İçtihatYargıtay10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi · E. 2025/4586 · K. 2025/8434
- Esas No
- 2025/4586
- Karar No
- 2025/8434
- Karar Tarihi
- 20.05.2025
Karar Metni
10. Hukuk Dairesi 2025/4586 E. , 2025/8434 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2038 E., 2024/2402 K.
vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/63 E., 2023/213 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının vergi indiriminden yararlanmak için ... Devlet Hastanesinden 12.08.2011 tarihli %60 oranında vücut fonksiyon kayıplı ve sürekli özürlü sağlık kurulu raporu aldığını, buna istinaden sakatlık indiriminden yararlandığını, bilahare Tekirdağ Devlet Hastanesinden 24.02.2013 tarihli %59 fonksiyon kayıplı rapor aldığını, sonrasında Şişli ...Hastanesinden 15.04.2013 tarihli %60 özürlü rapor aldığını, ancak Tekirdağ Vergi Dairesi Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğünün doğrudan hakem hastane olarak belirlediği Dr. ...Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiğini bildirerek rapor almasını istediğini, davalı Kurumun Bakırköy Dr. ... Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin yapıldığı, raporun Müdürlüğe gönderilmesinin istendiğini, özürlüler için düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ile belirlenmiş özür oranları, çalışma gücü kayıp oranları, vücut iş görme gücü kaybı oranları, tüm vücut fonksiyon kaybı oranları geçerli olup bu oranlara dayanılarak sağlanmış sosyal destek ve yardım hizmetlerinin sürdürülebilmesi için yeniden özürlü sağlık kurulu raporu düzenlenemez denildiğini buna karşın davalı Kurumun, 22.08.2016 tarihli yazıları ile "Müdürlüğümüzce tarafınıza gönderilen hastane sevk yazısına itibar etmediğiniz tespit edildiğinden Hizmet akdi ile çalışanlar Emeklilik Daire Başkanlığının 11.08.2016 tarihli talimatına istinaden aylığınız 01.09.2016 tarihi itibariyle durdurulduğundan" aylığın kesildiğinin bildirildiğini ileri sürerek, davalı Kurumun yasal olmayan 22.08.2016 tarih ve 11.372.878 sayılı aylık kesme kararının iptaline, ödenmeyen aylıkların gecikmesi ile davalıdan tahsiline, olmadığı takdirde maluliyet oranının yeniden tespiti ile aylık kesme kararının iptalini ve ödenmeyen aylıkların gecikmesi ile ödenmesine ve davacının dava sonuna kadar çok mağdur kalacağından aylık kesme kararının tedbiren kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekilince cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının aylık alma şartlarının devam etmesi nedeniyle davalı Kurumun davacının aylığının kesilmesine yönelik işleminin iptaline, davacının aylığının yeniden bağlanmasına, davacının 2016/Ağustos sonrasına ait ödenmeyen aylıklarının ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulunun davacının çalışma gücünün
yüzde altmışını (%60) kaybettiği, ikinci derece engelliler için uygulanan engellilik
indiriminden yararlanmasının uygun olduğuna dair kararına göre,
ilk defa 14.06.1995 tarihinde malullük,
yaşlılık ve ölüm sigorta kollarına tabi sigortalı olan, 506 sayılı Kanun'un geçici m.87’nin yürürlüğe girdiği 06.08.2003 tarihine göre 8 yıl 1 ay 28 gün sigortalılık süresi bulunan ve II. derece vergi
indirim belgesiyle 16 yıl 4 ay sigortalılık süresi ve 3760 gün prim ödeme şartlarını
sağlayan davacının durdurulan 2016/Ağustos sonrasına ait ödenmeyen aylıklarının
ödenmesi gerekeceğinden, HMK'nın 355. maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının hakem hastanesine sevkinin zorunlu olduğu dönemde sevki sağlanan hastaneye gitmeyerek aylığının kesilmesine sebebiyet verdiğini, Kurum işlemlerinde hata bulunmadığını, dolayısıyla aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, engellilere mahsus yaşlılık aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.