Yargıtay 2. Ceza Dairesi · E. 2025/1665 · K. 2025/2824
2. Ceza Dairesi 2025/1665 E. , 2025/2824 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/169 E., 2023/348 K. ŞİKÂYETÇİ : Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü SUÇ : Karşılıksız yararlanma
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9886 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23/02/2023 tarihli ve 2021/8050 esas, 2023/833 karar sayılı ilamında, ''...6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Kanun'un 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergili gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, somut olayda dosyada mevcut bilirkişi raporunda katılan kurumun zararının cezasız ve vergili olarak hesaplanmadığı ve sanığa “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine" ilişkin bildirimde bulunulmadığının anlaşılması karşısında; suça konu tutanaklara ilişkin olarak katılan kurumun cezasız ve vergili gerçek zararının bilirkişiye hesaplattırılıp yukarıda izah edilen şekilde sanığa usulüne uygun bildirimde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,...'' şeklindeki açıklamalar göz önüne alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın 04/07/2022 tarihinde Kemerağzı Mahallesi, 1015 Sokak, A-3 Blok, Toyak-1 No:8/A3 Daire:8 Aksu/Antalya adresinde sayaçtan geçirmeden su kullandığının tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, düzenlenen bilirkişi raporu ile kurum zararının vergiler dahil cezasız olarak 476,56 Türk lirası olarak tespit edildiği ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca kurum zararının ödenmesine ilişkin 01/02/2023 tarihli tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre sanığın mernis adresine 09/02/2023 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, herhangi bir zarar gideriminde bulunulmadığı gerekçesiyle sanık hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 03/03/2023 tarihli ve 2023/7287 soruşturma, 2023/6747 esas, 2023/4803 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Antalya 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2023 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, zarar giderimine ilişkin tebligatın sanığın bilinen en son adresine tebliğe çıkarılmadan doğrudan mernis adresine tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu, bunun yanında sanığın kovuşturma aşamasında 28/03/2023 tarihinde kurum zararını tamamen giderdiği anlaşılmakla, yukarıda izah edildiği üzere zarar giderimine ilişkin usulüne uygun şekilde bildirimde bulunulmaması nedeniyle sanığın kovuşturma aşamasında giderdiği kurum zararını soruşturma aşamasında giderdiği kabul edilerek kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.