Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/1105 · K. 2025/4151
12. Ceza Dairesi 2025/1105 E. , 2025/4151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/356 E., 2024/340 K. SUÇ : Taksirle öldürme KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2024 tarihli ve 2024/356 Esas, 2024/340 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 12.06.2024 tarihli ve 2024/2240 Esas, 2024/3181 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle; İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararının; sanık müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2023 tarihli ve 2023/116 Esas, 2023/288 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 01.02.2024 tarihli ve 2024/276 Esas, 2024/197 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafileri ve katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 01.02.2024 tarihli ve 2024/276 Esas, 2024/197 Karar sayılı kararının sanık müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 12.06.2024 tarihli ve 2024/2240 Esas, 2024/3181 Karar sayılı kararı ile "... Sanığın, olay anındaki, 09.03.2023 tarihli üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda kamera görüntüsünden elde edilen veriler ışığında hızının 171 km/saat olarak hesaplandığı, olay mahallindeki hız limitinin ise 120 km/saat olduğu ve olay anındaki hızın azami hız sınırının bir katı veya daha fazla olduğunun tespit edilmesi halinde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun Dairemizce kabul edildiği, sanığın hız sınırını bir katıdan fazla aştığına dair bir tespitin dosya kapsamı içinde yer almaması ile sanığın, 06.07.2023 tarihli celsede alınan beyanında, kendisine sorulan 'yağmurlu havada 170 km hızla gittiğiniz zaman ıslak zeminde aracın kayabileceği ya da fren yapmak istediğinizde fren mesafesinin uzayabileceğini öngörüyor muydunuz?' sorusuna 'evet bunu her zaman düşünmüşümdür bu sebeple zaten normal şartlar altında hiç bir zaman hızlı gitmişliğim yoktur, hızdan ceza yemişliğim yoktur ' şeklindeki beyanının olayın oluşunun dışında konuşma akışında genel yapılan bir yorum niteliğinde olduğu, sürücülerin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda mahal şartların gerekliliği göz önünde bulundurularak araç kullanımının gerçekleştirilmesi gerektiği belirtilmiş olup mahal şartlarına uygun sürüşün, basit taksir kavramının içinde barındırdığı dikkat ve özen yükümlülüğü içinde yer aldığı, anılan beyanın bilinçli taksir kapsamı içinde değerlendirilemeyeceği ve sanığın olayın sıcağı sıcağına alınan beyanlarında, böbrek ağrısından bahsetmediği gibi anılan durumun sanığın araba kullanmasını engelleyecek, sürüş kabiliyetini bozacak nitelikte olduğuna dair dosya kapsamı itibariyle de bir tespitin bulunmaması karşısında, tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sanığın, üç şeritli zemini ıslak otoyolda gündüz vakti yağmurlu havada hızını mahal şartlara göre ayarlamayarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde sürüş gerçekleştirmek suretiyle eylemin basit taksir düzeyinde kaldığı gözetilmeden, suçun bilinçli taksirle işlendiği kabul edilerek, sanığa fazla ceza verilmesi" ve "TCK'nın 61/1 ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın asli kusuru ile dört kişinin ölümünden iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, iki kişinin de nitelikli şekilde yaralanmasından sorumlu olduğu somut olayda, sanık hakkında, tayin edilen temel cezanın makül miktarda artırılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması..." nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2024 tarihli ve 2024/356 Esas, 2024/340 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.