2025/3615 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 14.11.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 05.06.2024 tarihli ve 2024/2969 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/67209 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/67209 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2017 tarihli kararının 14/11/2017 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 15/02/2019 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, erteli hapis cezasının aynen infazına ilişkin İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/08/2019 tarihli ve 2017/147 esas, 2017/451 sayılı ek kararının, İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2017 tarihli kararının kanun yararına bozulması halinde infaz kabiliyetinin bulunmayacağı gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09/12/2019 tarihli ve 2019/2360 esas, 2019/7718 karar sayılı ve Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 26/05/2016 tarihli ve 2016/1582 esas, 2016/3201 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının da bir önem arz etmediği nazara alındığında; Somut olayda, şüpheli hakkında İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01/03/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın tebliğ edilmediği, şüpheliye denetimli serbestlik sürecinde ya da kovuşturma sırasında hiçbir aşamada şüpheliye itiraz hakkının bildirilmediği gibi, tebliğ işlemi yapılmaksızın ve kararın kesinleşmesi beklenmeksizin erteleme kararının gereği için evrakın İnegöl Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiğinin anlaşılması karşısında, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.