III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..kaza olayının 30.10.2018 tarihinde Zonguldak ili Ereğli ilçesi ...Mahallesi...Bulvarında Ereğli'den ... istikameti yönünde meydana geldiği, 1 sürücü ve aralarında davacının da yer aldığı 16 yolcu olmak üzere kaza sonucu 17 kişinin yaralandığı, SGK Başkanlığı Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 21.01.2019 tarih ve 27 karar numaralı Ünite Komisyon Kararında kazazede ...'ın Kuruma vermiş olduğu belgeler komisyonca değerlendirilerek 30.10.2018 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmesi nedeniyle iş kazası sayılması yönünde karar verildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 24.04.2019 tarihli raporunda ... ... idaresindeki otobüs ile seyir halinde iken yola gereken dikkati vermesi, aynı istikamette ön tarafında seyir halinde olan araçları yeterli ve güvenli takip mesafesi ile takip etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatası ile şüpheli sürücü idaresindeki çekiciye bağlı yarı römorka tedbirsiz bir şekilde arkadan çarpmasıyla meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketleri nedeniyle asli kusurlu olduğunun, sürücü ... ... idaresindeki çekici ile sağ şeritten seyri sırasında gerisinden gelen otobüs sürücüsünün kendi idaresindeki çekiciye bağlı yarı römorka arkadan çarpması ile gerçekleşen kazada atfı kabil bir kusuru bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. SGK Başkanlığı İzmir Kurum Sağlık Kurulunun 31.05.2019 tarih 20190700229 sayılı Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranına İlişkin Kurum Sağlık Kurulu Kararında davacı ...'ın 30.10.2018 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu MKGKO'nun (Sürekli İş Göremezlik Derecesinin) E Cetveline göre %85.0 (seksenbeş) olduğuna, yardıma muhtaç olduğuna (15/e), kontrol muayenesi gerekmediği yönünde karar verildiği; SGK Müfettişinin 24.10.2019 tarih ve 105962/22/İR/21 sayılı inceleme raporunda işveren ...'un %100 kusurlu olduğuna, davacı sigortalı ...'a ise atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığına, olay ile ilgili olarak üçüncü kişinin herhangi bir kusurunun bulunmadığına karar verilmiş, söz konusu kazada mahkememizce tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla iş ve sağılığı ve güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi kusur incelemesi sonucunda tanzim ettirilen 01.03.2021 tarihli kusur raporuna göre... plaka numaralı yolcu otobüsünün sahibi olan ve aracı sevk ve idare eden dava kapsam dışı sürücü ...'un yerine getirmediği yükümlüklerinin kaza olayının meydana gelmesinde tek ve temel etken unsurlar olduğu, ...plaka numaralı çekiciye bağlı bulunan ... plakalı romörku sevk ve idare eden dava kapsam dışı sürücü ... ...'nun meydana gelen kaza olayında herhangi bir etkisinin ve ihmalinin bulunmadığı, meydana gelen kaza olayında kazazede ...'ın herhangi bir etkisinin ve ihmalinin olmadığına karar verildiği, mahkememizce dosya kapsamına alınan kusur raporunun SGK Müfettişinin 24.10.2019 tarih ve 105962/22/İR/21 sayılı inceleme raporu ile büyük oranda uyumlu, somut olayın şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu ve tespit edilen kusur dağılımının hükme esas alınması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 23.11.2022 tarih, 2022/241 Esas ve 2022/22956 Karar sayılı ilamı doğrultusunda YSK raporu tanzim ettirilmiş, YSK raporunda SK raporu ile aynı şekilde davacının maluliyetinin %85 olarak tespitlendiği belirlenmiştir. ATK 3.İhtisas Kurulundan alınan 23.02.2024 tarihli rapor ile 02.11.2018 tarihinden itibaren E cetveline göre %85,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı kanaatine ulaşıldığı görülmüştür.
...
Davalı vekili 04.06.2021 havale tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde açıklamalar kısmındaki 5. maddesinde davacı asilin asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. Davacının maddi zararının tespiti noktasında ücretinin belirlenmesi gerektiğinden ve ücret konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğundan tanık beyanları dinlenmiş, emsal ücret araştırması yapılmıştır. Tanık beyanlarında davacının ayda 20 defa sefere çıktığı ve sefer başına ücret aldığı beyan edilmiştir. Otobüs muavinlerinin sefer başına ücret aldığı ülkemizde bilinen bir durumdur. Uygulamada gidilen mesafeye göre muavinlerin aldıkları ücretler farklılaşmaktadır. Diğer yandan TÜİK emsal ücret sorgulamasına göre 2014 yılı için asgari ücret net 810,70 TL iken davacının emsal ücreti net 1.073,79 TL'dir. Davacının emsal ücretinin asgari ücretten fazla olması, tanıkların ittifakla davacının sefer başı 200,00 TL ücret aldığı yönündeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde ayda 20 seferden aylık kazancının 4.000,00 TL olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir. Davacının maddi zararının hesaplattırılması amacıyla tespit edilen %85 oranındaki iş göremezlik derecesi esas alınarak tanzim edilen 29/09/2021 tarihli hesap raporuna itibar edilerek davalı firmanın sorumlu olduğu %100 oranındaki kusuru karşılığı kusurlu kazanç kaybı değerinin 3.469,869,48 TL olduğunun hesaplandığı, bu tutardan SGK tarafından davacıya bağlanan gelir ve geçici iş göremezlik tutarlarının rücu edilebilecek kısmı olan ve %100'lük kısma karşılık gelen miktarlar ve bilirkişi tarafından 1.425.818,31 TL olarak hesaplanan bakıcı giderinden mahkememizce resen yapılan % 30 hakkaniyet indirimi (998.072,82 TL nihai bakıcı gideri tespit edilmiş) düşüldükten sonra diğer zararlar kalemleri ile birlikte toplanarak davacının maddi zararının 2.252.719,23 TL olduğu anlaşılmış, talebin kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Diğer yandan davacı yanın manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda ise; iş kazası tarihi, oluş şekli, davalı işverenin somut uyuşmazlıktaki %100 kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaşı ve %85 olarak belirlenen iş göremezlik oranı, kaza tarihinde dava tarihine kadar uzunca bir süre geçmiş olması, davacının sağlık kurulu raporunda sabit olduğu şekilde bilateral dizüstü ampütasyona uğraması, davacının yaşının henüz genç olması, henüz reşit olmamış 5 çocuğuna karşı ailesinin geçimini temin edememenin vereceği manevi ızdırap ile manevi tazminatın zenginleşme aracı olamaması, 26.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı içtihatı birleştirme kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kurallarına göre taktir olunan 150.000,00 TL manevi tazminatın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran miktarda olduğu kanaatine ulaşılarak...." gerekçesiyle,
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile
1.Toplam 2.252.719,23 TL sürekli iş göremezlik zararına bağlı maddi tazminat ve bakıcı gideri tazminatının kaza tarihi olan 30.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,
2.150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir.