Yargıtay 1. Hukuk Dairesi · E. 2025/2904 · K. 2025/3278
1. Hukuk Dairesi 2025/2904 E. , 2025/3278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/520 E., 2023/1400 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ... ve ... vekili, davacılar ..., ..., ... ve ... vekili, davacı ... vekili, davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; Rize ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 105 ada 53 parsel nolu taşınmazın kendilerine ait olduğunu, taşınmazın kendileri tarafından kullanıldığını, onlardan önce de babaları ve dedeleri tarafından ekilip biçildiğini, kadastro tespiti sırasında davalılar adına yapılan tespitin hatalı olduğunu, davalı ...'ın adına tespit edilen bu taşınmazı, 12.08.2010 tarihinde diğer davalı ...'a tapuda devrettiğini, bu devrin kötüniyetli olarak yapıldığını, taşınmazda gerçek hak sahibinin davacılar olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ...; taşınmazı devrettiğini, dava tarihinde kayıt maliki olmadığından bu davada husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın evveliyatında dedesi ... ve kardeşi ...'e ait olduğunu, onların ölümü ile taşınmazın ...'in oğlu olan babası ... ile ... varislerine intikal ettiğini, babasının ... varislerinden satın aldığını ve sonrasında da taşınmazın 20 yıldan fazla bir süreden beri kendi zilyetliğinde olduğunu, davacıların dava dilekçesinde ileri sürdükleri iddiların hiçbirinin gerçek olmadığını, davanın kötü niyetli olarak açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ...; taşınmazı satın aldığı tespit maliki davalı ... ile aralarında yakın hısımlık ve akrabalık bağının bulunmadığını, tarafların ayrı mahallelerde ikamet ettiklerini, taşınmazın da farklı bir mahallede yer aldığını, davaya konu taşınmazı davalı ...'dan tapu kaydına güvenerek satın aldığını, iyiniyetli olduğunu, kadastrodan önceki durumu ve taşınmazın önceki maliki ile zilyedinin kim olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, zaten yasal olarak böyle bir araştırma yapma zorunluluğunun da bulunmadığını, bu nedenle davalının iktisabının TMK'nın 1023. maddesi gereğince korunması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.