Yargıtay 12. Ceza Dairesi · E. 2025/200 · K. 2025/2099
12. Ceza Dairesi 2025/200 E. , 2025/2099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/289 E., 2024/300 K. SUÇ : Taksirle öldürme KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/289 Esas, 2024/300 Karar sayılı kararı ile Dairemizin 06.03.2024 tarihli ve 2023/6502 Esas, 2024/1028 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle; İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararının; o yer Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2022/358 Esas, 2023/90 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/993 Esas, 2023/1223 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, sanık müdafilerinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.05.2023 tarihli ve 2023/993 Esas, 2023/1223 Karar sayılı kararının bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafileri ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 06.03.2024 tarihli ve 2023/6502 Esas, 2024/1028 Karar sayılı kararı ile "... Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanan somut olayda; sanık ile ölenin birlikte çalışan iş arkadaşı olup aralarında önceye dayalı herhangi bir husumetin bulunmadığı, olay esnasında da aralarında ağız münakaşası, darp cebir gibi anlık bir kavga ve buna bağlı silah kullanmayı gerektirir herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığı, ölenin ölümüne neden olan tek atıştan sonra eylemine kendiliğinden son veren ve öleni en yakın sağlık kuruluşuna sevk etmek için aktif çaba gösteren sanığın, eline aldığı tüfeği kapıya doğru namlusu dışarıya dönük yere paralel şekilde çevirip tetik düşürdüğünde fişek patlamamasından dolayı tüfeğin boş olduğunu düşündüğü yönündeki savunmasının aksine tüfeği ölene doğru çevirip şaka olarak tetiğe bastığı esnada doğrudan kast ile hareket ettiğini ispatlar nitelikte bir delilin de bulunmadığı; ancak askerlik hizmetini yerine getiren ve tüfeklerin çalışma sistemi hakkında bilgi sahibi olduğunu ifade eden sanığın, misafir olarak bulunduğu çoban çadırında gördüğü ve emniyetini açıp, kurma kolunu çektiği tanık ...'a ait yarı otomatik av tüfeğini, boş olduğundan emin olmamasına ve yaşı, bilgi düzeyi ile tecrübesi göz önünde bulundurulduğunda silahla şaka yapılmaması gerektiğini bilebilecek durumda olmasına rağmen 50 - 60 cm uzaklıktaki ölenin hayati öneme sahip kafa bölgesine doğrultarak, tetiğe basması hâlinde tüfeğin ateş alabileceğini ve yaralama ya da ölüme neden olabileceğini öngördüğü hâlde öngördüğü sonucu kabullenerek tetiğe basması neticesinde atışına engel mekanik herhangi bir arızası bulunmayan tüfekteki fişeğin ateşlenmesine ve arkadaşının ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması etkisiyle ölümüne neden olduğu, sonuç olarak öngördüğü muhtemel neticeyi engelleme çabası ya da neticeyi göze almadığına dair bir davranışı bulunmayan sanığın, gerçekleşen muhtemel neticeye kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesinden dolayı sübut bulan eyleminin olası kastla öldürme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğunun kabulüyle sanık hakkında taksirle öldürme suçundan yazılı şekilde hüküm kurularak, suç vasfında yanılgıya düşülmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.09.2024 tarihli ve 2024/289 Esas, 2024/300 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 307/4. maddesi uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.