V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli taşınmazın kayıp ve yitik kişilerden kaldığını, Mahkemece soyut nitelikteki beyanlara dayalı olarak karar verildiğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğunu ve bu tür yerlerin zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini belirterek ve re'sen görülecek nedenler ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz bölümü, Bitlis ili, Hizan ilçesi, ... köyünde 1988 yılında yapılan kadastro çalışmalarında kuru dere yatağı olarak tescil harici bırakılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünün davacı tarafından imar-ihya edildiği ve davacının zilyetliğinde bulunduğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma kararında işaret edilen hususların eksiksiz ve tam olarak yerine getirilmesi gerekir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında, davacının dayanak tapu kaydının tüm tedavülleri ve varsa haritası ile birlikte getirtilip dava konusu yere yöntemince uygulanarak çekişmeli bölümü kapsayıp kapsamadığının, dava konusu yerin kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikal eden yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerektiği belirtildiği halde Mahkemece tapu kaydı getirtilip yöntemince uygulanmamıştır. İlgili yerlerden taşınmazın öncesinde kaçak yitik kişilerden Hazineye intikal edip etmediğine dair evraklar sorulup getirilmediği gibi yerel bilirkişi ve tanıklardan da bu husus sorulup araştırılmamıştır. Ayrıca davacı taraf dava dilekçesinde çekişmeli bölümün zilyetlik hükümlerine dayalı olarak adına tescilini talep ettiği ancak keşifte ki beyanında bitişik eski 61 ada 2 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydının dava konusu bölümü de kapsadığı belirtildiği halde Mahkemece davacı tarafa 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesinde düzenlenen "Hakimin davayı aydınlatma ödevi" kapsamında, davacıya talebi açıklattırılmak suretiyle hangi hukuki sebebe dayandığı sorulup açıklattırılmamıştır.
Mahkemece yapılan zilyetlik araştırması da hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. Somut olayda, dava konusu bölümün imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, davacının aynı çalışma bölgesinde kayıtsız ve belgesizden taşınmaz edinip edinmediğinin, edinmiş ise miktarı yöntemince araştırılmamıştır.
Öte yandan, çekişmeli bölümün önceki ve şimdiki vasfı hususunda yerel bilirkişi beyanları ile bilirkişi raporu arasında çelişki oluştuğu halde Mahkemece bu çelişki giderilmediği gibi hangisine ne sebeple üstünlük tanındığı kararda tartışılıp açıklanmamıştır. çekişmeli taşınmaz bölümünün imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp tamamlandığı hususları net olarak belirlenmemiştir. Ziraat mühendisi ve jeoloji mühendisinden alınan bilirkişi raporunda taşınmaz bölümün eğiminin ortalama %25-30 olduğu belirtildiğinden dosyada orman araştırılması yapılması gerekirken bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmaması da isabetsiz olmuştur.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında dava dilekçesi açıklattırılmalı, böylece davacının hangi hukuki sebebe dayandığı kesin olarak belirlenmeli, çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı ilgili belediyelerden sorularak belirlenmeli, imar planı kapsamında kaldığının anlaşılması halinde imar planının onaylı bir örneği dosyaya getirtilmeli, davacının kadastro çalışmaları sonucu belgesizden taşınmaz edinip edinmediği, edinmiş ise miktarı tapu ve kadastro müdürlüğünden sorulup belirlenmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, kadastrocu/fen bilirkişisi, ziraat mühendisi ve orman mühendisi bilirkişisi katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, şayet davacı taraf hukuki sebep olarak tapu kaydına dayandığını açıklar ise o zaman keşif sırasında tapu kaydının haritası uzman teknik bilirkişi eliyle zemine uygulanarak kapsamı yöntemine uygun biçimde belirlenmeli, tapu kayıt uygulamasında varsa kaydın revizyon gördüğü parseller de dikkate alınmalı, fen bilirkişisinden keşfi denetime elverişli rapor düzenlemesi istenilmeli ve çekişmeli bölümün tapu kayıt kapsamında kalıp kalmamasına göre karar verilmelidir.
Şayet davacı taraf hukuki sebep olarak zilyetlik hükümlerine dayandığını açıklar ise o zaman ziraat mühendisi bilirkişisinden çekişmeli taşınmaz bölümünün toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi belirtir nitelikte, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri mühendisi vasıtasıyla hava fotoğrafları ve en eski uydu fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak taşınmaz bölümünün önceki ve şimdiki niteliği, taşınmaz bölümü üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihi ayrı ayrı net olarak ortaya konulmalıdır.
Orman mühendisi bilirkişiden çekişmeli taşınmazın varsa kesinleşmiş orman tahdit hattının kapsamında kalıp kalmadığı, orman ya da orman içi açıklık vasfı taşıyıp taşımadığı ve ormandan açılıp açılmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor alınmalıdır.
Çekişmeli taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, kaçak-yitik kişilerden kalıp kalmadığı, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi hakka istinaden kullanıldığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı yerel bilirkişi ve tanıklardan etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalıdır.
Mal Müdürlüğü, İl Özel İdaresi ve Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı yazılarak dava konusu yerin kaçak ve yitik kişilerden Hazineye intikal eden yerlerden olup olmadığı sorulmalı, varsa kayıt ve belgeleri istenilerek taşınmaz başında yerel, teknik bilirkişiler ve tanıklar aracılığı ile uygulanmalı, komşu parsellerin dayanak kayıtlarının çekişmeli taşınmaz yönünü ne şekilde okuduğu belirlenmelidir.
Yukarıda değinilen hususlar yerine getirilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi doğru değildir.