Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · E. 2024/789 · K. 2024/725
Hukuk Genel Kurulu 2024/789 E. , 2024/725 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/6 E., 2024/10 K. KARAR : Davanın reddine 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi 4. Davacı vekili; Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/297 Esas sayılı dosyasında açmış oldukları davada müvekkili lehine 165.000,00 TL'nin tahsiline karar verildiğini, mahkeme kararının 26.12.2017 tarihinde davalı vekiline tebliğ olunduğunu, yasal istinaf süresinin 09.01.2018 tarihinde dolduğunu, ancak tebliğ edilen vekilden başka bir vekilin 16.01.2018 tarihinde istinaf dilekçesi verdiğini, Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun süresinde olduğu yazılarak dosyanın istinaf mahkemesine gönderildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 02.03.2018 tarihli kararında istinaf süresinde kabul edilerek dosyaya bakmakta görevli olan mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğu belirtilerek kesin olmak üzere ilk derece mahkemesinin kararının kaldırıldığını, daha sonra başvuruları üzerine aynı Dairece istinaf başvurusunun süresinde olmadığı, iş yoğunluğu nedeniyle verilen kararın maddi hata sonucu verildiğinden bahisle kararın kaldırıldığını ve davalı vekilinin eski hâle getirilme talebinin reddine karar verilerek davalı vekilinin istinaf talebinin süreden reddedildiğini, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince ek kararın usule aykırı olduğu belirtilerek bozulduğunu ve dosyanın görevsizlik nedeniyle Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiğini, bu arada davalı tarafın Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/297 Esas sayılı dosyası ile karşı dava açtığını, karşı davanın tefrik edildiğini, karşı davada verilen kararın istinaf edilmesi üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesine gönderildiğini, anılan Dairenin kararı ile dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesine gönderildiğini, dosyanın hâlen orada beklediğini, davaya konu kararın İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 2018/287 Esas sayılı dosyasıyla icra takibine konulduğunu, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin icranın geri bırakılması kararı nedeniyle alacağın tahsil edilemediğini, dosyanın ticaret mahkemesine giderek yeniden görüleceği ve ne zaman tahsil edileceğinin belli olmadığını, hatalı kararlar nedeniyle müvekkili alacaklının alacağına kavuşamadığını ve zarara uğradığınıileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı vekili; 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 46 ncı maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı 6. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.06.2024 tarihli ve 2020/6 Esas, 2024/10 Karar sayılı kararı ile; “…6100 sayılı HMK'nın 46/1-a bendine göre hakimin sorumlu tutulabilmesi için hakimin taraflardan birini kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olmasını yasal bir hukuki sorumluluk hali olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Hakimin bu bent hükmüne göre hukuken sorumlu tutulabilmesi için kararın salt hukuka aykırı olması yeterli değildir. Hakim hukuka aykırılığı taraflardan birini kayırma veya taraf tutma yada taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle yapmış olmalıdır. Bunun dışında kanunda belirtilmemiş olmasına rağmen hakimin kasten hukuka aykırı karar vermesi gerekir. HMK'nın 46/c bendine göre hakimin sorumlu tutulabilmesi için (a) bendinde olduğu gibi subjektif bir unsura yer verilmemiş fakat "açıkca kanuna aykırılık" şartı aranmıştır. Bir kanun hükmü farklı bir anlam yüklenemeyecek şekilde açık ve kesin değilse bir başka deyişle hakim görüşünü hukuki dayanaklara ve bilimsel görüşlere dayandırılarak farklı bir bakış açısı getirilmiş veya delillerin takdirinden elde ettiği bir kanaat ile uyuşmazlığı sonuçlandırmış ise artık burada hakimin sorumluluğundan bahsetmek mümkün değildir. Yukarıda belirtilen sorumluluk sebeplerinin hakimin yargısal faaliyetinden dolayı sorumlu tutulabilmesi için davacı tarafından ispat edilmiş olması gerekir. Hakimlerin kararlarını kişisel kin ve husumetle verdiklerine dair iddialarını ispata yarayacak somut herhangi bir kanıt veya belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşıldığından dava konusu bu olayda hukuki sorumluluk koşullarının hiçbirisinin gerçekleşmemiş bulunduğu bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Dava esastan reddedilmiş olduğundan, 6100 sayılı HMK'nın 49. maddesi uyarınca davanın 1.000,00 TL disiplin para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi ve manevi tazminat davasının reddine, 2-HMK'nın 49. maddesine göre takdiren 1.000,00 TL disiplin para cezasının davacıdan tahsiline ve Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 1.024,65 TL'den düşümü ile kalan 597,05 TL'nin davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL, manevi tazminat davası yönünden 32.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, tensiben yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile karar verildi. 25/06/2024” karar verilmiştir. Kararın Temyizi 7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.