Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2025/222 · K. 2025/764
1. Hukuk Dairesi 2025/222 E. , 2025/764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/793 E., 2024/1714 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/458 E., 2020/322 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararı davacı vekili, ek karar ayrıca tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı; muris (kardeşi) ...'ın 25.07.2014 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldüğünü, murisin maliki olduğu 33 parsel sayılı taşınmazını 1/2'şer pay oranında ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalılara eşit şekilde devrettiğini, murisin 40 yılı aşkın süredir şizofreni hastası olduğunu, Bakırköy Sinir ve Ruh Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğünü, ölünceye kadar bakım sözleşmesini imzaladığı tarihte şizofreni hastası olması nedeniyle fiil ehliyetinin bulunmadığını, miras hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiş; birleştirilen davada ise taşınmazın 1/2 payının asıl dava tarihinden kısa bir süre önce 08.09.2015 tarihinde ... tarafından davalıya satış suretiyle devredildiğini, taşınmaz kaydına ... lehine 100.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, devrin el birliği içinde ve muvazaalı olarak yapıldığını, kendisinden mal kaçırıldığını ileri sürerek taşınmazın ... ...'a satışının iptaline karar verilmesini istediğini bildirmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalılar; sözleşmede taraf olmayan davacının sözleşmenin iptalini ve butlanını isteme hakkının bulunmadığını, davacının murisin kardeşi olduğunu, kardeşlerin saklı paylı mirasçı olmadıklarını, muris ile aralarında 22.06.2012 tarihinde imzalanan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yasal koşulları taşıdığını, sözleşmenin murisin iradesine uygun şekilde tanıklar huzurunda yapıldığını, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinden düzenlenen 22.06.2012 tarihli raporun noter tarafından esas alındığını, murisin kanuni hak ve sorumluluklarını yerine getirmesine engel teşkil edecek psikiyatrik bir hastalık saptanmadığını, sözleşme tarihinde murisin ayırt etme gücüne sahip olduğunu, sözleşmenin iptali isteminin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen davada davalı ...; davalı ... ile arasında 12.08.2015 tarihinde satış sözleşmesi imzalandığını, dava konusu 33 parsel sayılı taşınmazın 5/48 payının 100.000,00 TL bedelle 07.09.2015 tarihinde devrinin yapıldığını, satış bedelinin üç taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığını ve buna ilişkin 28.09.2015, 05.11.2015 ve 06.01.2016 tarihli senetler imzalandığını, taşınmaz kaydına 100.000,00 TL'lik ipotek tesis edildiğini, tanzim edilen senetlerin bedellerinin davalı ...'a banka kanalı ile ödendiğini, devrin mal kaçırma amaçlı olarak yapılmadığını, taşınmazdaki payı iyi niyetli üçüncü kişi olarak devraldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Dahili davalı ...; ölünceye kadar bakım sözleşmesi sırasında alınan Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporunda murisin kanuni hak ve sorumluluklarını yerine getirmesine engel teşkil edecek psikiyatrik bir hastalığının bulunmadığının belirtildiğini, iyi niyetli dördüncü kişi olarak taşınmazı satın aldığını, taşınmazı dava dışı ...'dan 17.02.2016 tarihinde satın aldığını, murisin fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, davacının kötüniyetle hareket ettiğini, dava dışı ...'ın davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.