Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/1383 · K. 2025/3429
3. Hukuk Dairesi 2025/1383 E. , 2025/3429 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/673 E., 2024/2131 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Vize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/172 E., 2023/127 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ve dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 1987 doğumlu müvekkilinin 22.06.2013 tarihinde davalılardan ...'a ait araca yol tarif etmek ve saman yükleme işinde yardım etmek amacıyla bindiğini, araca saman yükleme işi tamamlandıktan sonra köy içinden geçerken davalı ...’a ait aracın yönetmeliklere göre alçak olan elektrik tellerine takılıp üzerindeki saman balyalarının alev aldığını, yanan saman balyalarının müvekkilinin araçtan indiği sırada üzerine düşmesi sonucu ağır yaralandığını, olay nedeniyle açılan ceza davasından alınan bilirkişi raporlarında davalıların kusurlu bulunduğunun belirtildiğini, kaza sonrasında 40’tan fazla büyük ameliyat geçirdiğini, yüzünün şu anda tanınamaz halde olduğunu, sol gözünde olay nedeniyle görme kaybı oluştuğunu, en temel ihtiyaçlarını dahi tek başına göremediğini, çalışamadığını, ekonomik durumunun kötü olduğunu, tedavi sürecinin devam ettiğini ileri sürerek; belirsiz dava olarak açılan davada, şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminat ile 1.500.000,00 TL manevi tazminatın, tedavi masrafı olan 4.701,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
1. Davalı şirket vekili; müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın ... Şirketine ve sigorta şirketine ihbarının gerektiğini, enerji nakil hattı yüksekliğinin mevzuata uygun olduğunu, diğer davalı ...’ın samanları araca uygun şekilde yüklemediğini, hız limitine uymadığını, saman balyalarını yükledikten sonra üzerini branda ile örtmediğini, gerekli tedbirleri almadığını, davalının yanan saman balyalarının patlayarak düştüğünü gözetmeksizin aracı kontrolsüz şekilde terk ettiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; araç yüksekliğinin yasal sınırlar içerisinde ve hiçbir tehlike oluşturmayacak şekilde olduğunu, yolculuk boyunca her türlü trafik kurallarına uyulduğunu, azami tedbir ve dikkat gösterildiğini, elektrik tellerinin yüksekliğinin en az 5 metre olması gerekirken yasal sınırlardan 1.20 ve 1.40 metre kadar daha alçakta olduğunu, diğer davalı tarafından hiçbir önleyici tedbir alınmadığını, Asliye Ceza Mahkemesinde alınan raporda ve tanık ifadelerinde aracın yüksekliğinin yasal sınırlar içerisinde olduğunun belirtildiğini, diğer elektrik tellerinin altından geçerken bir tehlike yaşanmadığını, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, olayın hemen sonrasında davacıya müdahale ederken ikinci derece yandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.