Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2024/7745 · K. 2025/205
9. Ceza Dairesi 2024/7745 E. , 2025/205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1287 E., 2024/1412 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, okuluna gitmekte olan katılan mağdureyi aracına alarak cebir kullanmak suretiyle cinsel organını katılan mağdurenin cinsel organına ve bacaklarına sürtmek ve katılan mağdurenin göğüslerini okşamak suretiyle cinsel istismarda bulunduğu şeklindeki kabul ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sanığın atılı eylemi gerçekleştirmediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.