1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların dava konusu 1156 ada 1, 1184 ada 1, 1189 ada 7, 1191 ada 1, 1198 ada 1, 1198 ada 5, 1199 ada 1, 1200 ada 1, 1201 ada 1, 1203 ada 1, 1204 ada 1, 1247 ada 1, 1247 ada 2, 1247 ada 3, 1247 ada 4, 1248 ada 2, 1248 ada 3, 1253 ada 3, 1253 ada 4, 1254 ada 2, 1268 ada 6, 1278 ada 1, 1293 ada 1, 1294 ada 2, 1338 ada 2, 1339 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarda ortak miras bırakanları ...'dan; 1156 ada 1, 1172 ada 4, 1174 ada 4, 1178 ada 1, 1179 ada 1, 1185 ada 2, 1186 ada 1, 1187 ada 2, 1332 ada 2 ve 1346 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarda ortak miras bırakanları ... intikal eden hak ve hisselerini 06.08.1996 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul kat'i satış senedi ile satmayı vadettiklerini, satış bedelinin ödendiğini ve zilyetliğin teslim edildiğini, davaya konu taşınmazların sözleşmenin düzenlendiği tarihte itirazlı taşınmazlar olduğunu, davalıların miras payları tapuda adlarına intikal gördüğü halde paylarını müvekkillerine devre yanaşmadıklarını belirterek, dava konusu taşınmazlarda davalılar adına kayıtlı payların müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davaya konu satış vaadi sözleşmesinin hile yoluyla müvekkilinin hulüs ve saffetinden kaynaklanarak düzenlendiğini, müvekkilinin okuma yazmasının olmadığını ve müvekkilinin Türkçe bilmediğini, müvekkilinin sözleşmenin muristen kalan taşınmazlarla ilgili intikal ve benzeri işlemleri yapmak üzere düzenlendiği zannıyla hareket ettiğini, müvekkiline ödeme yapılmadığını, davacının bu taşınmazları satın alacak ekonomik gücünün olmadığını, sözleşme tarihinde murisin mallarının dahi belli olmadığını ileri sürerek, satış vaadi sözleşmesinin iptaline, geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... vekili ile asıl davada bir kısım davalı-birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ek kararıyla davalı ... vekilinin verilen süre içerisinde temyiz harcını yatırmaması nedeniyle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. 07.04.2022 tarihli tahsis şerhi ile 30.03.2022 tarihli ek kararın 1. maddesinin asıl davada bir kısım davalılar-birleşen davada davacılar vekili Av. ...'un asıl dava yönünden temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asıl davada bir kısım davalı-birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Asıl davada bir kısım davalı-birleştirilen davada davacılar vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde; temyiz harçlarının süresi içerisinde yatırılmasına rağmen temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmalarına dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava 06.08.1996 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul kat'i satış senedinin iptali ve geçersizliğinin tespiti istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 27, 29, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 39 ve 237 inci maddeleri,
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 297 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. 30.03.2022 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, asıl davada davalı- birleştirilen davada davacılar vekilinin eksik temyiz başvurma ve karar harcını verilen kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırmadığı gerekçesiyle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince eksik temyiz harcının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanmasına yönelik 08.03.2022 tarihli muhtıranın 13.03.2022 tarihinde adı geçen vekile tebliğ edildiği ve 15.03.2022 tarihinde eksik temyiz harçlarının mahkeme veznesine yatırıldığı anlaşıldığından 30.03.2022 tarihli ek kararın ve 07.04.2022 tarihli tashih kararının kaldırılmasına karar verilerek işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2. Asıl davada davalı ... vekili ile asıl davada bir kısım davalı-birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özelikle asıl davada davalı ... yönünden davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davaya konu ... Noterliği 06.08.1996 tarihli 1996 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul kat'i satış senedinde, "... (...)'in ölümüyle bize de diğer varisler meyanında irsen ve teselsülen intikali gereken, veraset ilamı uyarınca hakkımıza düşen Tunceli ili, Atataürk mahallesindeki 110/15, 112/3, 112/7, 112/12, 112/15, 129/5, 130/32, 130/20, 131/11, 130/22, 130/24, 130/26, 114/20, 104/4, 108/3, 107/42, 107/47, 107/53, 107/54, 130/12 ada ve parsel numaraları ile yine ada ve parsel numaraları yazılmayan tüm gayrimenkullerimizi 60.000.000 TL bedeller ...'a kat'i olarak sattık, paramızı hericen ve nakten aldık,......'in ölümü ile bizlere miras olarak kalan Tunceli İli, Merkez, ... mahallesi hudutları dahilinde kain taşınır ve taşınmaz miras payımızı ...'a sattık, bedeli olan 60.000.000 TL nakten ve peşin olarak haricen aldık. Bu taşınmazlardaki hisselerimizi, tapusu alınmış olanların tapusunu, istediği zaman kendisine vermeyi, hiçbir hak talep etmeksizin taahhüt ederiz. Tapusu itiraz nedeniyle çıkmamış olanların ise davalar karara bağlanıp, tapusu alındığında vereceğimiz gibi bu senedi mahkemeye ibraz etmek suretiyle, bizim hissemizi kendi adına tescil talebinde bulunmakta serbesttir." ifadelerinin yer aldığı görülmektedir.
Davaya dayanak düzenleme şeklinde gayrimenkul kat'i satış senedinin açıklanan bu içeriği gözetildiğinde; takrir verenler ..., ... ve ...'in sözleşmeye konu taşınmazlarda miras bırakanları ...'ten intikal eden hak ve hisselerini davacıya devretmeyi vadettikleri; davacının dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazların sözleşmenin yapıldığı sırada itirazlı taşınmazlar olduğunu belirttiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu taşınmazların ilk tesisinden itibaren tedavüllü tapu kayıtları, kadastro tutanakları, tapu kütük sayfaları, intikallere dayanak belgeleri ve şuyulandırma cetvelleri ile tarafların miras bırakanı ... ...'ın mirasçılık belgesi temin edilip, sözleşmeye konu taşınmazlarla dava konusu taşınmazlar arasındaki irtibat sağlandıktan sonra sözleşmeye konu paylar tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenerek bu paylar yönünden tescil hükmü kurulması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi ve iptal edilen paylar hükümde açıkça belirtilmeyerek infazda tereddüt meydana getirecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.