V. TEMYİZ
Davacı vekili temyiz başvurusunda;
1. Davacının Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesi için kurşunla lehimleme işlemi yapmasının yeterli olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacı müvekkilinin kurşun alaşımı tel ile lehimleme işlemi yaptığının kabul edildiğini ve dolayısıyla bilirkişi heyeti tarafından açıkça müvekkilinin kurşun ve kalay içeren lehim telleri kullandığının, gerek elle temas gerekse de buharlarıyla kurşun ile muhattabiyeti olduğunun açıkça belirtildiğini, buna rağmen kurşun muhattabiyetinin bir maruziyeti gösterecek boyuta ulaşacak mahiyette olmadığı yönündeki mütalaanın bilimsel verilerden uzak ve kabul edilemez olduğunu,
2. Yönetmelik'te insan sağlığı açısından risk teşkil edebilecek işlerin düzenlendiğini ve bu işi yapan işçilerin günde en fazla 7,5 saat çalıştırılabileceğinin hüküm altına alındığını, gürültülü işler ya da tozlu işler gibi birtakım işlerde çalışanların 7,5 saat çalıştırılma kapsamına alınabilmesi için eşik değer belirlenmiş olup bunun dışındaki işleri yapan işçilerin 7,5 saat çalıştırılma kapsamına geçirilebilmesi için sadece Yönetmelik'te belirlenen işi yapmasının yeterli olduğunu,
3. Anılan Yönetmelik'in 4/1-(a) hükmünde "Kurşun levha ve lehimlerin alevle kesilmesi, kurşunlu boyaların alevle yakılması işleriyle levha, tel, boru, akümülatör, şişe kapsülü, yapımı gibi kurşun veya kurşun alaşımıyla çalışılan işler"in de sağlık kuralları bakımından günde en fazla 7,5 saat çalışılacak işler arasında sayıldığını, mevcut düzenlemede kurşun ile çalışılan bazı işlerin örnekleme yoluyla sayılan işler gibi kurşun veya kurşun alaşımıyla çalışan işçilerin de bu Yönetmelik kapsamında çalıştırılması gerektiğinin açıkça hüküm altına alındığını, kaldı ki lehimin metal parçaların tutturulması işlemlerinde kullanılan kalay ve kurşun alaşımlarının genel adı olup lehimleme ise iki veya daha fazla metalin birleştirilmesi işlemi olduğundan, lehimleme işlemi yapılırken lehim çubuğu yüksek sıcaklıkta eritilerek birleştirme veya kaynak yapıldığını ve kurşun, kalay, lehim ve diğer metallerin ince tozları devre kartı ve iş istasyonunda kalıntı olarak kalıp bu tozlar temas yoluyla kolayca vücuda yayılabileceğinden ve ayrıca ağır derecede ısıtılmış devre kartı malzemeleri onarım esnasında yeniden yüksek ısı ile buluşunca oldukça zehirli ve sağlığa ciddi şekilde zararlı buharlar ürettiğinden, bu buharların solunması hâlinde solunum yolu ve gözde tahrişe yol açabildiğinin, maruz kalınması durumunda göz, yüz, cilt ve solunum sisteminin korunması için uygun kontroller önerildiğinin kullanılan lehim tellerinin güvenlik formlarında dahi yazdığını,
4. Mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup müvekkilinin kapsamda değerlendirilmesi için riskin mevcudiyetinin yeterli olduğunu, zira ilgili düzenlemede herhangi bir doz/eşik değeri öngörülmediğini,
5. Konuya ilişkin emsal kararlarda aksi yönde değerlendirmelere yer verilerek lehim işinin sürekli yapılmasının önem arz etmediğinin kabul edildiğini, davacı ve arkadaşlarının çalıştıkları ortamda sürekli lehim yapan birinin bulunmasından dolayı devamlı olarak lehim dumanının karıştığı havayı soluduklarını,
6. Yönetmelik hükümlerine tamamen aykırı ve boşluk bulunmayan bir hükümde yorum yapılmasının hukukun genel ilkeleri açısından kabul edilebilir olmadığını, görevi gereği gemilerde, atölyede ve dış saha birliklerinde bakım, onarım, montaj ve benzeri faaliyetlerde bulunan müvekkilinin bu çalışmalar esnasında kart onarım ve kablo eklerinin yapımında işlerin gerekliliğine bağlı olarak belirsiz sürelerde lehimleme işlemi yaptığını,
7. Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarında "... ortam havasındaki kurşun ve bileşikleri odaklı ölçümler de alınan değerler de müsaade edilen sınır değerlerin çok çok altında değerler olduğu belirlenmiştir." şeklindeki değerlendirmelerin yer aldığını ve yapılan ölçümlerde atölye ortamında kurşun bulunduğunun tespit edildiğini, tehlikeli ortam sınırlarını belirleyen değerden kasıt maksimum sınır olmayıp maksimum değerin altındaki ortamın da sonuç itibarıyla tehlikeli ortam olarak kabulü gerektiğini,
8. Açıkça görüldüğü üzere lehim işinin ne miktarda kurşun içerip içermediğine bakılmaksızın bu işi yapan işçilerin ne kadar kısa süreli olursa olsun günde en fazla 7,5 saat çalıştırılmaları gerektiğini, zira riskin varlığının kapsamda kabul edilebilmek için yeterli olduğunu,
9. Davalı işyerinde elektronikçi olarak çalışan müvekkilinin lehimleme işi yaptığının uyuşmazlık dışı olduğunu, risk varsa önemli olanın insan sağlığı olduğu kriterini yok sayan değerlendirmeye dayalı kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
10. İşin fiilen yapıldığı işyerinde ölçüm sırasında tehlikeli ortam mevcut olmasa bile ölçüm sonrası tehlikeli ortamın kullanılan malzemelerle her zaman olası olduğunu ve müvekkili davacının çalışma ortamının tehlike sınırları içinde bulunduğunu belirterek ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı işyerinde fiilen yaptığı iş nedeniyle kurşuna maruz kalıp kalmadığı ve bu bağlamda Yönetmelik kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ile toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre fazla çalışma ve kısa çalışma primi alacaklarına hak kazanıp kazanamayacağı konularına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.