Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2024/767 · K. 2025/143
3. Hukuk Dairesi 2024/767 E. , 2025/143 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/741 E., 2022/718 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/104 E., 2019/717 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ... Müdürlüğünce müvekkiline 12.04.2018 tarihinde dava dışı ... Strafor Nakliye Sanayi ve Mineral Ses/Isı İzolasyon İmalatı Ltd. Şti. ne borçlu olduğundan bahisle haciz ihbarnamesi gönderildiğini, bu haciz ihbarnamesinin müvekkili şirket yetkilisine 20.04.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, tebliğ edilen haciz ihbarnamesine karşı 30.04.2018 tarihinde itirazda bulunulduğunu, itirazın süresinin 3 gün geçtikten sonra yapıldığını, müvekkili şirketin davalı tarafa borcu olan dava dışı şirkete borçlu olmayıp aksine bu şirketten alacaklı olduğunu bildirir dilekçe sunduğunu, bu dilekçenin ekinde itirazlarını ve dava dışı şirketten alacaklı olduğunu gösterir 2016-2017-2018 yılları cari hesap muavin defter ve dökümleri ile çek alındı bordroları, tahsilat tediye makbuzlarını sunduğunu, davalının sunulan belgeleri yeterli bulmayarak müvekkili şirket aleyhine 655.415,00 TL'lik icra takibi başlatıp ödeme emri gönderdiğini ileri sürerek; davanın kabulü ile müvekkilinin dava dışı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafından başlatılan 655.415,00 TL bedelli icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacı şirketin haciz bildirisine karşı yasal süresi geçtikten sonra müvekkiline itirazda bulunduğunu, itiraz dilekçesi ekinde gönderilen belgelerin eksik olduğunu, müvekkiline ibraz edilen muavin defter kayıtlarına göre davacının dava dışı amme borçlusu şirketten 2016-2017 ve 2018 yıllarında toplam 895.438,04 TL tutarında mal alışı olduğunu, bu alışlara karşılık toplam 855.970,00 TL tutarında ödeme yapıldığının tespit edildiğini, muavin defter kaydının 10.11.2017 tarihli fiş kaydında 2 adet faturanın ödeme belgesi olarak kaydedildiğini, bu faturaların iade faturası olduğu düşünülmekle beraber faturalar ibraz edilmediğinden ödeme olarak kabul görmediğini, yine 22.10.2016 ve 56 nolu tediye makbuzunun satıcıdan 3.790,00 TL nakit para alındığı halde mal alışı olarak 02.01.2017 tarihli yevmiye kaydına işlendiğini, bu kaydın fazla yapılan bir ödemenin iadesi olduğunun anlaşıldığını, muavin defter kaydındaki 20.04.2018 ve 24.04.2018 tarihlerindeki ödemelerin haciz bildirisinin tebliğ tarihi ve sonrasında yapıldığından bildirilen toplam ödemeye dahil sayılmadığını, muavin defter kaydına, mal alışlarının başladığı 10.09.2016-31.12.2016 tarihleri arasında ödemelerin gerçekleştiği gösterildiği halde kayda geçirilmediğini, bu ödemelerin toplu şekilde 2017 yılı başında kayda geçirildiğini, bu nedenle muavin defter kaydının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından gönderilen itiraz dilekçesi ekinde ödemeleri ispat edici belgelerin tam olarak sunulmadığını, davacı tarafından ibraz edilen belgelere göre mal alış toplamının 895.438,04 TL, ödemelerin 855.970,00 TL olduğu, 39.468,04 TL haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibariyle davacı şirketin borçlu olduğunu, müvekkilince davacıya toplam 39.468,04 TL tutarında ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiğini, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacının alacağın %10'u tutarında inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.