Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/1329 · K. 2025/2598
3. Hukuk Dairesi 2025/1329 E. , 2025/2598 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu SAYISI : 2025/3 E., 2025/3 K.
I. BAŞVURU
Başvuruda bulunan Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili tarafından, tüketici kredisi sözleşmesi, kredili mevduat sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmesi gibi muhtelif sözleşmelerden kaynaklanan banka alacakları yönünden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 257. ve devamı maddelerince ihtiyati haciz şartlarının uygulanması ve ihtiyati haciz kararı verilip verilmeyeceği hususunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi ilamları arasında ortaya çıkan uyuşmazlığın giderilmesi için ilgili Yargıtay Hukuk Dairesi nezdinde gerekli başvurunun yapılmak suretiyle uyuşmazlığın giderilmesini teminen anılan Daireler tarafından verilen kesin nitelikteki kararlar bakımından 5235 sayılı Kanun'un 35/3. maddesi uyarınca uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR
A. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 27.09.2023 tarihli ve 2023/2045 E., 2023/1849 K. sayılı Kararı Davacı vekili tarafından davalının tüketici kredisi kullandığını, söz konusu kredi taksitlerinin üst üste iki kez ödenmediğini, muacceliyet ihtarı gönderildiğini, ödeme gerçekleşmediğini, bu sebeple takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali, takibin devamı, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ve ihtiyati haciz talepli açılan davada İstanbul Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesinin 18.08.2023 tarihli ve 2023/263 E. tensip ara kararıyla; alacak miktarının tespiti ve yargılamayı gerektirir mahiyette olması, ihtiyati haciz hükmü verilmesinin mümkün olmaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesince; tüketicinin 01.11.2022 ve 01/12/2022 tarihli taksitleri ödememesi nedeniyle 22.12.2022 tarihli hesap kat ihtarının kredi sözleşmesindeki borçlu (davalı) adresine tebliğe çıkartılmış olduğu, tebligatın teslim edilemediği şeklinde şerh düşüldüğü ancak kredi sözleşmesinin 12. maddesi gereği tebligat yapılmış sayılması gerektiği, dolayısıyla iki taksidin ödenmesinde temerrüde düşülmüş olması nedeniyle yapılan hesap katı neticesinde alacağın muaccel hale geldiği ve İİK 257. maddesindeki ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesinin ara kararının kaldırılmasına, davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, dava konusu yapılan 41.075,47 TL davacı alacağını karşılayacak miktarla sınırlı olarak davalının taşınır ve taşınmaz malları, banka hesapları ve üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarına alacağın %15'i kadar nakit veya davacı dışındaki bankalardan alınacak teminat mektubu karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, dair oy çokluğuyla kesin olmak üzere karar verilmiştir. B.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesinin 07.12.2023 tarihli ve 2023/3171 E., 2023/2809 K. sayılı Kararı Davacı vekili tarafından davalının tüketici kredisi kullandığını, söz konusu kredi taksitlerinin üst üste iki kez ödenmediğini, muacceliyet ihtarı gönderildiğini, ödeme gerçekleşmediğini belirterek ihtiyati haciz talepli açılan değişik iş dosyasında İstanbul 6. Tüketici Mahkemesinin 05.09.2023 tarihli ve 2023/45 D.İş kararıyla; borçlunun sözleşmede gösterdiği adresine yapılan bir tebligat olmadığı, bu sebeple muacceliyet şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesince; davacı bankanın 6502 sayılı Kanun'un 28. maddesinde yer alan hükmün aksine davalıya borcun ödenmesi için çektiği ihtarnamenin tebliğ edilemediği, tebliğ evrakının "adreste yok, iade" şerhi ile geri iade edildiği, buna bağlı olarak tüm alacağın muaccel hale gelmediği, davalının talep tarihi itibariyle tüm alacak yönünden temerrüde düşmediği ve bu şekilde İİK'nın 257. maddesindeki alacağın muaccel olduğuna ilişkin yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, dair kesin olmak üzere karar verilmiştir. C.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesinin 21.01.2025 tarihli ve 2025/89 E., 2025/120 K. sayılı Kararı Davacı vekili tarafından davalının 08.01.2018 tarihli kredi kartı sözleşmesi ile kredi kartı kullandığını, borçlarını ödemediğini, kredi kartının kullanıma kapandığını, hesap kat ihtarı belirterek ihtiyati haciz talepli açılan değişik iş dosyasında Bakırköy 4. Tüketici Mahkemesinin 01.08.2024 tarihli ve 2024/18 D.İş kararıyla; hukuki sürecin devam ettiği, İİK 257. madde gereğince yasal koşulları oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesince; İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, dair kesin olmak üzere karar verilmiştir. D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 29.05.2024 tarihli ve 2024/1353 E., 2024/1194 K. sayılı Kararı Davacı vekili tarafından davalının 20.12.2021 tarihinde, 21.04.2022 tarihinde, 25.08.2022 tarihinde, 26.09.2022 tarihinde dijital ortam üzerinden tüketici kredi sözleşmesi imzaladığını, söz konusu tüketici kredi taksitlerinin üst üste iki kez ödenmediğini, muacceliyet ihtarı gönderildiğini, ödeme gerçekleşmediğini belirterek ihtiyati haciz talepli açılan değişik iş dosyasında İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli ve 2023/62 D.İş kararıyla; talep konusu uyuşmazlıkla ilgili henüz İİK 257.maddesindeki şartların oluşmadığı, talep edenin alacağının varlığının, miktarının, muaccel olup olmadığının tespit edilebilmesi için yargılama yapılması gerektiği, mevcut delillere göre İİK 257 ve devamı maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı, talebin yargılamaya muhtaç olduğu göz önüne alındığında ihtiyati haciz kararının şu aşamada verilmesi uyuşmazlığın esastan halli anlamını taşıyacağı, hakkında ihtiyati haciz talep edilenin mallarını gizlemeye veya kaçırmaya teşebbüsüne ilişkin somut bilgi ve belge olmadığı, taraflar arasındaki hak ve yarar dengesi gözönüne alınarak İİK 257 maddesindeki şartlar oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesince; davacının talebi yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, dair kesin olmak üzere karar verilmiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 28.02.2025 tarihli ve 2025/3 E. sayılı kararı ile; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18., 19., 46. ve 57. Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararı arasında tüketici kredisi, KMH ya da kredi kartı borcu şeklindeki banka alacaklarının niteliğine göre, İİK m. 257 uyarınca (muacceliyet ve yaklaşık ispatın değerlendirilmesi bakımından kredi kartı ya da tüketici kredisinden kaynaklanan borç hakkında kat ihtarının tebliğinin zorunlu olup olmadığı dikkate alınarak) ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı ve itirazın iptali davalarında ihtiyati haciz kararı verilip verilemeyeceği konusunda uyuşmazlık bulunduğu, Daireler arasındaki uyuşmazlığın görüş bildirilmeksizin 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un (5235 sayılı Kanun) 35. maddesi uyarınca uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir.