İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/7761 · K. 2025/912
- Esas No
- 2024/7761
- Karar No
- 2025/912
- Karar Tarihi
- 21.01.2025
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2024/7761 E. , 2025/912 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/201 E., 2024/373 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/219 E., 2023/105 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ile davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde özetle; sigortalının 10.02.2012 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı ... Mühendislik... Ltd. Şti. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkililerine herhangi bir kusur izafe edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı .... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalı Kurum yönünden husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar vermesini talep etmiştir.
3.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
A) Davacının asıl dava ve birleşen Kahramanmaraş 2. İş Mahkemesine ait 2016/511 E sayılı dosyadaki davalılara yönelik sürekli iş göremezlilikten dolayı uğradığı maddi tazminat talebinin kabulü ile 2.735.248,03 TL'nin kaza tarihi olan 10.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
B) Davacının asıl dava ve birleşen Mahkememize ait 2020/162 E sayılı dosyadaki davalılara yönelik manevi tazminat talebinin kabulü ile 300.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 10.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
C) Davacının asıl davadaki tedavi masrafları için uğradığı maddi tazminat talebinin reddine,
D) Davacının asıl davadaki hastane ve evdeki bakım için (bakıcı gideri) uğradığı maddi tazminat talebinin kabulü ile 100,00 TL'nin kaza tarihi olan 10.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Mühendislikten tahsili ile davacıya verilmesine,
E) Birleşen Mahkememize ait 2022/36 E sayılı dosyadaki davacının davalılara yönelik sürekli iş göremezlik nedeniyle uğradığı maddi tazminat talebinin derdestlik nedeniyle reddine,
F) Birleşen Mahkememize ait 2022/36 E sayılı dosyadaki davacının, davalı ... Mühendislik Ltd. Şti.'ye yönelik bakıcı gideri talebinin derdestlik nedeniyle reddine,
G) Birleşen Mahkememize ait 2022/36 E sayılı dosyadaki davacının, davalılar ... ve ...'e yönelik bakıcı gideri talebinin kabulü ile 1.800.000,00 TL'nin taburcu olma tarihi olan 16.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, davacının tedavi ve bakım giderlerine yönelik hüküm kurulmadığını, davacının davalı tanığı Mustafa'nın beyanına göre hat ustası olarak çalışmasına rağmen asgari ücret aldığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, Ordu Ticaret Odası yazısının emsal ücret olarak dikkate alınarak davacının günlük 120,00 TL ücret aldığının kabulü gerektiğini, ilk raporda taleplerine aykırı hesaplama yapılmışsa da, 2. ek raporda davacının bu ücret üzerinden tazminat hesabı yapılmasına rağmen Mahkemece gerekçesiz olarak kabul edilmediğini, meydana gelen kazada davacının kusuru bulunmadığını, işverenin gerekli denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ayrıca davacıya gerekli iki halatlı paraşüt tipi emniyet kemeri verilmediğini, direğe çıkış-iniş sırasında hem de direk üzerinde çalışırken işçilerin kemeri takabilecekleri gerekli düzenek ve sistemin kurulmadığını, gerekli eğitim ve kontrollerin yapılmadığını, gerekli iş güvenliği ekipmanlarının verilmediğini bu nedenle işçinin kusurundan söz edilemeyeceğini, davacının zararının karar tarihine en yakın tarihteki asgari ücrete yapılan artışlar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının bakım ve tedavi gideri bakımından belge sunmasına gerek kalmaksızın bu taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada anılan birçok mahkeme kararında ve SGK İş Müfettişi raporunda kendilerine kusur izafe edilmediği halde hükme esas alınan raporda %20 kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, kazanın davalının iş sahasında meydana gelmediğinden kontrol imkanının da bulunmadığını, Yapım İşleri Genel Şartnamesi 9/4 maddesine göre iş sağlığı ve güvenliği husunda eğitim verilmesi, koruyucu ekipman temini ve kullanımının sağlanması hususlarının yüklenici firmaya ait olduğunu, işin anahtar teslimi olarak verilmesi nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığını, davacı ve diğer davalıların kusuru nedeniyle illiyet bağı kesildiğinden ve kaçınılmazlık hali bulunmadığından kendilerine kusur atfedilemeyeceğini ileri sürmüştür.
3.Davalı ...... Ltd. Şti. ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının geçirdiği iş kazası sırasında kendisine zimmetlenen iş güvenlik ekipmanlarını kullanmaması nedeniyle iş kazasının meydana geldiğinin davacı ve tek görgü tanığı ... ...'ın beyanı, olay yeri inceleme raporu ile sabit olduğunu, mevcut dosya ve ceza davası dosyasında alınan kusur raporlarını kabul etmediklerini, itirazlarının dikkate alınmadığını, Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliği 7. bölüm 61. madde uyarınca davalı ...'e ve şantiye şefine kusur atfedilemeyeceğini, Ceza Mahkemesince alınan kusur raporunda nispeten haklılıklarının tespit edildiğini, kazanın tamamen davacının işverenin emir ve talimatlarına aykırı davranarak paraşüt tipli emniyet kemerini kullanmaması nedeniyle ağır kusurundan kaynaklandığının göz ardı edildiğini, iş sahasının büyüklüğü dikkate alındığında emniyet kemeri takılması dışında başka bir iş güvenliği önleminin bulunmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, Yapı İşlerinde Sağlık Ve Güvenlik Yönetmeliği 5. madde, Kişisel Koruyucu Donanımların İş Yerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelik 6, 8. maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 13, 19. maddelerine göre paraşüt tipli emniyet kemerini kullanma yükümlülüğünün işçide olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, maddi tazminat miktarına göre daha düşük miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 10.02.2012 tarihinde davalı şirkete ait işte enerji nakil hattı beton direği üzerinde hat iletken telinin çelik halat ile gerdirilmesi işi yaptığı sırada çelik hattın kopması sonucu dengesini kaybederek düşmesi sonucu iş kazası geçirdiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile iş kazasının meydana gelmesinde davacıya %30, davalı şirkete ise %40, davalı ...'a %10, davalı ...'ye %20 oranında kusur atfedildiği, davacının maluliyetinin %100 olarak kesinleştiği, Mahkemece hükme esas alınan 08.03.2019 tarihli kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 6331 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, raporun gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, yüklenen kusur oranlarının dayanakları belirtilmek, kazanın davalı işverenin gerekli denetim ve gözetim yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davacının emniyetsiz şekilde çalışmasına engel olmadığı, davalı ...'ın kusur, gözetim ve koordinasyonu sağlamaması, davalı ...'ın işveren vekili olarak gerekli önlemlerin alınmasında tedbirsiz davranması nedeniyle meydana geldiği de gözetilerek tespit edildiği anlaşıldığından kusur oran ve aidiyetlerine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediği, ayrıca davacının maddi tazminat alacağının tarafların tespit edilen kusur raporuna göre hesap bilirkişi tarafından tespit edilerek hüküm altına alındığı yapılan hesaplamada bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının ücretinin emsal ücret araştırması ve talebiyle bağlı kalınarak tespitinin yerinde olduğu, davacının tedavi gideri ve bakım giderine yönelik davasını ispat edemediği anlaşıldığından bu yönüyle taraf itirazları da yerinde görülmediği, Mahkemece hükme esas alınan 08.03.2019 tarihli kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 6331 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, raporun gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli olduğu, yüklenen kusur oranlarının dayanakları belirtilmek, kazanın davalı işverenin gerekli denetim ve gözetim yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davacının emniyetsiz şekilde çalışmasına engel olmadığı, davalı ...'ın kusur, gözetim ve koordinasyonu sağlamaması, davalı ...'ın işveren vekili olarak gerekli önlemlerin alınmasında tedbirsiz davranması nedeniyle meydana geldiği de gözetilerek tespit edildiği anlaşıldığından kusur oran ve aidiyetlerine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmediği, ayrıca davacının maddi tazminat alacağının tarafların tespit edilen kusur raporuna göre hesap bilirkişi tarafından tespit edilerek hüküm altına alındığı yapılan hesaplamada bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının ücretinin emsal ücret araştırması ve talebiyle bağlı kalınarak tespitinin yerinde olduğu, davacının tedavi gideri ve bakım giderine yönelik davasını ispat edemediği anlaşıldığından bu yönüyle taraf itirazlarının yerinde görülmediği, tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, davacının duyduğu elem ve acı, olay tarihi, dosya kapsamı gözetildiğinde Mahkemece davacı lehine takdir edilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun bulunduğu, davalı asıl işveren ... ile alt işveren şirketin birlikte dava konusu alacaklardan ötürü davacılara karşı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. maddesinin son cümlesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan davalının kusur ve sorumluluğu olmadığı noktasındaki istinaf itirazının yerinde görülmediği, davaya konu iş kazasından kaynaklı tazminat davalarında davacının maddi tazminat alacağının tespiti, yargılama sürecinde taraflarca gösterilecek delillere göre belirlenip hesap edilecek olmasına göre davanın açıldığı tarih itibariyle davacının maddi tazminat alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyecek olması nedeniyle ve hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu hususu da dikkate alınarak davayı 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesine dayalı belirsiz alacak davası olarak değerlendirerek somut olayda da davalı ... Mühendislik'ten talep edilen bakıcı gideri asıl davada aynı davalıdan talep edildiğinden derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ...... Ltd. Şti. ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. ve 77. maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4. maddeleridir.
3. Değerlendirme
1. Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır.
3.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacı ve davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirildiği hususları da dikkate alınarak, tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı alınmayan temyiz harcının davacıdan alınmasına,
4. Aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan sorumlulukları oranında alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.