e-Kanune-Kanun
AsistanNasıl çalışırHaberlerBlogHakkımızdaİletişim
Oturum durumu yükleniyor…
e-Kanune-Kanun

Yürürlükteki Türk mevzuatına dayalı, madde atıflı hukuki bilgi platformu. Vatandaşlar, öğrenciler ve KOBİ’ler için.

Keşfet

  • Mevzuat nasıl çalışır?
  • İçtihat nasıl çalışır?
  • Hesaplama nasıl çalışır?
  • Dilekçe nasıl çalışır?
  • Mevzuat ve Kanunlar
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
  • Yargıtay ve Danıştay İçtihatları
  • Hukuki Hesaplama Araçları
  • Hukuk Rehberleri
  • Haberler
  • Blog
  • Dilekçe Oluşturucu

Kurumsal

  • Hakkımızda
  • Paketler ve Fiyatlar
  • Yayın İlkeleri
  • İletişim

Yasal

  • Aydınlatma Metni
  • Gizlilik Politikası
  • Çerez Politikası
  • Üyelik Sözleşmesi
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Ön Bilgilendirme Formu
  • Ticari Elektronik İleti

© 2026 e-Kanun · iletisim@e-kanun.com

İçtihat metinleri kamuya açık Yargıtay ve Danıştay kararlarından derlenir. Kararlar genel bilgilendirme amacıyla sunulur; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.

← İçtihat aramaya dön

Karar künyesi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/252
Karar No
2025/856
Karar Tarihi
17.02.2025
Asistana sor

Bölümler

  • KARAR
  • KARŞI OY

İçtihatYargıtay3. Hukuk Dairesi17.02.2025

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi · E. 2025/252 · K. 2025/856

3. Hukuk Dairesi         2025/252 E.  ,  2025/856 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/32 E., 2024/309 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca; Yargıtayın bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verilmesi halinde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, 6100 sayılı Kanun’un 362. maddesinde öngörülen kesinlik sınırına tabidir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 106.074,00 TL olup karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.

KARAR

Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1. Dava, orman yangınına sebebiyet verme (haksız fiil) iddiasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlk Derece Mahkemesince daha önce davanın reddine yönelik verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan ret kararı verilmiş, bu karar Dairemizce davacı lehine bozularak dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesi tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yine davanın reddine karar verilmiş ve kararın davacı tarafça temyizi üzerine dosya kanun yolu incelemesi için doğrudan Dairemize gönderilmiştir. 4. Hukuk ve adalet anlayışında yaşanan gelişmelere orantılı olarak 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde “Adil yargılanma hakkı” temel insan hakları arasında sayılmıştır. Adil yargılanma ilkesi kapsamındaki haklardan biri de, “Mahkemeye Erişim Hakkı” dır. Diğer bir anlatımla, “mahkemeye erişim hakkı” adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından birisidir. Mahkemeye erişim hakkı şüphesiz yüksek mahkemeye ulaşma hakkını da kapsar (AYM 23.10.2019 T. ve 2016/73086 BB no’lu). Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Osman Çelik, Adil Yargılanma Hakkı Rehberi, Anayasa Mahkemesi Yayınları, s.31 vd.). Bu bağlamda mahkemeye erişim konusunda yasalarda yoruma açık bir hüküm bulunması halinde, adil yargılanma hakkını mümkün kılan yorum tercih edilmelidir. 5. 6100 S. HMK'nın 341. maddesinde hangi nitelikteki İlk Derece Mahkemesi kararlarına karşı kanun yolunun açık olduğu düzenlenmiş olup, buna göre kararın verildiği 2024 yılı itibariyle miktar veya değeri 28.250,00 TL ve üzerindeki malvarlığı davalarında verilen kararlar yönünden KANUN YOLU AÇIK tutulmuştur. 6. Oysa, kanun koyucu 3 hakimli bölge adliye mahkemelerinin kararlarına yönelik kanun yolu bakımından, bu mahkemelerin kanun yolu alt denetim yetki ve sıfatını haiz mahkemelerden olması sebebiyle HMK’nın 362/1-a maddesinde kesinlik sınırı çok daha yüksek tutulmuştur. 7. Somut olayda olduğu gibi, HMK 341/1-a maddesindeki parasal sınırlar yerine, Daire çoğunluğu tarafından, kanun koyucunun HMK 362/1-a maddesi uyarınca ancak bölge adliye mahkemeleri açısından uygun gördüğü kanun yolu parasal sınırının, HMK’nın 374/3 maddesi uyarınca doğrudan temyize tabi ilk derece mahkemeleri kararları yönünden de uygulanmasını adil yargılanma ilkesi ile hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olarak gördüğümden, çoğunluk kararını isabetli bulmuyorum. 17.02.2025

Karar metni, kamuya açık Yargıtay/Danıştay kayıtlarından derlenen veri setinden sunulur. Yargı kararlarının çoğaltılması FSEK m.31 kapsamındadır. Veri kaynağı atıfları: Erdem/Erdem karar derlemi ve BGE-M3 chunk derlemi.