Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2025/2297 · K. 2025/4301
1. Ceza Dairesi 2025/2297 E. , 2025/4301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1537 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kasten öldürme ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarından İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.01.2020 tarihli ve 2020/15 değişik iş sayılı kararı ile 10 yıl 10 ay hapis cezasına hükümlü ...'nün, iş bu cezasının infazı sırasında, 16.05.2022 tarihinden itibaren Covid-19 hastalık iznine ayrılmasının ardından, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A ve geçici 10/2. maddeleri uyarınca hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Bakırköy 3. İnfaz Hâkimliğinin 25.07.2023 tarihli ve 2023/7132 Esas, 2023/7107 Karar sayılı kararını müteakip, kanuni süresi içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurulmaması nedeniyle açık ceza infaz kurumuna iade edilmesine ilişkin İstanbul 1. İnfaz Hâkimliğinin 19.09.2023 tarihli ve 2023/7413 Esas, 2023/7441 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2023 tarihli ve 2023/1537 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 06.03.2025 tarihli ve 94660652-105-34-40433-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve 2025/34736 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.03.2025 tarihli ve 2025/34736 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, İstanbul 1. İnfaz Hâkimliğinin 19.09.2023 tarihli kararı ile hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilmiş ise de, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.12.2021 tarihli ve 2020/1-96 sayılı müddetnameye göre, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.01.2020 tarihli içtima kararına konu 10 yıl 10 ay hapis cezasının infazı amacıyla hükümlünün 13.12.2021 tarihinde cezaevine alındığı ve 16.05.2022 tarihten itibaren Covid-19 iznine ayrıldığı, koşullu salıverilme tarihinin 10.02.2028, bihakkın tahliye tarihinin ise 09.11.2031 tarihi olduğu, dolayısıyla infaz dosyası kapsamına göre, hükümlünün açık ceza infaz kurumunda cezasını infaz etmekte iken Covid-19 izninden faydalanan hükümlü statüsünde bulunduğu anlaşılmakla, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" başlıklı 105/A-1. maddesinde yer alan, " Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir." şeklindeki, Aynı Kanun'un 105/A- 6. maddesinde yer alan, "Hükümlünün; a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi, c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir." şeklindeki, 5275 sayılı Kanun'un geçici 9/5. maddesinde yer alan, "Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere yedi kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır." şeklindeki ve, 5275 sayılı Kanun'un geçici 10/1. maddesinde yer alan, "31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır. " şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Bakırköy 3. İnfaz Hâkimliğinin 25.07.2023 tarihli kararı ile karar tarihi itibarıyla Covid-19 izninde bulunan hükümlünün, 01.08.2023 tarihinden geçerli olmak üzere kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, kararın tebliğ tarihinden itibaren 5 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmemesi halinde açık ceza infaz kurumuna gönderileceğine karar verildiği ancak anılan kararın hükümlünün yokluğunda verildiği gibi hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair bir tebligatın da dosya içerisinde bulunmadığından, hükümlünün yasal süresi içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle açık ceza infaz kurumuna iadesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.