V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararına karşı ibraz etmiş olduğu temyiz dilekçesinde özetle, Davalı DEDAŞ'ın istinaf isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Daire Başkanlığınca düzenlenen raporuna göre müvekkilinin bakıma muhtaç olmadığının kabul edilmesinin yerinde olmadığını, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli ek kararına yönelik temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar ilamının 21.06.2022 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini, ancak temyiz süresi devam ederken rahatsızlanması ve daha sonra bu rahatsızlığının artmış olması nedeniyle Siirt il merkezinde bulunan Özel Siirt Hayat Hastanesine gittiğini, burada yapılan muayene neticesinde Akut Bronşit ve Karın Ağrısı teşhisi ile kendisine 3 günlük istirahat raporu verildiğini, söz konusu raporun eski ... getirme talepleri ile birlikte dosyaya sunulduğunu, ardından işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Yargıtay'dan eski ... getirme talebinde bulunduğunu, HMK'nın 96. maddesinin 2. bendine göre ilk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmanın mümkün olduğunu, ancak, nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabileceğini, Yargıtayda ileri sürülecek eski hâle getirme talepleri açısından ise kural olarak Yargıtayda temyiz süresinin kaçırılması hâlinde, eski hâle getirme yoluna başvurulacağından, nihaî karar verilinceye kadar şeklinde bir süre sınırlamasının gerekli olmayacağını, somut olayda eski ... getirme talebinin Yargıtay'da ileri sürülen bir talep olduğunu, nitekim Bölge Adliye Mahkemesince dosyada nihai kararın verildiğini, dolayısıyla artık taraflarca koşulları varsa yapılacak eski ... getirme taleplerinin Bölge Adliye Mahkemelerince değil Yargıtay tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili lehine yapmış oldukları eski ... getirme taleplerinin Yargıtay'a hitaben yazıldığını, bu bakımdan eski ... getirme talepleri hakkında hukuki değerlendirmenin Yargıtayın ilgili hukuk dairesi tarafından yapılması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince eski ... getirme talepleri üzerine verilen ve bu kapsamda sunmuş oldukları delillerine ilişkin hiçbir gerekçe içermeyen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ek kararın bu bakımdan bozulması gerektiğini, 19.07.2022 tarihli ek kararda yine yasal hiçbir düzenlemede yer almayan bir biçimde temyiz süresi olarak 1 haftalık süre öngörüldüğünü, söz konusu kararda 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 346/2. maddesine atıf yapılarak temyiz süresinin 1 hafta olduğunun değerlendirildiğini, ancak bu değerlendirmenin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı DEDAŞ vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusur ve husumetin hatalı tespit edildiğini. Ayrıca kaçınılmazlık unsuru üzerinde de durulmadığını, hükmedilen tazminattan kaçınılmazlık nedeniyle indirim yapılması gerekirken yapılmadığını, olayın meydana gelmesindeki sorumluluklar hukuka uygun bir şekilde inceleme yapılmadan müvekkilinin sorumluluğuna gidildiğinden hükmün de bu yönüyle bozulmasını talep ettiklerini, davacı kazalı tehlikenin varlığını bilerek ve gerekli önlemleri almadan enerji nakil hattına müdahale ettiğinden kazanın meydana gelmesine, zararın çoğalmasına ve tazminatla sorumlu olanın hukuki durumunun ağırlaşmasına neden olduğunu, İlk Derece Mahkemesince hükmedilen tazminattan Borçlar Kanununa göre indirim yapılması gerektiğini, tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi nedeniyle tazminatların fahiş rakamlara ulaştığını, teselsül hükümlerine göre sorumlu tutulmalarının yerinde olmadığını, hukukun genel ilkesi gereği davanın nedensellik bağı yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, hükmedilen tazminatların çok yüksek ve davacıların sebepsiz zenginleşmesine neden olabilecek nitelikte olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ile davalı DEDAŞ vekilinin istinaf yoluna başvurduğu, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının davalı DEDAŞ adına Av....’e elektronik tebligat yoluyla 18.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen avukatın davalı DEDAŞ adına istinaf yoluna başvuru tarihinin 01.09.2021 tarihi olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekili ile davalı DEDAŞ vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekiline 21.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekilinin ilk olarak davacıların ve davalı DEDAŞ’ın istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararından sonra 20.06.2022 e imza tarihli bir tavzih dilekçesi verdiği, Bölge Adliye Mahkemesinin bu tavzih dilekçesi üzerine verdiği 05.07.2022 tarihli ek kararında davalı DEDAŞ’ın istinafının süresinde olmadığının değerlendirildiği, ne var ki dosyadan el çekildiğinden bu aşamada kararın tavzihle düzeltilmesinin söz konusu olmadığı gerekçeleri ile tavzih talebinin reddine karar verildiği, yine davacılar vekilinin asıl Bölge Adliye Mahkemesi kararını 11.07.2022 tarihinde temyiz ettiği, davacılar vekilinin bu 11.07.2022 tarihli temyiz dilekçesini bir eski ... getirme dilekçesi ekinde ibraz ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 19.07.2022 tarihli ek karar ile davacılar vekilinin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, ek kararın davacılar vekiline 26.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekili 02.08.2022 tarihinde ek kararı da temyiz ettiği, davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararını temyiz süresinin 21.06.2022 tarihinde başladığı ve 05.07.2022 tarihinde bittiği, davacılar vekilince ibraz edilen eski ... getirme dilekçesinin ekinde Özel Siirt Hayat Hastanesinden verilme bir sağlık raporu bulunduğu, rapora göre 05.07.2022 ile 07.07.2022 tarihleri arasında davacılar vekilinin istirahatli, 08.07.2022 tarihinde çalışır olarak gösterildiği, raporda teşhis olarak akut bronşit ve karın ağrısının belirtildiği anlaşılmaktadır.
a.Davacılar Vekilinin Eski ... Getirme İstemi Yönünden
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 95. maddesinin 1. fıkrasına göre elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse, eski hâle getirme talebinde bulunabilir.
Davanın tarafının ya da vekilinin hastalanması sürenin kaçırılması bakımından elde olmayan bir sebeptir. Ancak hastalığın geçerli bir şekilde ispat edilmesi gerektiği gibi raporda belirtilen hastalığın kişiyi yapması gereken işlemden alıkoyacak derecede acze düşürmesi de gerekir. (Prof. Dr. Ejder ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Değiştirilmiş 2. Baskı, Ankara 2013, syf. 710, 711)
Somut olayda Özel Siirt Hayat Hastanesinden verilme sağlık raporunda yer alan akut bronşit ve karın ağrısı teşhislerinin günümüz olanakları değerlendirildiğinde davacılar vekilini temyiz başvurusunda bulunma işleminden alıkoyacak derecede acze düşürmemiş olduğu değerlendirildiğinden eski ... getirme talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
b.Davacılar Vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 19.07.2022 Tarihli Ek Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361/1 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla yine aynı Kanun'un 352/1-c hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesi asıl kararının davacılar vekiline 21.06.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekilinin bu asıl Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz süresi geçtikten sonra 11.07.2022 tarihinde temyiz ettiği, yine Bölge Adliye Mahkemesince verilen 19.07.2022 tarihli ek karar ile davacılar vekilinin temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği açık olduğundan davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin 19.07.2022 tarihli ek kararın yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin ek karara yönelik temyiz istemlerinin reddi ile ek kararın onanması gerekir.
C.Davalı DEDAŞ Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 344. maddesine göre istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır. Aynı Kanun'un 94. maddesinin 1. fıkrasına göre ise Kanunun belirlediği süreler kesindir. Maddenin üçüncü fıkrasına göre ise kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının davalı DEDAŞ adına Av....’e elektronik tebligat yoluyla 18.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçen avukatın davalı DEDAŞ adına istinaf yoluna başvuru tarihinin 01.09.2021 tarihi olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davalı DEDAŞ'ın vekilinin istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, başvuru hakkında esastan inceleme yapılmak suretiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş; davalı DEDAŞ vekilinin istinaf istemini süre aşımı yönünden reddetmek, davacılar vekilinin istinaf isteminin ise esastan reddine karar vermekten ibarettir.