İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2024/9820 · K. 2024/13840
- Esas No
- 2024/9820
- Karar No
- 2024/13840
- Karar Tarihi
- 25.12.2024
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2024/9820 E. , 2024/13840 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/66 E., 2024/144 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davalı firmanın 13 yıl fabrika müdürü sıfatıyla çalışmakta olan davacının iş akdini 31.01.2012 tarihi itibari ile düzenlemiş olduğu sözde bir sözleşme ile sonlandırıp kendisine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti ödediğini, işin sona ermesi ile ilgili bir uyuşmazlık bulunmadığını, davalı tarafından davacının çalıştığı sürede 2 ayrı ücret düzenlemesi yapıldığını, bordrolarda ve ...'ya yapılan bildirimlerde düşük miktarda ücret gösterildiğini, ...'ya davacı adına yatırılan primlerin ele geçen ücretin üzerinden değil resmi kayıtta gösterilen ücret üzerinden hesaplanarak yatırıldığını, emekli maaşının asgari geçim şartlarının altında tahakkuk ettirildiğini, davalı firmanın noter ihtarnamesine rağmen hiçbir telafi işleminde bulunmadığını iddia ederek davalının işyerinde çalıştığı süre boyunca davacının gerçek ücretinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kayıtlarının aksinin yazılı belgeyle ispatlanabileceğini, 12 yıl boyunca kayıtlara yansıtılan ücret ile ödenen ücret arasındaki farkı bilmemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, fark olsa bile gerekli bildirimlerin yapılıp yapılmadığını bildirme görevinin davacıda olduğunu, bundan dolayı Kurumun sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir.
2-Davalı şirket vekili; davacı tarafın ücretinin kayıtlara geçen kadar olduğunu, çalışanların başarılı olması durumunda periyodik olmayan bir şekilde primle ödüllendirildiğini, müvekkilinin hatasının bu primleri bankaya ödememesi olduğunu, ikale sözleşmesi kapsamında yapılan ödemenin tazminat niteliğinde olmadığını, davacının eğitimli bir kişi olarak attığı imzanın ne anlama geleceğini bilebilecek durumda olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli kararı ile açılan davanın kabulüne; davacının davalı ... Giyim Teks. Deri. Mefr. Dayn. Tük. Mal. Zücc. San. Tic. A.Ş. 'ye ait işyerinde çalıştığı süre boyunca davacının gerçek ücretinin 16.08.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında 471,95 TL, 01.01.2000 - 30.06.2000 tarihleri arasında 553,63 TL, 01.07.2000 - 31.12.2000 tarihleri arasında 599,01 TL, 01.01.2001 - 30.06.2001 tarihleri arasında 705,65 TL, 01.07.2001 - 31.12.2001 tarihleri arasında 846,79 TL, 01.01.2002 - 30.06.2002 tarihleri arasında 1.119,37 TL, 01.07.2002 - 31.12.2002 tarihleri arasında 1.264,93 TL, 01.01.2003 - 31.12.2003 tarihleri arasında 1.542,91 TL, 01.01.2004 - 30.06.2004 tarihleri arasında 2.132,85 TL, 01.07.2004 - 31.12.2004 tarihleri arasında 2.239,49 TL, 01.01.2005 - 31.12.2005 tarihleri arasında 2.464,12 TL, 01.01.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasında 2.677,40 TL, 01.01.2007 - 30.06.2007 tarihleri arasında 2.836,23 TL, 01.07.2007 - 31.12.2007 tarihleri arasında 2.949,68 TL, 01.01.2008 - 30.06.2008 tarihleri arasında 3.067,67 TL, 01.07.2008 - 31.12.2008 tarihleri arasında 3.220,45 TL, 01.01.2009 - 30.06.2009 tarihleri arasında 3.358,10 TL, 01.07.2009- 31.12.2009 tarihleri arasında 3.494,24 TL, 01.01.2010 - 30.06.2010 tarihleri arasında 3.675,76 TL, 01.07.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasında 3.834,58 TL, 01.01.2011 - 30.06.2011 tarihleri arasında 4.016,10 TL, 01.07.2011 - 31.12.2011 tarihleri arasında 4.220,31 TL ve 01.01.2012- 01.07.2012 tarihleri arasında 4.469,90 TL brüt olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2021 tarihli kararı ile "...tüm dosya kapsamı, ... kayıtları, bordro tanık beyanları, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan TÜİK'ten celp edilen emsal ücret kayıtları, Dairemizin 2016/5 Esas-5 Karar sayılı ve 2019/2179 Esas-2689 Karar sayılı kaldırma kararları, belirtilen kararlarımız uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama ve yapılan bilirkişi raporları, davacıya fesih tarihinde yapılan ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde olan ihbar tazminatı bordrosu, Yargıtay 10. HD'nin 2016/8486 Esas-2016/12257 Karar ve Yargıtay 21. HD'nin 2018/7 Esas -2019/5366 Karar sayılı ilamları, birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işveren yanında 25.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen dönemler ve ücretler kapsamında çalıştığı anlaşılmakla bu doğrultuda verilen Sigorta Primine Esas Kazanç tespiti ve yaşlılık aylığı ve sosyal haklarının yeni belirlenen ücrete göre düzenlenmesine dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla sonuç olarak; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine.." dair karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "....Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen Mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80. maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288. maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289. maddesinde, 288. madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292. maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202. maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.
Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtlan, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
Bunun yanında; 6100 sayılı ...nın "senede karşı tanıkla ispat yasağı" başlıklı 201. maddesinde ise "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü yer almaktadır.
Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde; Mahkemece, sigorta primine esas kazancın tespiti yönünde hükme esas kılınan bilirkişi kurulu raporunda, davacının mesleki konumu, 13 yıllık kıdemi, 2010 yılı TÜİK verisi ve tanık beyanları dikkate alınarak sigorta primine esas kazanç hesaplanmak suretiyle karar verildiği anlaşılmış olup dava konusu talep edilen gerçek ücret yazılı delil ispat sınırı üstünde olup salt tanık beyanıyla ispatlanamayıp; yazılı delille ispat sınırının altında dahi olsa ücretin ispatı için tanık beyanları yanında yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcının varlığı da gerekeceğinden sigorta primine esas kazanç tutarı konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...." denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli kararı ile "...Mahkememizce verilen 2020/5 Esas 2021/66 Karar numaralı 30.03.2021 tarihli karar her ne kadar Yargıtay ilgili 10. Hukuk dairesinde bozulmuş bu kararı davalılardan ...'nın temyiz ettiği davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabul edildiği belirlenmiş ise de diğer davalı şirketin mahkememizce verilen bu kararı temyiz etmediği, davacı lehine davalı şirket yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmıştır. Bu durumda 2023/38 numaralı dosyası ile birleşen Denizli 2. İş Mahkemesinin 2012/246 Esas numaralı dosyası ile açılan davanın davalı ... Giyim Tekstil Deri Mefruşat Moliya Dayanıklı Tüketim Malaları Züccaciye San. ve Tic. A.Ş. yönünden kabulü ile 1-Davacının davalı ... Giyim Teks. Deri. Mefr. Dayn. Tük. Mal. Zücc. San. Tic. AŞ.'ye ait işyerinde çalıştığı süre boyunca davacının gerçek ücretinin 16.08.1999 - 31.12.1999 tarihleri arasında 471,95 TL, 01.01.2000 - 30.06.2000 tarihleri arasında 553,63 TL, 01.07.2000 - 31.12.2000 tarihleri arasında 599,01 TL, 01.01.2001 - 30.06.2001 tarihleri arasında 705,65 TL, 01.07.2001 - 31.12.2001 tarihleri arasında 846,79 TL, 01.01.2002 - 30.06.2002 tarihleri arasında 1.119,37 TL, 01.07.2002 - 31.12.2002 tarihleri arasında 1.264,93 TL, 01.01.2003 - 31.12.2003 tarihleri arasında 1.542,91 TL, 01.01.2004 - 30.06.2004 tarihleri arasında 2.132,85 TL, 01.07.2004 - 31.12.2004 tarihleri arasında 2.239,49 TL, 01.01.2005 - 31.12.2005 tarihleri arasında 2.464,12 TL, 01.01.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasında 2.677,40 TL, 01.01.2007 - 30.06.2007 tarihleri arasında 2.836,23 TL, 01.07.2007 - 31.12.2007 tarihleri arasında 2.949,68 TL, 01.01.2008 - 30.06.2008 tarihleri arasında 3.067,67 TL, 01.07.2008 - 31.12.2008 tarihleri arasında 3.220,45 TL, 01.01.2009 - 30.06.2009 tarihleri arasında 3.358,10 TL, 01.07.2009- 31.12.2009 tarihleri arasında 3.494,24 TL, 01.01.2010 - 30.06.2010 tarihleri arasında 3.675,76 TL, 01.07.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasında 3.834,58 TL, 01.01.2011 - 30.06.2011 tarihleri arasında 4.016,10 TL, 01.07.2011 - 31.12.2011 tarihleri arasında 4.220,31 TL ve 01.01.2012 - 01.07.2012 tarihleri arasında 4.469,90 TL brüt olduğunun tespitine, davalı ... Giyim Teks. Deri. Mefr. Dayn. Tük. Mal. Zücc. San. Tic. A.Ş.'nin tespit olunan gerçek ücretler üzerinden hesaplanacak davacıya ait ... prim fark bedelini, gecikme faizleri ve ferii borçları ile birlikte ilgili kuruma ödemesine ve ilgili ... tarafından davacıya ait emekli maaşı ve sosyal haklarının yeni belirlenen ücret üzerinden değiştirilerek devamına. 2023/38 Esas numaralı dosyası ile birleştirilen Denizli 2. İş Mahkemesinin 2012/246 numaralı dosyası ile ... aleyhine açılan davaların reddine.." dair karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin 21.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin yerine getirilmediği gibi usulü kazanılmış hakka da yanlış anlam verildiği anlaşılmakta olup eldeki davada davacının istemi bakımından, uyulan bozma ilamı ile oluşan usuli kazanılmış hak, Mahkemece, davacının iddia ettiği prime esas kazançların alt sınırdan veyahut bildirilenlerden fazla olduğu iddiası bakımından yapılacak araştırma yükümlülüğü yönünden doğmuş olup, uyulan bozma ilamı çerçevesinde araştırma ve irdeleme yapılması gerekirken, kararı temyiz etmeyenler bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." denilerek karar bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkememizin 2024/66 ve bu dosya ile birleşen yine Denizli 2. İş Mahkemesinin 2024/246 numaralı dosyası ile açılan davaların kısmen kabulüne;
A) Davalı ... Giyim Tekstil Deri Mefruşat Mobilya Dayanaklı Tüketim Malları Züccaciye San. Tic. AŞ. yönünden
1-Davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığı en son ay olan 2012 Ocak ayındaki gerçek aylık ücretinin net 3.300,00 brüt ücretinin 4.609,58 TL olduğuna, 2012 Ocak ayına dair 2.966,46 TL prime esas kazancın ... ya bildirilmediğine,
2-20.09.1999 - 31.12.2011 tarihleri arasındaki dönem yönünden davacının talebini herhangi bir yazılı delil ile ispatlayamadığı anlaşıldığından bu döneme ilişkin talebin reddine,
B) Davalı ... yönünden Mahkememiz dosyası ile birleştirilen Denizli 2. İş Mahkemesinin 2012/246 numaralı dosyası ile açılan davanın reddine" karar verilmiş, düzenlenen tashih şerhi ile "davalı firmanın tespit olunan gerçek ücret üzerinden hesaplanacak davacıya ait ... prim fark bedelini gecikme faizleri ve fer'i borçları ile birlikte ilgili Kuruma ödemesi gerektiğine, ... tarafından davacıya ait emekli maaşı ve sosyal haklarının yeni belirlenen ücret üzerinden değiştirilerek devamına" dair hüküm fıkrası eklenmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma kararının sadece davalı Kurum ile davacı arasındaki ihtilaf yönünden verildiğini, önceki dönem yönünden kazanılmış haklarının gözetilmediğini, bozma gereğinin yerine getirilmediğini beyan etmektedir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı ile müvekkili Kurum arasında ihtilaf bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Dava arkadaşlığının hangi hallerde zorunlu (mecburi) olduğu, maddi hukuka göre belirlenir. Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hallerde mecburi dava arkadaşlığı olacaktır.
Davacılar arasında (aktif) mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde, bütün davacılar davayı birlikte açmak zorundadırlar. Dava mecburi dava arkadaşları tarafından biri veya bazıları tarafından açılmış ise dava sıfat yokluğundan dolayı hemen reddedilmez. Mahkeme, diğer mecburi dava arkadaşlarının davaya katılmasını vefa muvafakat etmelerini sağlaması için davacıya veya davacılara süre verir. Diğer dava arkadaşları davaya katılır veya muvafakat ederse davaya devam edilir. Davayı açan davacı kendisine verilen süre içinde diğer mecburi dava arkadaşlarının katılmasını veya muvafakat etmelerini sağlayamaz ise dava sıfat yokluğundan reddedilir.
Davalılar arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı var ise davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Dava, bütün dava arkadaşlarına karşı değil de bunlardan birine veya birkaçına karşı açılmış ise bu halde davalı durumundaki kişinin ya da kişilerin, bu davada yalnız başına taraf sıfatı (pasif husumet ehliyeti) yoktur; davalı sıfatı mecburi dava arkadaşlarının tümüne aittir. Ancak bu halde dava sıfat yokluğundan reddedilmez. Mahkemenin, davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmesi için davacıya süre vermesi, davacı bu süre içinde davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına teşmil ederse davaya devam etmesi gerekir. Davacı kendisine verilen kesin süre içinde davasını diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmez ise o zaman dava sıfat yokluğundan reddedilir.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında yapılan değerlendirmede, prime esas kazançların tespitine ilişkin eldeki davada, Sosyal Güvenlik Kurumunun yasal hasım konumunda olduğu, buna göre elde edilecek hükmün sigortalılık hakları yönünden uygulayıcısı konumunda olduğu dikkate alındığında; davalı ... ile zorunlu dava arkadaşlığı bulunan davalı şirket yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.