Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2024/7916 · K. 2025/1628
1. Ceza Dairesi 2024/7916 E. , 2025/1628 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1720 E., 2021/2882 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 21.10.2024 tarihli ve 2023/1113 Esas, 2024/6771 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2024 tarihli ve 1-2022/14700 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi uyarınca yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; "Tüm dosya kapsamına göre; sanık ... ile mağdur ...'in önceden birbirlerini tanımadıkları, olay günü sanık ...'nin 06 DNJ ... plakalı aracıyla trafikte seyir halindeyken hatalı manevra yapması üzerine 06 J ... plakalı ticari minibüsü sevk ve idare eden ve o sırada 12 yolcu taşımakta olan mağdur ...'ın korna çalarak sanığı ikaz ettiği, tarafların akan ve zaman zaman da duran trafikte yan yana şeritlerde durduklarında içeriği anlaşılamayan ve kısa süren bir tartışma yaşadıkları, sonrasında mağdurun kullandığı minibüsün hareket ederek yoluna devam etmesi üzerine, minibüsün arkasında kalan sanığın 6136 sayılı Kanun kapsamında kalan ruhsatsız tabancası ile minibüsün arka camından giriş yapacak şekilde bir el ateş ettiği, dosyadaki tutanak ve bulgular ile kamera görüntülerine göre minibüsün arka camından giren merminin camı parçaladığı, koltuğu delip geçerek araç içinde bulunan yolcuların panikle başlarını eğmelerine neden olduğu ve kimseye isabet etmeden aralarından geçerek, şoför mahallinin cam ile tavanın birleştiği kısmına, mağdurun kafasının sol üst tarafına yakın olacak şekilde isabet ettiği, deforme mermi çekirdeği gömlek parçasının ise ön konsolda klima ve vitesin bulunduğu yere düştüğü, sanığın ateş ettikten sonra aracına binerek minibüsü takip ettiği ancak mağdurun ara sokaklara girerek takipten kurtulduğu anlaşılan olayda; Sanık savunmasında; mağdurun kendisine küfretmesi üzerine sinirlenerek çalışmadığını düşündüğü ve tamir için yanında bulundurduğu tabancayı mağdura doğrulttuğu sırada anlayamadığı şekilde silahın ateş aldığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir. Somut olayın değerlendirilmesinde; Sanığın trafiğin en yoğun olduğu ve Ankara'nın merkezi sayılan Batıkent bölgesinde ana cadde üzerinde tartıştığı içerisinde çok sayıda yolcunun bulunduğu minibüsün şoförü olan mağduru hedef alarak, ateş ettiği ve merminin minibüsün arka camından girip koltuğu delip geçerek şoför mahalline yakın bir yere isabet ettiği hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Yine sanığın kullandığı araç ve mağdurun kullandığı minibüsün yan yana geldiği sırada gerçekleşen tartışmadan sonra sanığın geride kalmayı tercih ederek, öldürücü nitelikteki tabanca ile mağdura isabet etmesi mümkün bir açıdan ateş ederek eylemi gerçekleştirdiği, daha sonra da eylemden vazgeçmediği ve minibüsçüyü takip ettiği sabit olup, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin benzer olaylardaki uygulamaları da nazara alındığında, araç içindeki hedeflere yönelik silahlı saldırı eylemlerinde, kullanılan silahın niteliğine göre mermi veya saçma tanelerinin isabet ve yoğunlaşma bölgeleri sanığın suç kastını belirlemede ölçüt olarak ele alınmakta, özellikle aracın kapıları, cam bölgeleri gibi yerlere kaydedilen isabetlerde araç içinde bulunan şoför veya yolcuların isabet almasının hedeflendiği kabul edilmektedir. Somut olayda, sanığın trafikte tartıştığı şikayetçinin kullandığı araca arka taraftan ve özellikle camlı kısmı hedefleyerek yaptığı atışın koltuklarında seyahat etmekte olan 12 yolcudan herhangi birine isabet etmeyip şoför olan şikayetçinin baş bölgesinin çok yakınında koltuğun üzerindeki tavan döşemesine gelmesi, arka camın hemen önündeki koltuğun başlık kısmında mermi sıyırması izinin bulunması, olay öncesi yaşanan kısa süreli tartışma, kullanılan elverişli silah ve mağdurun ara sokağa girerek takipten kurtulması birlikte değerlendirildiğinde sanığın isabet kastı ile hedef gözeterek ateş ettiği ancak elinde olmayan nedenlerle neticenin gerçekleşmediği, eyleminin korkutma ve gözdağı vermenin çok ötesine geçerek öldürmeye teşebbüs boyutuna ulaştığı zira tehdit kastı ile hareket etse idi, havaya veya başka bir istikamete doğru ateş etmesinin mümkün bulunduğu değerlendirilmiştir. Buna göre; sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu kanaatine varıldığından, kasten öldürmeye teşebbüs etmek suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi yerine eylemin zincirleme şekilde silahla tehdit suçunu oluşturduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesinin isabetli olmadığına" ilişkindir.