III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 23.10.2011 tarihinde saat 13:41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine, Latifiye Mahallesinde bulunan Keleş Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu ... ve ...'nın öldüğü, yapılan ölü muayene işlemi sonucu ölenlerin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğünün tespit edildiği, yapı sahibi ve müteahhidinin sanık ..., inşaatın fenni mesulünün de sanık ... olduğu, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre; 30.10.2011 tarihinde olay yerinde yapılan incelemelere esas olmak üzere kadastro bilirkişileri tarafından yıkılan binaya ilişkin ada, parsel, taşınmaz cinsi ve taşınmaz yüzölçümünü ve krokisini gösterir 14.11.2011 tarihli bilirkişi raporunun hazırlandığı, yine 30.10.2011 tarihli olay yerinde yapılan incelemelere esas olmak üzere, inşaat mühendisi bilirkişi tarafından binanın kiriş, döşeme, perde ve kolonlarına, kullanılan demire, etriye aralığına, çiroza dair bilgiler içeren 23.11.2011 tarihli raporun hazırlandığı, 23.12.2011 tarihinde olay yerinde zemin etüdüne ilişkin yapılan incelemelere esas olmak üzere ise jeoloji mühendisi tarafından binanın bulunduğu yerin zemin özelliklerini içerir 23.01.2012 tarihli raporun hazırlandığı, .... Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Ağustos 2012 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporuna göre, yapı ruhsatı istek dilekçesi, 19.03.1999 tarihli yapı ruhsatı, muvafakat yazıları ve noter evraklarından binanın 1999 yılında inşa edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamında apartmana ait mimari ve statik projelerinin olduğu ancak elektrik tesisat projesi ile zemin etüt raporu ile statik hesap raporlarının bulunmadığı, Keleş Apartmanının yapım yılına göre 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, apartmana ait statik projede malzeme ve donatı sınıfının belirtilmemiş olduğu, Keleş Apartmanıma ait karot numuneler üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımı 6,57N/mm2 olarak elde edilmiş olduğu, elde edilen ortalama basınç dayanımının, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıf olan C16’yı dahi sağlamadığı, etriye aralığı açısından yetersizlikler olduğu, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, ön inceleme ve bilirkişi raporları ile proje verilerine göre kolon boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar olduğu, parça beton numuneler içerisinde boyut itibariyle standart dışı büyüklükte agregalar olduğu, proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda sürekli temel kirişlerinin zemin emniyet gerilmesi, kesit ve donatı alanı açısından, zemin kat kolonlarının ve kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından, birinci kat kirişlerinin kesit ve donatı alanı açısından yetersizlikler olduğunun belirlenmiş olduğu, dosya kapsamında yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, yıkılan binanın projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkmdakı Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığının tespit edildiği ayrıca, "deprem nedeni ile yıkılan binada iş aşaması ve sorumluluk ilişkilendirilmesi" adı altında tablo hazırlandığı görülmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan 18.07.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; soruşturma kapsamında yapılan detaylı bilirkişi incelemeleri neticesinde dava konusu Keleş apartmanı'na ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizliklere itibar edildiği, dava konusu binanın yapı ruhsatı almış resmi nitelik kazanmış bir yapı olduğu, resmi olarak 1999 yılında inşaatına başlanıp tamamlanma tarihinin bilinmediği; sanık ... 'nın yıkılan binanın "Fenni Mesulü" olduğu, bu konuda taahhütname verdiği, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, mükellifleri belli olmayan projeleri Belediyeye bildirip, fenni mesuliyetini sonlandırmadığı, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imlaat hatalarından sorumlu olduğu, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışının etkili olduğu, sanık ...'in söz konusu binanın sahibi ve müteahhidi olarak yapıdan sorumlu olduğu halde yürürlükteki kurallarına uygun bir inşaat yaptırmamak bakımından kendi üzerine düşen dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle sorumlu olduğu belirtilmiş ve mahkemece kusurlu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin verilen hükümlerin, sanıklar ve katılan tarafından temyizi üzerine Dairemizin 20.09.2023 tarihli ilâmıyla; sanıklar hakkında eksik cezaya hükmolunması, birinci derece deprem bölgesi olan Erciş’de, yıkılan Keleş Apartmanından alınan karot numunelerinin teknik bilirkişiler tarafından incelenmesi neticesinde, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılmasının zorunlu olmasına rağmen, kullanılan betonun Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan C16'yı dahi sağlamadığı, bilirkişilerce tespit edilen yetersizlik ve eksikliklerin binanın yıkılmasında etkili olduğu; sanığın yıkılan binanın her aşamasında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, öngörülebilen bu netice bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanıklar hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu, bu nedenle tayin olunan cezalarında 5237 sayılı TCK'nın 22. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ile inşaat mühendisi olduğu anlaşılan sanık ...'nin çalışmasının ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde mesleğini icrasında bulunmaktan 10 ay süre ile yasaklanmasına karar verilmesi gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesi üzerine Mahkemece, uyma kararı verilip sanıkların savunmaları alınmış ve sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1.maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Mahkemece sanıklar hakkında tayin edilen ceza miktarında ve bilinçli taksir nedeniyle uygulanan artırım oranında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamede bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Erciş Ağır Ceza Mahkemesi kararında sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2025 tarihinde karar verildi.