Yargıtay 9. Hukuk Dairesi · E. 2025/173 · K. 2025/793
9. Hukuk Dairesi 2025/173 E. , 2025/793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1851 E., 2024/3327 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011 yılı Haziran yılından itibaren, davalı Şirketin daha çok yurt dışındaki şantiyelerinde, montaj ve diğer organizasyonlardan sorumlu olarak, sabit ücret+prim usulü ile çalıştırıldığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından herhangi bir haklı neden olmaksızın 18.03.2015 tarihinde sonlandırıldığını, davalı Şirketin davacı ile 31.10.2013 tarihli iş sözleşmesi imzalayarak iş ilişkisini yazılı hâle getirdiğini, bu sözleşmenin 5. maddesinde, davalının davacıya aldığı sabit ücrete ek olarak Türkmenistan'da yaptığı ve faturalandırdığı tüm işlerin, KDV'siz fatura bedeli üzerinden, %7 oranında prim ödeneceğinin hüküm altına alındığını, aynı maddede primlerin, her yıl Ocak ve Haziran ayının 30. günü ödeneceğinin belirtildiğini, 4. maddede ise müvekkilinin, barınma, yiyecek, iaşe ve tüm giderlerinin davalı tarafından karşılanacağının taahhüt edildiğini, müvekkilinin sözleşmede belirtilen şekilde vazifelerini yerine getirdiğini, bütün hak edişlerin onaylanıp davalıya ödemelerin yapıldığını, ancak davalının müvekkiline ödemesi gereken primleri ödemediğini ileri sürerek sözleşmeden kaynaklı prim, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, resmî ve dinî bayram çalışması ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili firmada 23.06.2011-18.03.2015 tarihleri arasında çalıştığını, son ücretinin 2.500,00 TL olduğunu, davacının almış olduğu ücretin tamamının davacının banka hesabına yatırıldığını, davacının prim alacağı iddiaları yönünden ise davacı ile verimin artırılması için, farklı bir çalışma belirlenmesi konusunda, sözlü olarak anlaşma sağlandığını, bu anlaşmaya göre söz konusu sözleşmenin müvekkili davalı tarafından imzalandığını, davacı ile davalının iş ilişkisinin 2011 yılında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesi ile zaten yazılı hâlde bulunduğunu, 2013 yılında Türkmenistan'daki işlerin toparlanması ve motivasyonu için davacıya sabit bir ücret ve motivasyon için prim teklifinde bulunulduğunu fakat %7 gibi bir oranda prim teklif edildiğinden, sabit alacağı ücretin 1.000,00 TL'de kalacağının ifade edildiğini, sözlü olarak yapılan bu anlaşmayı imza aşamasında davacının imzadan imtina ettiğini, davacının sözleşmenin 2. maddesinde bahsedilen, Türkmenistan'daki şantiyelerde hiçbir hak ediş düzenlemediğini ve imzasının bulunmadığını, bunun da davacı ile müvekkili arasında, iddia edilen iş sözleşmesinin kurulmadığını gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.