Yargıtay 5. Hukuk Dairesi · E. 2025/1226 · K. 2025/2894
5. Hukuk Dairesi 2025/1226 E. , 2025/2894 K. "İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu SAYISI : 2025/1 Esas
I. BAŞVURU
Başvuran davalılar vekili dilekçesinde özetle; müvekkillerine ait taşınmazın maden sahasında kalması nedeniyle maden işletme ruhsat sahibi lehine davacı idare tarafından kamu yararı kararı alınarak kamulaştırıldığını ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile tescil kararı verilmesi için Bala Asliye Hukuk Mahkemesine dava açıldığını, Mahkemece yapılan yargılama sonunda taşınmazdaki madenin değeri dikkate alınmadan arazinin değeri belirlenerek bedel tespit ve tescil kararı verildiğini, davacılar adına bu kararı istinaf etmeleri üzerine dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından incelenerek duruşma açıldığını ve 01.10.2024 tarihli ara kararı ile kamulaştırılan taşınmazın değerinin yine madenin değeri dikkate alınmadan belirlenerek İlk Derece Mahkemesi kararındaki bedel farkının davalılar hesabına yatırılmasına karar verildiğini, halbuki Dairenin bu ara kararının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik "maden sahası olarak kamulaştırılan taşınmazlara maden gelirine göre değer biçilmesi gerekmektedir." şeklindeki içtihatlarıyla çeliştiğini, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2020/1484 Esas, 2024/1853 Karar sayılı, 2019/5219 Esas, 2020/530 Karar sayılı ve 2019/1645 Esas, 2019/1747 Karar sayılı kesin kararlarıyla da çelişkili olduğunu, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kesin kararları ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin istinaf talebi üzerine inceleme yaptığı 2023/1407 Esas sayılı dosyasının 01.10.2024 tarihli duruşmasında 1. madde olarak alınan ara kararı arasında uyuşmazlık bulunduğunu ileri sürerek bu uyuşmazlığın giderilmesi için 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun (5235 sayılı Kanun) 35 inci maddesi uyarınca Yargıtay 5. Hukuk Dairesine başvurulmasını istediği görülmüştür. II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI Başvuran davalılar vekili dilekçesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2023/1407 Esas sayılı dosyasında 01.10.2024 tarihli ara kararının Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış içtihadı ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin kesin kararlarıyla çelişkili olduğunu ileri sürmüş ise de Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, 2020/1484 Esas, 2024/1853 Karar; 2019/5219 Esas, 2020/530 Karar sayılı ve 2019/1645 Esas, 2029/1747 Karar sayılı kararlarında başka nedenlerin yanında, davacı kurum adına maden işletme ruhsatlı maden sahasının güvenliğinin sağlanması veya maden sahasına yol yapılması için kamulaştırılan taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açılan davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararlar incelenerek dava konusu taşınmazın maden ruhsatı ve işletme iznine ilişkin belgelerle birlikte mahallinde keşif yapılarak taşınmaz maden sahası içinde kalıyor ve maden üretimine elverişli ise taşınmaza, maden sahası olarak yani maden gelirine göre değer biçilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve eksikliğin giderilmesi için dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine kesin olarak karar verildiği anlaşılmış olup ilgili kararlar kesin olmakla birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kaldırma gönderme kararı niteliğinde olduğu, yani uyuşmazlığı sonlandıran karar olmadığı, 5235 sayılı yasanın 35 inci maddesinin birinci fıkrasının 3 üncü bendinde açıkça kesin kararlar arasındaki uyuşmazlıktan bahsedildiğinden ve kesin kararlardan maksadın davayı sonlandıran yani kesin hükme bağlayan karar olduğu anlaşıldığından, başvuran davalılar vekilinin dilekçesine konu kararlar bakımından 5235 sayılı kanunun 35 inci maddesindeki şartların gerçekleşmediği, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin her üç kararının da kesin olmadığı, eksik soruşturmadan kaldırma ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi kararı olduğu, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin kararı ile Yargıtay 5. Dairesinin kararları arasında da uyuşmazlıktan söz edilemeyeceği dolayısı ile 5235 sayılı Kanun'un 35 inci maddesindeki şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından talebin reddine karar verilmiştir.