Yargıtay 10. Ceza Dairesi · E. 2025/575 · K. 2025/4745
10. Ceza Dairesi 2025/575 E. , 2025/4745 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/540 E., 2015/972 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, temyiz edilmeksizin 26.01.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/12279 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9589 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.01.2025 tarihli ve KYB-2025/9589 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesinde yer alan "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, mahkemece kovuşturma şartının henüz gerçekleşmediği kanaatine varılması durumunda 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği, Dosya kapsamına göre, sanık hakkında inceleme konusu 21/01/2015 tarihli suç yönünden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/02/2015 tarihli ve 2015/15547 soruşturma, 2015/1481 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar dışında bir de inceleme dışı 23/01/2015 tarihli suç bakımından yine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/02/2015 tarihli ve 2015/13513 soruşturma, 2015/958 esas sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının olduğu ancak her iki kararın da usule uygun şekilde kesinleşmediği, şöyle ki; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/02/2015 tarihli kararına karşı başvurulacak kanun yolu, süresi ve mercii gösterilmediği gibi, anılan kararın şüpheliye tebliğ de edilmediği, Somut olayda ise sanığın inceleme konusu 21/01/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/02/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/3. maddesi uyarınca şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararda, söz konusu karara karşı başvurulacak kanun yolunun, süresinin ve merciin gösterilmemek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, dolayısıyla sanık hakkında usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının bulunmadığı anlaşılmakla, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin infazına da başlanamayacağı ve bu bakımdan kovuşturma şartının gerçekleşmediği, dolayısıyla inceleme konusu suça dair kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi amacıyla kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.