Yargıtay 9. Ceza Dairesi · E. 2024/9255 · K. 2025/817
9. Ceza Dairesi 2024/9255 E. , 2025/817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdure vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, İnegöl 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın elinden tutarak boş bir araziye götürdüğü katılan mağdurenin elinden, yanaklarından, burnundan ve dudağından öpmek, beline sarılmak ve kalçasına ve göğsüne dokunmak şeklinde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle katılan mağdure lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle eksik inceleme ile mahkumiyet kararları verildiğine, mahkumiyetlere yeter delil bulunmadığına, katılan mağdure hakkında aldırılan raporun yetersiz olduğuna ve kabul anlamına gelmemekle beraber sanığın eylemlerinin sarkıntılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.