VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı BOTAŞ vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; müvekkili BOTAŞ'ın kılavuz, palamar, romörkör hizmetleri bakımından hizmet alımı yoluna gitmesinin, tâbi olduğu ihale mevzuatına uygun olduğunu ve aynı zamanda, Kamu İhale Kurumunun bilgisi ve izni dâhilinde gerçekleştirildiğini, Kamu İhale Kurumu tarafından gönderilen 02.07.2018 tarihli ve 17539 sayılı yazı ve eki listede kılavuz/palamar/römorkör hizmetlerinin ihale yoluyla temin edilebileceğinin ifade edildiğini, davanın asıl iş yardımcı iş ayrımına girilmeden reddi gerektiğini, bilirkişi heyetinin konunun uzmanı olmadığını, petrol ve doğalgaz mühendisliği alanında uzman bilirkişi heyeti marifetiyle yeniden inceleme yapılması gerektiğini, liman işlerinin petrol ve doğalgaz LNG faaliyetlerinin asli parçası olamayacağını, kılavuzluk römorkorcülük ve palamarcılığın yardımcı iş olduğunu, LNG gemisinin yüklenici tarafından iskeleye yanaştırılmasının ardından, yüklenici firmanın işinin bittiğini, geminin bağlanması akabindeki teknik tüm proses sürecinin BOTAŞ personellerince yapıldığını, gemide yer alan LNG'nin depolama tanklarına boşaltım sürecinin tamamlanması akabinde, yine BOTAŞ personelince boşaltım kolları sökülerek gemi iskeleden ayrılmaya uygun hâle getirildiğini, bu hizmetlerin tesiste yürütülen teknik faaliyetin bir parçası olmadığını, söz konusu işin asıl işverenin işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin olmayıp ayrı bir uzmanlık gerektiren bir iş olduğunu ve BOTAŞ'ın bu amaçla oluşturulmuş ayrı bir organizasyonunun/uzmanlığının bulunmaması nedeniyle, kamu ihale mevzuatının izin verdiği şartlar dâhilinde ihale edilerek hizmet alımı yoluyla temin edildiğini, dolayısıyla BOTAŞ'ın ayrı bir uzmanlık gerektiren liman hizmetlerinin ihale edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının yaptığı işin niteliği ile dava konusu işçilik alacaklarından davalı BOTAŞ'ın sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktalarındadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi.
2. 854 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin (B) bendi, 6098 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi.
3. 4734 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre; bu Kanun kapsamında olan idarelerin mal veya hizmet alımları ile yapım işleri için ihaleye çıkılmadan önce uymaları zorunlu hususlara, Kanun'un 62 nci maddesinde yer verilmiş olup maddenin birinci fıkrasının (e) bendi aşağıdaki şekildedir:
"(Değişik: 20/11/2017-KHK-696/83 md. Aynen kabul: 1/2/2018-7079/78 md.)
1) 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatları, il özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketler; merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü, mahalli idare ve şirket bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı veya niteliği itibarıyla bu sonucu doğuracak şekilde alım yapamaz ve buna imkân sağlayan diğer mevzuat hükümleri uygulanmaz.
2) Bu bendin uygulanmasında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı; bu Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısının ihale dokümanında belirlendiği, bu personelin çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı, yaklaşık maliyetinin en az %70’lik kısmının asgari işçilik maliyeti ile varsa ayni yemek ve yol giderleri dahil işçilik giderinden oluştuğu ve niteliği gereği süreklilik arz eden işlere ilişkin hizmet alımlarını ifade eder. Mahalli idare veya şirketlerinin bütçelerinden yapılan, yıl boyunca devam eden, niteliği gereği süreklilik arz eden ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı park ve bahçe bakım ve onarımı ile çöp toplama, cadde, sokak, meydan ve benzerlerinin temizlik işlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilir. Hizmet alım sözleşmesi kapsamında niteliği birbirinden farklı hizmet türlerinin bulunması halinde personel çalıştırılmasına dayalı olup olmama yönünden yapılacak değerlendirme her hizmet türü için ayrı ayrı yapılır. Danışmanlık hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri ve çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilmez.
3) Kurum, hizmet alımının personel çalıştırılmasına dayalı olup olmadığı ya da niteliği itibarıyla bu sonucu doğurup doğurmadığı hususunda (2) numaralı alt bentte sayılan kriterleri ayrı ayrı ya da birlikte dikkate almak suretiyle usul ve esaslar belirlemeye yetkilidir."
3. Değerlendirme
1. Davalı ... Şirketi ile Liman İş Sendikası arasında yapılmak istenen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uyuşmazlık çıkması üzerine, Yüksek Hakem Kurulunun 03.07.2019 tarihli ve 2019/150 Esas, 2019/258 Karar sayılı kararı kapsamında şartları düzenlenen toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacak talepleri dava konusu edilmiş olup davacı vekili; davalı Şirketler arasında yapılan iş alımına ilişkin sözleşmenin gerçek bir iş alımını içermediğini, bu ilişkinin işçi teminine yönelik olduğunu, bu nedenle taraflar arasında tesis olunan iş alım sözleşmesinin muvazaalı olması nedeniyle davalı BOTAŞ'ın diğer davalı Şirket ile birlikte sorumluluğu bulunduğunu ileri sürmüştür. Davalı BOTAŞ vekili ise 854 sayılı Kanun'da asıl işveren alt işveren ilişkisinin düzenlenmediğini ve davalılar arasında 4734 sayılı Kanun çerçevesinde tesis edilen usule ve mevzuata uygun bir iş alım ilişkisi bulunduğunu, bu nedenle davalı Naturel Alt Yapı Şirketi çalışanlarının işçilik alacaklarından müvekkili Kurumun sorumlu olmadığını savunmuştur.
2. İlk Derece Mahkemesince; davalılar arasında 854 sayılı Kanun kapsamında bir iş alım sözleşmesi bulunsa da iş alım amacı olmaksızın yapılan sözleşmenin işçi temini amacı taşıdığı ve muvazaalı olduğu, gemiadamları tarafından işçilik alacaklarının davalı BOTAŞ'tan da talep edilebileceği kabul edilerek karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de kararın isabetli bulunması sonrası davalı BOTAŞ vekilinin temyiz talebi üzerine Dairemizce; gemi adamı davacının yaptığı işin yardımcı iş olup olmadığı tespitinin önem taşıdığı, Mahkemece alanında uzman bilirkişilerden oluşan bir heyetten bilirkişi raporu alındıktan ve dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildikten sonra sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında İlk Derece Mahkemesince alınan heyet raporu doğrultusunda davacının yaptığı işin asıl iş kapsamında olduğu ve dava konusu alacak kalemlerinden davalı BOTAŞ'ın da sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
3. Dairemizin bozma gerekçesinde açıklandığı üzere; 4734 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) alt bendinin 01.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten önceki metninde; idarelerce kanun, tüzük ve yönetmeliklere göre istihdam edilen personelin yeterli nitelik veya sayıda olmaması hâlinde personel çalıştırılmasına dayalı yardımcı işlere ilişkin hizmetler için ihaleye çıkılabileceği düzenlenmiştir. Kanun metninin 01.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten sonra da 4734 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında kamu iktisadi teşebbüsü olan davalı BOTAŞ'ın, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapabilmesi mümkündür.
4. Gemiadamı davacının yaptığı iş nazara alındığında; LNG gemisinin davalı ... Şirketi (yüklenici) çalışanları (gemi adamı davacı) tarafından iskeleye yanaştırılmasının ardından, yüklenici firmanın işinin sona erdiği, geminin bağlanması akabindeki teknik sürecin BOTAŞ personellerince yapıldığı, gemide yer alan LNG'nin depolama tanklarına boşaltım sürecinin tamamlanması sonrasında, yine BOTAŞ personelince boşaltım kolları sökülerek geminin iskeleden ayrılmaya uygun hâle getirildiği ve yüklenici firma yeniden devreye girerek palamar personellerince halatlar yerinden çıkarılarak, gemi römorkörler vasıtası ile iskelenin açığına alınıp geminin limandan ayrılma manevrasının tamamlandığı, dolayısıyla kılavuzluk, romorkorcülük ve palamarcılık hizmetlerinin yalnızca LNG'nin depolama tanklarına boşaltım sürecinin başlamasından önce ve tamamlanmasından sonra gerçekleştirilen hizmetler olduğu, bu hizmetlerin tesiste yürütülen boşaltma, depolama, gazlaştırma, geri yükleme işlemlerinin bir parçası olmadığı, hammadde yüklü bir geminin yanaştırılması ve uzaklaştırılmasının BOTAŞ'ın anılan tesiste yürüttüğü faaliyetin asli parçası olmadığı, sonuç itibarıyla gemi adamı davacının yaptığı işin asıl iş değil, yardımcı iş olduğu kanaatine varılmıştır.
5. Her ne kadar Dairemizin 02.12.2021 tarihli ve 2021/11842 Esas, 2021/16075 Karar sayılı kararında farklı sonuca varılmış ise de Dairemizce konunun yeniden değerlendirilmesi neticesinde; 4734 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) alt bendinde yapılan ve 01.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten sonra da 4734 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında kamu iktisadi teşebbüsü olan davalı BOTAŞ'ın, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapabilmesinin mümkün olduğu, gemiadamı davacının yaptığı işin yardımcı iş niteliğinde olduğu, ileri sürülen muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı ve davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı bir ilişki olmadığı, bozma sonrası alınan bilirkişi heyet raporundaki değerlendirmenin isabetsiz olduğu ve dosya delil durumu ile örtüşmediği anlaşılmış olup davanın, davalı BOTAŞ yönünden reddine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince aksi yöndeki gerekçeyle davalı BOTAŞ'ın işçilik alacaklarından sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.