Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2024/8146 · K. 2025/2606
5. Hukuk Dairesi 2024/8146 E. , 2025/2606 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/3952 Esas, 2024/1311 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın 751 parsel yönünden feragat nedeniyle reddine, 1205 parsel yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Şanlıurfa ili, ........... ilçesi, ...köyü 751 ve 1205 parsel sayılı taşınmazların müşterek maliki iken taşınmazlarda yapılan satış üzerine önalım hakkını kullanmak için 28.03.2008 tarihinde Şufa davası açıldığını ve taşınmazın satış bedelinin 13.000,00 TL olduğu için dava değerinin 13000,00 TL olarak belirtildiğini ve harcının yatırıldığını, taşınmazların devri ve temliklerinin önlenmesi amacıyla tedbir taleplerinin mahkemece kabul gördüğünü, taşınmazlar üzerine tedbir konulduğunu, sonraki tarihlerde haricen aldıkları duyumlar üzerine yapmış oldukları araştırmada tedbir konulan taşınmazların el değiştirdiği bilgisi üzerine Savcılığa vermiş oldukları dilekçe ile işlem yapan memurlardan şikayetçi olduklarını, devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tedbir konulan dava konusu taşınmazların tapu memur işlemi nedeni ile mahkemeden habersiz bir şekilde tedbirin kaldırıldığı ve satışının yapıldığı ve ilgililer hakkında savcılığa şikayetçi olduklarını ve bu nedenle taşınmazı en son devri alan kişiler hakkında da dava açacaklarından taşınmazlara yeniden tedbir konulması talepleri üzerine bir daha tedbir konulduğunu, yapmış oldukları şikayet üzerine ilgili sanıklar hakkında yargılama yapıldığını, işlemi yapan 2 sanık (tapu sicil memuru) hakkında Şanlıurfa 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/94 Esas, 2012/867 Karar sayılı kararı ilamı ile görevi kötüye kullanmaktan dolayı mahkumiyet hükmü verildiğini ve cezanın kesinleştiğini, taşınmazların 3. Kişilere tekrar satılması üzerine taraflarından bu şahıslara karşı şufa davası açıldığını, taşınmaz satış değerinin 400.000,00 TL gösterildiği için bunun üzerinden harç yatırıldığını, Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 'nin 2013/304 Esas, 2014/239 karar sayılı Kararı ile irtibat bulunan ve taraflarınca açılan Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/269 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiğini, müvekkilinin ilk olarak açmış olduğu 28.03.2008 tarihindeki şufa değerinin 13.000,00 TL iken tedbirin memurlar tarafından kaldırılması sonucunda yapılan satışa karşı açılan Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/304 Esas, sayılı şufa davasının değerinin 400.000,00 TL oldğunu, müvekkilinin en son bu bedeli mahkemenin belirttiği bankaya yatırmak sureti ile davanın sonuçlandığını, beyan ederek tüm bu nedenlerle müvekkilinin uğradığı zararların tazmini açısından şimdilik 20.000,00 TL'nin mahkemeye şufa bedelinin Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/269 Esas, sayılı dosyasında bloke edildiği tarih olan 16.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte olmadığı takdirde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir .