Yargıtay 1. Ceza Dairesi · E. 2025/461 · K. 2025/3543
1. Ceza Dairesi 2025/461 E. , 2025/3543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/3751 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret, kasten yaralama, cumhurbaşkanına hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından Niğde İnfaz Hâkimliğinin 02.05.2023 tarihli ve 2023/1748 Esas, 2023/1789 Karar sayılı içtima kararı ile 30 ay 22 gün hapis cezasına hükümlü ...'ün, bu cezasının infazı sırasında, hükümlünün 14.04.2023 tarihinden itibaren Covid-19 hastalık iznine ayrılmasını müteakip, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesi gereğince cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Niğde İnfaz Hâkimliğinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/3777 Esas, 2023/3800 Karar sayılı kararını takiben, hükümlünün süresi içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmediğinden bahisle İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün bu hususta bir karar verilmesine yönelik talebi üzerine, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine ilişkin İzmir 3. İnfaz Hâkimliğinin 29.09.2023 tarihli ve 2023/16997 Esas, 2023/17412 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/3751 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-35-1992-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve 2025/10059 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2025 tarihli ve 2025/10059 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" başlıklı 105/A-1. maddesinde yer alan; " Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir." şeklindeki, Aynı Kanun'un 105/A- 6. maddesinde yer alan; "Hükümlünün; a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi, c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir." şeklindeki, 5275 sayılı Kanun'un geçici 9/5. maddesinde yer alan, "Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31/5/2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere yedi kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır." şeklindeki ve 5275 sayılı Kanun'un geçici 10/1. maddesinde yer alan, "31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır." şeklindeki düzenlemeler karşısında, Dosya kapsamına göre, hükümlünün cezasını açık ceza infaz kurumunda infaz etmekte olduğu, 14.04.2023 tarihinden itibaren Covid-19 hastalık iznine ayrıldığı, dolayısıyla açık ceza infaz kurumunda cezasını infaz etmekte iken Covid-19 izninden faydalanan hükümlü statüsünde bulunduğu,Cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Niğde İnfaz Hâkimliğinin 26.07.2023 tarihli kararı ile karar tarihi itibarıyla covid-19 izninde bulunan hükümlünün, 01.08.2023 tarihinden geçerli olmak üzere kalan cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, izin süresinin bitiş tarihi olan 31.07.2023 tarihinden itibaren 5 gün içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmemesi halinde açık ceza infaz kurumuna gönderileceğine karar verildiği ancak anılan kararın hükümlünün yokluğunda verildiği gibi hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair bir tebligatın da dosya içerisinde bulunmadığı, Niğde İnfaz Hâkimliğinin 26.07.2023 tarihli kararı ile cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği ancak anılan denetimli serbestlik kararının hükümlüye usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair bir belgenin yahut tutanağın dosya içerisinde mevcut olmadığı anlaşılmakla, hükümlünün yasal süresi içerisinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığından bahisle açık ceza infaz kurumuna iadesine karar verilemeyeceği, dolayısıyla da itirazın bu husus bakımından itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.