V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3.İnceleme konusu eldeki dava, davacının davalı işveren yanında 01.10.2012-15.01.2020 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
4.Dosyadaki belgelerin incelenmesi neticesinde, davacının davalıya ait iş yerinde sigorta bildiriminin bulunmadığı, apartmana ait işletme hesabı defterlerinde 15.09.2012-11.02.2013 tarihleri arasında her ay davacının ismi ile "temizlik" açıklamasıyla 250 TL tutarında ödemelerin yer aldığı, 2016/12-2020/1 dönemine ait noter onaylı işletme defterlerinde ise davacının adı yer almaksızın "temizlik" veya temizlik ibaresi ile birlikte "..." ya da "... ..." ismiyle 250 TL tutarında ödemelerin yer aldığı, Mart 2020 tarihinde ise özel temizlik şirketi ile ilgili ibarelerin geçtiği, 06.11.2017 tarihli doğalgaz tesisatına ilişkin "Teknik Servis Belgesi" isimli evrakta müşteri yetkilisi olarak davacının adının geçtiği, otomat elektrik arızasının yapılmasına ilişkin apartman gider makbuzunda davacıdan 70 TL alındığının belirtildiği, davacının eşinin hizmet döküm cetvelinde uyuşmazlık konusu dönemde farklı iş yerlerinde sigortalı çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
5. Mahkemece, işletme hesabı defterinden davacı adına temizlik açıklaması ile ödemelerin yapıldığı, davacı tarafından aidat makbuzunun düzenlendiği, davacının eşinin markette çalıştığı, davacının apartmanda servis hizmeti verdiği iddiası da dikkate alınarak tüm gün markette çalışan davacının eşinin kapıcılık görevini ifa etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dosyada bulunan gelir gider makbuzu, işletme hesabı defteri, karar defteri içeriğinden de anlaşılacağı üzere kapıcılık hizmetinin davacı tarafından yerine getirildiği ve davalı apartmanın asıl kapıcısının davacı olduğu, yine davacının davalı iş yerinde çalıştığını söyleyen bir kat malikinin beyanına dayanılarak davacının uyuşmazlık konusu dönemde ayda 15 gün kısmi çalışma üzerinden kapıcılık hizmetini yerine getirdiği kabul edilmiş ise de, davacının eşine de temizlik ödemesi adı altında ödemeler yapıldığı, davacı tanığı olarak dinlenilen komşu iş yeri apartman görevlisinin kapıcılık işini eşin yaptığını açıkça beyan ettiği, yine komşu apartman görevlisi olan davalı tanığının da davacının kapıcılık yapmadığına dair beyanda bulunduğu ve davacının eşi ...'a bu işi yapması için aracılık ettiğini beyan ettiği anlaşılmakla; Mahkemece, davacının kapıcılık hizmetini yapıp yapmadığı, yaptığı işlerin eşe yardım niteliğinde olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiğinden, eşin farklı iş yerindeki çalışmasının kapıcılık hizmetine engel olmayacağı, kapıcılık hizmeti ile birleşebileceği hususu da gözetilerek, kapıcılık hizmetinin davacı tarafından mı eşi tarafından mı yerine getirildiği tespit edilmeli, tanıklara servis görevinin de kapıcılık hizmetine dahil olup olmadığı sorulmalı, uyuşmazlık konusu döneme ait karar defterleri getirtilerek toplanılan tüm deliller değerlendirilmeli, çalışmanın varlığı, süresi ve sürekliliği ile çalışmanın varlığı halinde kısmi ya da tam gün olup olmadığı da belirlenip, tartışılarak, çalışmanın kısmi süreli çalışma olduğunun anlaşılması halinde; gerektiğinde uzman bilirkişi görüşü alınmak suretiyle, hükme konu dönem içinde bir günde kaç saat çalışmış olabileceği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli ve yedibuçuk saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususu saptanarak, sigortalılık süresinin tespitine karar verilmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29.04.2011 gün, 21-130-256 sayılı kararı).
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.