Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2024/6999 · K. 2024/14784
2. Ceza Dairesi 2024/6999 E. , 2024/14784 K. "İçtihat Metni"
KANUN YARARINA BOZMA
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/280 E., 2016/167 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma SUÇLARIN TARİHİ : 22.07.2013
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58107 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 09/04/2018 tarihli ve 2018/616 esas, 2018/4761 karar sayılı ilamında "Kurum zararının soruşturma aşamasında ödenmesi hâlinde TCK'nın 168/5. fıkrası gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerekli olduğu, bu konuda soruşturma aşamasında yapılması gerekip yapılmayan usûl işlemlerin kovuşturma aşamasında tamamlanması sebebiyle bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip, verilecek makul sürede ödenmesi hâlinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği, TCK'nın 168/5 ve CMK'nın 223/8. fıkraları uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediği için suç tarihine göre düşme kararı verileceği, ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi hâlinde, tebligat yapılıyor ise makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde, eksik kovuşturma ile mahkûmiyet hükmü kurulması,.." şeklinde belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesi uyarınca sanığa etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp, talep etmesi hâlinde zararı gidermesi için kendisine süre verilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği cihetle, Somut olayda, sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmadığı gibi kovuşturma aşamasında Mahkemesince 03/02/2015 tarihli oturumda ilgili kurumdan gelen cevabi yazıda sanık tarafından borcun ödendiğinin bildirildiğinin tutanağa bağlandığı, diğer yandan sanık tarafından dosyaya sunulan 25/12/2014 tarihli dekont içeriğinden kurum zararının giderildiğinin anlaşıldığı nazara alınarak, karşılıksız yararlanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/03/2016 tarihli ve 2015/1121 esas, 2016/111 karar ve Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23/03/2016 tarihli ve 2016/813 esas, 2016/5277 karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere, sanığın kaçak elektrik kullandığının tespiti üzerine elektrik dağıtım ve satış yetkisine sahip Akdeniz Edaş A.Ş. yetkililerince sanığa ait sayacın mühürlendiği, kamu güvenine karşı işlenen suçlardan olan mühür bozma suçunun oluşabilmesi için mühürleme yetkisinin kanunî dayanağının bulunmasının gerekli olduğu, elektrik dağıtım ve satış yetkisinin özel hukuk kişilerine devrine ilişkin yasal düzenlemelerde özelleştirme sonrasında özel şirketlere mühürleme yetkisi verildiğine dair hüküm bulunmadığı gibi kamusal faaliyetin özel hukuk kişileri eliyle ihale yoluyla yürütülmesinin bahse konu görevlileri kamu görevlisi haline getirmeyeceği, bu itibarla mühür bozma suçunun hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmediği cihetle beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.