Yargıtay 6. Hukuk Dairesi · E. 2025/1415 · K. 2025/2040
6. Hukuk Dairesi 2025/1415 E. , 2025/2040 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/251 E., 2025/196 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/218 E., 2024/478 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı vekilinin duruşma isteğinin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; takip alacaklısının vekili ve aynı zamanda eşi olan Av. ...'nin dava dışı ...'a para vererek ortak olduğunu, ...'ın kendisini ve başkaca kişileri dolandırdığı iddiası ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, suç duyurusunda takibe konulan bonoyu ibraz ettiğini, aralarındaki protokole göre bononun üzerinde nakden kaydı yer almasına rağmen altın teslim edildiği, dolayısıyla bononun ihdas nedeninin talil edildiğini, senedin bedelsiz olduğunu, senedin teminat senedi olarak kabul edilmesi halinde ise alacağın tahsilinin yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle kambiyo senetlerine mahsus takibe konu edilemeyeceğini, bononun tefecilik sonucu verildiğini ve geçersiz olduğunu, takip alacaklısı ile takip borçlusu arasında böyle bir ortaklığın varlığı halinde takip alacaklısının adi ortaklığın tasfiyesi hükümlerine göre hem dava dışı ...'dan hem de diğer ortaklardan alacağını talep edebileceğini, soruşturma dosyasında her ne kadar şikayetçiler tarafından davacının dava dışı kardeşi ...'a ortak olduğu iddia edilmişse de böyle bir ortaklığın mevcut olmadığını, ayrıca söz konusu şikayetçiler ve davalının ortak olduğuna dair bir bilgisinin bulunmadığını, aksine dava dışı ...'ın hiçbir ortağının olmadığını bildiğini, eğer böyle bir adi ortaklık ilişkisi mevcutsa mahkemece gereken araştırmanın yapılması gerektiğini, adi ortaklığın varlığı halinde davacının alacağını sınırsız olarak her birinden müteselsilen tahsil olanağının mevcut olduğunu, soruşturma dosyasındaki beyanlara göre bedelsiz olan bono için takip alacaklısının takip borçlusundan 1.800.000,00 TL karşılığında mal teslim almak suretiyle borcu tahsil ettiğini, davalının tüm bu sebeplerle sıra cetvelinde yer almamasının gerektiğini, davalının, davacının alacağına yönelik olarak Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/182 Esas sayılı dosyasıyla sıra cetveline itiraz davası açtığını, dolayısıyla davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının mevcut olduğunu, takip alacaklısı vekili tarafından haciz müzekkeresi talebinde bulunulmasına rağmen icra dairesinin birinci haciz ihbarnamesi tebliği işlemi yaptığını, ortada geçerli bir haciz işlemi mevcut olmadığından davalının sıra cetvelinde yer almaması gerektiğini, kaldı ki birinci haciz ihbarnamesi tebliği anında mevcut olmayan paraların haczinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davacının birinci sırasının korunarak davalının takip borçlusundan sıra ve derece cetveline esas alınabilecek bir alacağının olmadığının tespiti ile sıra ve derece cetvelinden çıkarılmasını sıra ve derece cetvelinin buna göre düzenlenmesini, müvekkilinin birinci sırasının korunarak davalının geçerli bir haczinin bulunmadığının ve bu nedenle sıra ve derece cetveline esas alınamayacağının tespiti ile sıra ve derece cetvelinden çıkarılmasını talep etmiştir.