V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle;
a. Her müvekkilinin alacağı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... İnşaat Turizm ve Dekorasyon Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Müvekkil şirket ile diğer davalı şirket arasındaki ilişkinin, alt işveren - asıl işveren ilişkisi olmadığı, muvazaalı bir ilişki olduğu ve bu anlamda, çalışanların, en başından beri, diğer davalı şirketin işçisi olduğuna dair, kesinleşmiş Mahkeme kararı bulunması sebebiyle, öncelikle, müvekkil şirket açısından, husumet yokluğundan, işbu davanın reddinin gerektiğini, esas açısından ise, dosyaya yansıyan delil durumuna göre, iş kazasının, kazayı yapan işçinin kendi kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin açık olduğunu, bu anlamda, iş kazasının meydana gelmesinde, müvekkil şirketin her hangi bir kusurunun bulunmamasına rağmen, Mahkeme tarafından, kusur raporlarına karşı yapmış oldukları itirazlarının hiç biri değerlendirilmeksizin, müvekkili şirket aleyhine hüküm kurulmasının da, hukuka aykırı olduğunu,
b.Mahkeme tarafından, diğer davalı şirketin, mevcut davanın, sigorta şirketine ihbar edilmesine yönelik talebinin, hukuka aykırı olarak reddedilerek hüküm kurulmasının da, doğru olmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Müvekkili şirketin, iş sağlığı ve güvenliği hususunda, görev ve sorumluluklarını tam olarak yerine getirdiği gibi, kazalı işçiye de, ifa ettiği görev kapsamında, iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin de verildiğini, bu bakımdan, iş kazasının meydana gelmesinde, müvekkil şirketin her hangi bir kusurunun bulunmamasına rağmen, Mahkeme tarafından, müvekkili şirket aleyhine de hüküm kurulmasının, hukuka aykırı olduğunu, bu anlamda, dosyaya yansıyan delil durumuna göre, iş kazasının, kazayı yapan işçinin kendi kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiği ve bu durumun, müvekkil şirket açısından, nedensellik bağını kestiğinin, açık olmasına rağmen, hatalı olarak, müvekkil şirket aleyhine kusur atfedilerek hüküm kurulmasının, usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b.Davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının da, yargısal uygulamalar gözetildiğinde, yüksek ve hakkaniyete aykırı olduğunu,
c. TRH-2010 Kadın-Erkek Hayat Tablosu esas alınarak hesap yapılması gerektiğini,
d.Hükme esas alınmış olan 28.02.2017 tarihli raporda müteveffanın pasif dönem kazancı hesaplanırken agi dahil edilerek bir hesaplama yapıldığını, destek süreleri hesaplanırken kişilerin rapor tarihindeki yaşları esas alınması gerekirken kaza tarihindeki yaşlarının esas alındığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.6100 sayılı Kanun'un 369. maddesinin birinci fıkrasına göre Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir.
2.Aynı Yasa'nın 297. maddesinin ikinci fıkrasına göre ise hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
3.Somut olayda, davacı kardeş ... hakkında olumlu/olumsuz herhangi bir hüküm kurulmaması 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinin ikinci fıkrasına diğer bir deyişle kanunun açık hükmüne aykırı olduğundan bozma nedeni teşkil ettiği anlaşılmaktadır.
4.Mahkemece yapılacak iş davacı kardeş ... için dava dosyasındaki talepler hakkında da değerlendirme yapıp çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
5.O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, bozma sebebine göre temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır .